T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1735 - 2025/2003 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1735 KARAR NO : 2025/2003 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2021/154 E. - 2022/383 K. DAVANIN KONUSU :Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1735 - 2025/2003 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1735 KARAR NO : 2025/2003 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2021/154 E. - 2022/383 K. DAVANIN KONUSU :Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2022 Tarih ve 2021/154 Esas - 2022/383 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin seri markalarında kullanılan "..." ibaresinin markalarının esaslı, ayırt edici ve ortak unsuru olduğunu, davalıya ait "..." markasında da asli unsurun "..." kelimesi olduğunu, bu nedenle, davalı markası ile müvekkili markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmakta olup, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimallerinin oldukça yüksek olduğunu, "..." ibaresinin, "et satan, kasap" anlamına geldiğini, bu kelimenin herhangi bir ayırt edicilik vasfı, başka bir ifade ile marka özelliğinin bulunmadığını, dolayısıyla davalı markası ile ilgili değerlendirmede dikkate alınması gereken kısmın, "..." kısmı olduğunu, hal böyle iken itiraza konu markada değerlendirmeye tabi tutulması gereken kısım ile müvekkilinin markasının tek ve esaslı unsurunun birebir aynı olduğunu, müvekkili şirketin "..." ibareli seri markaları ile davalıya ait "..." markası, aynı sınıfta bulunan emtia yönünden tescilli olduğunu, dolayısıyla her iki taraf markasının da hitap ettikleri tüketici kesiminin aynı olduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli markaların, ... nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğunu, bu nedenle davalı markasının, 6769 sayılı Kanun'un 6/5. maddesi uyarınca farklı mal ve hizmetler bakımından da hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın, dava konusu markayı tescil ettirirken kötüniyetli davrandığını ileri sürerek 2021-M- 2425 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2019/102777 numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın kapsamında yer alan “29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.” malları/hizmetlerinin davacıya ait redde mesnet markalarda aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu ... ibareli markanın, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle, ... ibaresinin yer aldığı,herhangi bir şekil unsuru içermeyen kelime markası olduğu, markanın esas unsurunun bütüncül olarak ... ibaresi olduğu, davacı markalarından iki tanesi yeşil zemin üzerine, beyaz renkte, iki tanesi de beyaz zemin üzerine siyah renkte ... ibaresinin yer aldığı, markaların esas unsurlarının ... ibaresi olduğu, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, iltibas tehlikesinin bulunmaması halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı, kötüniyet hususunda ispat yükü üzerinde bulunan davacı yanca davalının kötü niyetli davrandığına dair dosyaya yeterli delil ibraz edilemediği, somut olayda, hem markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı hem de dosya kapsamında davacının haksız rekabete ilişkin iddiasını kanıtlayacak somut delil olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalıya ait "...” markası ile müvekkiline ait tanınmış marka statüsündeki “...” ibareli seri markaların, 6769 sayılı SMK’nın 6. maddesi kapsamında hitap edilen tüketici nezdinde birbirine karıştırılabilecek kadar benzediğini, davalı markasında yer alan "..." ibaresinin "et satan, kasap" anlamına geldiğini, bu kelimenin herhangi bir ayırt edicilik vasfı, başka bir ifade ile marka özelliğinin bulunmadığını, müvekkiline ait ... ibareli markaların tanınmış marka statüsünde olduğunu, SMK'nın 6/4 ve 6/5. maddesinin şartlarının oluştuğunu, davalı tarafın, dava konusu markayı tescil ettirirken kötüniyetli davrandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayımlanmasından davacının bu başvuruya mesnet "..." esas unsurlu markalarını göstererek itiraz ettiği ancak itirazlarının reddedildiği, bu bağlamda dosya kapsamındaki uyuşmazlığın davalının başvurusuna konu markası ile davacının itirazına mesnet markası arasında, somut uyuşmazlıkta başvuru kapsamında bulunan mallar için SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas bulunup bulunmadığı, SMK'nın 6/4, 6/5 ve 6/9. madde koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalının başvurusuna konu ibarenin "..." olduğu, başvuru konusu ibarede karşılaştırmada esas alınacak ibarenin "..." olduğu, zira "..." ibaresinin et satan anlamına geldiği, bu itibarla taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, "..." ibaresinin başvuru kapsamında bulunan hizmetler için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de tarafların markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı kanaatine varılmıştır. Ancak 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının da gerçekleşmesi gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken, her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile bu hususta yararlanılan bilirkişi raporundan, başvuru kapsamındaki “29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.”in itiraza dayanak markaların kapsamı ile benzer olduğu, zira bu mal ve hizmetlerin aynı sektörde, aynı/benzer ihtiyaçları karşılamak için verildiği, birbirini tamamlayan ve birbirini ikame edebilen mal ve hizmetler olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/06/2019 tarih, 2018/3146 E.-2019/4830 K. ve 19/06/2023 tarih, 2022/180 E- 2023/3866 K sayılı ilamlarında da "..." ibaresinin gıda ürünleri yönünden ayırt edici olduğu kabul edilerek, "..." ve "... ..." ibareleri, davacının markaları ile benzer bulunmuştur. Ayrıca bu benzerlik Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin başka kararlarında da benimsenmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/35 Esas, 2019/7063 Karar ve 11/11/2019 Tarihli; 2020/497 Esas, 2020/5021 Karar ve 12/11/2020 Tarihli ve 2020/2324 Esas, 2021/3559 Karar ve 12/04/2021 Tarihli). Başvuru kapsamında bulunan 43. Sınıftaki diğer hizmetlerin ise itiraza mesnet marka kapsamında bulunan mallar ile benzemediği, zira karşılaştırılan mal ve hizmetin dağıtım kanallarının, kullanım yöntemlerinin, hedeflenen halk kesimlerinin aynı olmadığı gibi birbirlerini tamamlama veya birbiri yerine ikame edilebilme niteliklerinin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında, her ne kadar davacıya ait "..." ibareli marka tanınmış marka sicilinde tanınmış marka olarak belirlenmiş ise de, benzer bulunmayan sınıflar açısından, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlayabileceği, davalının başvurusunun davacının markasının itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürmüşse de, sırf benzer marka başvurusunda bulunmanın kötüniyet olarak kabul edilemeyeceği, bunun dışında davalı başvuru sahibinin marka başvurusunu gerçekleştirirken kötüniyetli olarak hareket ettiğine dair de bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu iddiası yerinde görülmemiş, ve davalı şirketin dava konusu marka başvurusu yapmakla kötüniyetli olmayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Bu itibarla somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunduğu için, davanın belirlenen mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2022 gün ve 2021/154 Esas - 2022/383 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2021-M-2425 sayılı YİDK kararının; "29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Dava konusu ... ibareli ve 2019/102777 sayılı markanın tescil edildiği anlaşıldığından, kapsamında bulunan "29. Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 43. Sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, 6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00 bilirkişi ücreti, 215,50 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 283,00 TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 3.486,50 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 1.743,25 TL.'ye, 59,30 TL başvurma harcı ile 59,30 TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.861,85 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 9-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.