Hukuk Genel Kurulu 2022/1142 E. , 2022/1872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı dava dilekç
**Hukuk Genel Kurulu 2022/1142 E. , 2022/1872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı dava dilekçesinde; oğlu ...’in 2004 yılında lise son sınıf öğrencisiyken bir trafik kazası sonucu felçli kaldığını, kazaya on beş yaşındaki bir çocuğun kullandığı araçla kaldırımda bulunan oğluna çarpmasının neden olduğunu, ancak olaydan on beş yaşındaki çocuğun babasının haberdar edilmesi üzerine, olay hakkında polis tarafından tutulan ilk tutanaklarda failin babasının olayı gerçekleştirdiği yönünde düzenleme yapıldıktan sonra soruşturmadaki usulsüzlükler nedeniyle hukukî yollara başvurmaya başladığını, öncelikle olayın tanıklarının ifadelerinin de yok edildiğinden bu hususta Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini, bu karara itiraz üzerine itirazının da reddedildiğini, daha sonra idare mahkemesinde tam yargı davası açtığını, bu davanın reddedilmesi üzerine bölge adliye mahkemesine itirazda bulunduğunu, bu itirazın reddinden sonra temyiz yoluna başvurması üzerine Danıştay 10. Dairesince hükmün onanmasına karar verildikten sonra eldeki davayı açtığını, yaşanan süreçte yargısal hatalar ve açık kanun hükmüne aykırılıklar bulunduğunu, tutanakların değiştirildiğini, idare mahkemesi hâkimlerinin yanlış kararlar verdiğini, bu kararın da Danıştay tarafından onandığını, duruşmadaki beyanında talebinin mağduriyetine sebebiyet veren Ankara 16. İdare Mahkemesi kararında imzası bulunan hâkimler ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin karar heyeti ile temyiz başvurusunu reddeden Danıştay 10. Dairesinin kararında imzası bulunan başkan ve üyelerle ilgili olduğunu ileri sürerek 9.137.266,70TL maddi ve 1.000.000TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 5. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; eldeki davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın husumetten de reddi gerektiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı: 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/13 E., 2022/24 K. sayılı kararı ile; “…DAVA : Davacı dava dilekçesi ve diğer aşamalardaki beyanlarında özetle; 2004 yılında oğlu ... lise son sınıf öğrencisiyken bir trafik kazası sonucu felç kaldığını, 15 yaşındaki bir çocuğun kullandığı araçla oğluna arkadan ve kaldırımda çarptığını ve yaralanmasına neden olduğunu, ancak olay yerinin karşısındaki dükkanda bulunan failin babasının telefonla aranarak olay yerine çağrıldığını, bu kişinin olayı farklı anlatarak suçu üstlendiğini, olay hakkında polis tarafından tutulan ilk tutanaklarda failin babasının olayı gerçekleştirdiği şeklinde düzenleme yapıldığını, daha sonra olaya tanık olanlarca çarpan çocuğun babasının suçu üstlendiği ve polisin de bu şekilde tutanak düzenlendiğinin anlatıldığını, bundan sonra hak arayışına girdiğini, Olayın tanığı ...'ün ifadesinin de yok edildiğini öğrendiğini, durumu Cumhuriyet Savcılığına bildirdiğini, savcılığın yaptığı araştırma sonucunda takipsizlik kararı verdiğini, itiraz ettiğini, fakat bu itirazının da reddedildiğini, daha sonra İdare Mahkemesi'ne dava açtığını, İdare Mahkemesindeki davasının da reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesine itiraz ettiğini, reddedilince karara karşı temyiz yoluna başvurduğunu, Danıştay 10. Dairesince hükmün onanmasına karar verilince eldeki davayı açtığını, yaşanan süreçte yargısal hatalar ve açık kanun hükmüne aykırılık bulunduğunu, tutanakların değiştirildiğini ayrıntılı olarak anlattığını, İdare Mahkemesi hakimlerinin yanlış kararlar verdiğini, bu kararın da maalesef Danıştay tarafından onandığını, talebinin mağduriyetine sebebiyet veren Ankara 16. İdare Mahkemesi kararında imzası bulunan hakimler ile yine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nin karar heyeti ile temyiz başvurusunu reddeden Danıştay 10. Dairesi'nin kararında imzası bulunan başkan ve üyelerle ilgili olduğunu beyan ederek 9.137.266,70-TL maddi, 1.000.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca davanın husumetten de reddi gerektiğini, HMK’nın 46. maddesindeki şartların oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İHBAR OLUNANLAR ..., ..., ..., ... , ...: Danıştay 10. Dairesi olarak görev yaptıklarını, dava dilekçesinde belirtilen olayların kendileri ile ilgisinin olmadığını, Bala adliyesinde görev yapan hakim, savcı ve kamu görevlileri ile ilgili olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. GEREKÇE : Dava, hakimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Ankara 16 İdare Mahkemesinin 2016/3090 E sayılı dosyasının örnekleri getirtilerek incelenmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 46 maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK 46. maddesine göre Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı ancak aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a)Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b)Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c)Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç)Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d)Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e)Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması. Somut olayda, sorumluluğa dayanak yapılan olgular, yargısal sürecin hatalı yürütüldüğünü, açık kanun hükmüne aykırı karar verildiği ve tutanakların değiştirildiği iddialarıdır. Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve kararlara ilişkindir. Davacının iddiası ve gelişim biçimi itibariyle hukuki süreç işlemiştir. Davacı, HMK 46. maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan HMK’nun 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş, 500,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda gösterilen nedenlerle; 1-HMK'nun 46. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın esastan reddine, 2-HMK'nun 49.maddesine göre takdiren 500,00-TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Alınması gerekli 80,70-TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 7.425,00-TL maddi tazminat, 7.425,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 14.850,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-HMK'nun 335/1. maddesi uyarınca adli yardım yargılama giderlerinden geçici koruma sağladığından hazineden karşılanan 42 adet tebligat gideri olan 1.122,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,…” karar verilmiştir. Kararın Temyizi: 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 8. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK’nın 46. maddesinde “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 10. Somut olayda HMK'nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 11. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, eldeki davada talep itibariyle HMK’nın 46. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, zira ihbar olunanların yürüttüğü yargılama faaliyetine dair bir dava bulunmadığını, bu nedenle kararın bu değişik gerekçe ile onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 12. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy çokluğu ile kesin olarak karar verildi.