16. Ceza Dairesi 2020/1334 E. , 2021/3651 K. "" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 TCK'nın 53/1-2-3, 58/9-6, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafileri…
**16. Ceza Dairesi 2020/1334 E. , 2021/3651 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : Sanığın TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1 TCK'nın 53/1-2-3, 58/9-6, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Oluş ve kabule göre; 5271 sayılı Kanunun 210. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre de olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez. Yargılama konusu olayla ilgili sadece bir tanığın beyanından başka bir delilin bulunmadığı hallerde bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenilmesi gerektiği ifade edilerek doğrudan doğruyalık ilkesine açık bir vurgu yapılmıştır. Dolayısıyla, olayın tek delilinin bir tanığın açıklamalarından ibaret olması halinde, 5271 sayılı Kanunun 211. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca, bu tanığın duruşmada dinlenmesi yerine önceki beyanlarının okunması ile yetinilebilmesi mümkün değildir. Yine aynı Kanunun 181/1 maddesinde; “tanık veya bilirkişilerin dinlenmesi için belirlenen günün, Cumhuriyet savcısına, suçtan zarar görene, vekiline, sanığa ve müdafiine bildirileceği” açıkça düzenlenmiştir. Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay irdelendiğinde; Sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan mahkumiyetine esas alınan Özgür Savcı'nın beyanlarının tek ve belirleyici delil satüsünde olması, kovuşturma aşamasında talimatla dinlendiği Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşma gün ve saatinin de sanık ve müdafine bildirmediği nazara alındığında; CMK'nın 210. maddesinin 1. fıkrasında olayın delilinin bir tanığın açıklamalarından ibaret olması durumunda bu tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesi gerektiğinin, aynı Kanun'un 188. maddesinin 1. fıkrasında ise tanık dinlenmesi için belirlenen günün, sanık veya müdafine bildirileceğinin belirtilmesi karşısında; her aşamada suçlamayı reddeden sanığın beyanına karşılık, tek ve belirleyici delil statüsünde bulunan tanığın, duruşmada SEGBİS aracılığıyla mutlaka dinlenilmesi ayrıca sanık olarak yargılandığı kendi dosyasındaki tüm aşama beyanlarının dosya içerisine getirtilerek sanığın hukuki durumunun buna göre taktir ve tayininin gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de;