T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1404 Esas KARAR NO: 2026/510 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/588 Esas- 2023/207 Karar TARİH: 29/03/2023 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna baş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1404 Esas KARAR NO: 2026/510 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/588 Esas- 2023/207 Karar TARİH: 29/03/2023 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından e-arşiv faturası düzenlenerek müvekkili şirkete gönderildiği, müvekkilinin iş bu faturadaki ürünleri teslim almadığı ve herhangi bir borcu da olmadığı için davalı şirkete iade faturası düzenlediğini, iade faturasını davalının mail adresine gönderdiğini, davalının iade faturasını aldıktan sonra kendi düzenlediği faturaya istinaden müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, takibe müvekkili yetkilisinin Covid-19 hastalığına yakalanması sebebiyle itiraz edemediklerini, sonrasında ise müvekkilinin haciz baskısı altında icra dosyasına 44.521,44 TL ödediğini beyanla ödenen bedelin davalıdan istirdadına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine daha önce.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan takip sonucu tahsil edilen alacağın istirdadına yönelik dava açıldığını, davalı müvekkilinin davacı şirkete 8,63m³ ....... satışı gerçekleştirdiğini, bu malı davacıya teslim ettiğini, söz konusu satış işleminin "3.892,11 EUR" olarak 17.11.2020 tarih ,saat 12:43'de ve........ numarasıyla fatura edildiğini, iade faturasının müvekkiline tebliğ edilmediğini malın müvekkili tarafından davacı tarafa teslim edilmiş ancak müvekkiline iade edilmemiş olduğunu, icra dosyasında gönderilen ödeme emri davacı tarafa tebliğ edilmiş ve süresi içerisinde davacı tarafça itiraz edilmemiş olduğunu beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan ödemenin istirdadı talebine ilişkin olduğu, davacı ile davalı arasında süregelen ticari bir ilişkinin bulunduğu, davalı tarafça mal tesliminden kaynaklı olarak düzenlendiği belirtilen ...... seri numaralı faturaya ilişkin olarak davacı aleyhine başlatılan icra takibi doğrultusunda ..... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına davacı tarafça yapılan ödemenin istirdadına ilişkin olarak iş bu davanın açıldığı, tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibariyle davacının, davalı yana her hangi bir borcunun bulunmadığı, faturaya konu olan malların davalı tarafça davacı yana teslim edildiğinin ispat edilemediği, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarındaki alacağın ise teslim edildiği ispat edilemeyen mallarına ilişkin olarak düzenlenen faturadan kaynaklı olduğu, davacı tarafça malların teslim edilmemiş olması nedeniyle....... seri numaralı iade faturasının düzenlendiği, dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle davalı yana herhangi bir borcunun bulunmadığı ve 24/02/2021 tarihinde icra dosyasına yapılan 44.521,44 TL ödemenin istirdadının gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü kararının yerinde olmadığı, dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporlarındaki aleyhe tespitleri kabul etmedikleri, fatura konusu malın davacıya teslim edildiği ancak davalı tarafından iade edilmediği, iade faturasının da davalıya tebliğ edilmediği, davacı tarafından düzenlenen iade faturasının saatinin, davalı tarafından düzenlenen faturadan önce olduğu, bunun da malın teslim alındığı ancak iade edilmediğini gösterdiği, davalının icra takibine itiraz etmeyerek borcu kabul ettiği, sunulan whatsapp yazışmalarında da malın teslim edildiği ancak bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığı, iade faturasının tebliğine dair Noter evrakı da olmadığı, ödenmiş borcun iadesinin söz konusu olmadığı, davacının takibe itiraz etmeme gerekçesinin de kötü niyetli olduğu, davacının, davalının defter kayıtlarına dayandığı ve davalının defterlerinin davacı aleyhine kesin delil teşkil ettiği, bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, faturaya dayalı ilamsız icra takibi nedeniyle ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.İİK'nın 72/7. maddesi uyarınca; takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde genel hükümler kapsamında dava açarak ödediği bedelin iadesini talep edebilir.Somut olayda; davalı tarafından davacı aleyhine ........ İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile ..../11/2020 tarihli, ... seri numaralı ve 35.612,81 TL bedelli faturaya dayanılarak 35.612,81 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davacının takibe itiraz etmediği ve takip konusu borcu 25/02/2021 tarihinde ödediği, bu tarihten itibaren bir yıl geçmeden iş bu davayı açtığı, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ....... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası tarihinde kendi ticari defterlerine göre davalıya borçlu olmadığı, takipten sonra ödediği bedeli defterlerine alacak olarak kaydettiği, davalının takibe konu ettiği faturanın ve bu faturanın iadesi için düzenlenen faturanın defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde, davacının düzenlediği iade faturasının kayıtlı olmadığı ve takip tarihinde davalının kendi defterlerinde davacıdan 39.120,66 TL alacaklı olduğu, davacının takipten sonra yaptığı ödemeyi defterlerine işlemediği, davacının iade faturasını davalının mail adresine gönderdiği ve BS formu ile bağlı olduğu vergi dairesine bildirdiğinin tespit edildiği, davalı tarafından düzenlenen faturanın tek başına alacağın varlığını ispat etmediği, davacının söz konusu faturaya karşı süresi içerisinde iade faturası düzenleyerek davalıya mail yolu ile gönderildiği, faturanın Noter kanalı ile tebliğ edilmesine dair yasal bir zorunluluk bulunmadığı, davalının fatura konusu malın teslimine dair imzalı bir teslim evrakı sunmadığı, her ne kadar davalının delil listesinde bulunan ve dosyada mübrez whatsapp yazışmaları konusunda mahkemece bir değerlendirme yapılmamış olması usule aykırı ise de, Dairemizce incelenen yazışmalardan taraflar arasında birden fazla alım satım sözleşmesinin kurulduğu, bir kısım malların davalı tarafından davacıya teslim edildiği ve bir kısım malların da davacı tarafından davalıya iade edildiği, takip konusu faturaya konu malların teslim edilip edilmediğinin ise yazışmalardan anlaşılamadığı, davalının ticari defterlerinin tek başına lehine delil olmadığı, davacının ticari defterleri ile birlikte değerlendirileceği ve davacının defterlerindeki kayıtlara göre davalının takip tarihinde alacağının bulunmadığı, buna göre ödenen bedelin istirdadının gerektiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.041,25 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 760,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.280,93 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.