7. Hukuk Dairesi 2023/4886 E. , 2024/1500 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/318 E., 2023/784 K. KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine Taraflar arasında görülen asıl dava tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozması karar
**7. Hukuk Dairesi 2023/4886 E. , 2024/1500 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/318 E., 2023/784 K. KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine Taraflar arasında görülen asıl dava tapu iptali ve tescil, ikinci kademe tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozması kararına uyularak, bozma sonrası birleştirilen davada tazminat talebine ilişkin yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Karar asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 302 ada 1 ve 292 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalıların murisi ...’a ait iken 17.12.1986 tarihli noter onaylı zirai ortaklık mukavelesi ile fıstık fidanı dikme, yetiştirme, aşılama karşılığında yarısının tapusunun davacıların murisi ... ...’a verilmesinin kararlaştırıldığını, muris ...’nın fıstık fidanlarını dikip aşılama yaparak mahsüldar hale getirdiğini, mirasbırakanın vefatı sonrasında da kullanımın aynen devam ettiğini, 22.12.2014 tarihinde çekilen ihtar ile taşınmazların devri istendiğini ancak olumlu bir yanıt alınamadığını belirterek davalıların seçimlik tercihi de gözetilerek 1/2 payın payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, mümkün görülmediği takdirde sözleşmeyle taşınmazların yarı bedeli olarak belirlenmiş olmakla, denkleştirici ... kuralı çerçevesinde dava konusu parsellerin dava tarihindeki rayiç bedelinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL'nin davalılardan alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı-asıl davada davalılar vekili dilekçesinde; müvekkilinin adına kayıtlı Şanlıurfa ili, Birecik ilçesi ... Mah. 292 ada 1 parsel ve 302 ada 1 parsel sayılı taşınmazların bulunduğunu, müvekkilin murisi Salih Hayri ... ile asıl davada davacı-birleştirilen davada davalıların murisi ... ... arasında, dava konu taşınmazlar ile ilgili olarak zirai ortaklık mukavelesi gereğince taşınmazların tamamına davalıların murisi tarafından fıstık ağacı ekilecek, bakımının davalıların murisi tarafından yapılacak ve verim çağına gelindiğinde yarı yarıya tapu paylaşılacak şeklinde sözleşme imzalandığını, dosyanın, Birecik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/318 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalıların murisi ve davalıların taşınmazların tamamına antep fıstığı ağacı ekmediği için ayrıca 292 ada 1 parselin bir kısmına ektiği ağaçlara yeterince bakım yapmadığı için ekonomik olarak gelir vermeyen ağaçların kuruması nedeniyle Yargıtay ilamı ile muaccel hale gelen alacakları için halen devam etmekte olan müvekkilimin uğramış olduğu zararın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin vefat ettiğini, mirasçıların dava açma hakkı olmadığını, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, 1986 yılında yapılan zirai ortaklık mukavelesinin şartlarının davacıların murisi tarafından yerine getirilmediğini, ağaçlar bakımsız kaldığından yeterince ürün veremediğini, davalıların hiçbir gelirden faydalanamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Birleştirilen davada davalılar-asıl davada davacılar vekili dilekçesinde; müvekillerinin miras bırakanı ... ...'ın sağlığında Ankara 30. Noterliğinin 22.12.2014 gün ve 19291 sayılı ihtarname ile ortaklığa koymuş olduğu katkı payının karşılığını talep etmesinin taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi anlamı taşıdığını, birleştirilen davada TBK'nın 147/6 ncı maddesine göre eser sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık zaman aşımına uğradığını ileri sürmüştür. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 06.05.2016 tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/748 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporuna göre davacıların murisinin zirai ortaklık mukavelesinde belirtilen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 06.05.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 14.05.2019 tarih ve 2017/1995 Esas, 2019/4376 Karar sayılı ilamında; "09.03.2016 tarihinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre dava konusu 302 ada 1 parsel üzerinde herhangi bir muhdesat mevcut olmadığı, 292 ada 1 parsel üzerinde de krokide A ve C harfi ile gösterilen alanlarda muhtelif fıstık ağaçları olduğu, B harfli kısımda ise birkaç adet ekonomik öneme sahip olmayan antep fıstığı ağacı mevcut olduğu açıklanmıştır. Bu tespite göre mahkemenin tapu iptali ve tescil talebinin reddine yönelik verdiği karar doğru olmakla birlikte, davacıların terditli tazminat istemi yönünden herhangi bir hüküm tesis edilmemiş olması doğru görülmediği... buna göre 292 ada 1 parsel üzerinde bulunan krokide A ve C rumuzu ile gösterilen alanlarda fıstık fidanı dikilip yetiştirildiği sabit olduğundan anılan parsel üzerindeki fıstık ağaçlarının değeri denkleştirici ... ilkesi uyarınca bilirkişiye hesaplatılarak, sonucuna göre tazminat yönünden bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu" belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacıların murisinin zirai ortaklık mukavelesinde belirtilen kendisine ait yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediğinden davalıların murisinin mukaveleden kaynaklanan sorumluluğu olan taşınmazın taksim edilip kendisine devrini talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamı doğrultusunda dava konusu 292 ada 1 parsel üzerinde bulunan krokide A ve C rumuzu ile gösterilen alanlarda fıstık fidanı dikilip yetiştirildiği sabit olduğundan anılan parsel üzerindeki fıstık ağaçlarının değeri denkleştirici ... ilkesi uyarınca bilirkişiye hesaplattırılarak 16.06.2023 havale tarihli ek rapor doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dava bakımından sözleşme tarihi ve asıl davada davacı tarafça çekilen ihtar tarihi dikkate alındığında söz konusu talebin zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Ziraat bilirkişilerin denkleştirici ... ilkesini uygulamadığını, 2. Taşınmazlardaki fıstık ağaçlarının verim vermediği dolaysıyla ekonomik değeri olmadığı açıkça ortada iken ağaç bedeli üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, 3. Davaya konu taşınmazların ... üzerine devredildiğini, tapu maliki olmayan diğer davalıların bu davada taraf sıfatının olmadığını, bu husus dikkate alınmadan tüm mirasçılar aleyhine hüküm kurulduğunu, 4. Alacak davasının zamanaşımına uğramadığını, 5. Islah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, 6. Asıl davada toplam 3.294,73 TL yargılama gideri söz konusu iken yargılama giderinden çok fazla 9.100,90 TL sinin davalılardan tahsiline şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat, birleştirilen davada tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; hükümde davanın kısmen kabulü ile toplam 3.294,73 TL yargılama giderinin kabul red oranı gözetilerek 2.772,59 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine yazılması gerekirken, 9.100,90 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine yazılmak suretiyle maddi hata yapıldığı ve bu durumun mahkemece yerinde düzeltilebilir bir hata olduğunun anlaşılmasına göre bozma nedeni yapılmayarak asıl davada davalılar, birleştirilen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin asıl davada davalılardan alınarak, asıl davada davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.