T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1853 KARAR NO : 2025/1787 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/05/2025 (ek karar) NUMARASI : 2025/497 D.İş - 2025/472 Karar DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1853 KARAR NO : 2025/1787 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/05/2025 (ek karar) NUMARASI : 2025/497 D.İş - 2025/472 Karar DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; Türkiye ... Bankası ... Tuzla Şubesine 19.03.2025 tarihli, keşidecisi ... ... San. Tic. Ltd. Şti. olan ve ... Hidrolik Mil ve ... İmalat San. ve Tic. A.Ş. emrine düzenlenen 750.000,00 TL miktarlı çek borcunun ödenmediğini ileri sürerek, borçluların 500.000 TL değerinde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 21.04.2025 tarihli kararla; İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi nedeniyle talebinin kabulü ile 750.000,00 TL miktarlı çek nedeniyle borçluların 500.000,00 TL alacağı karşılayacak taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler ... ... San. Tic. Ltd. Şti ile ... Hidrolik Mil ve ... İmalat San. ve Tic. AŞ. vekili, itiraz dilekçesinde özetle; çekin kaybolması üzerine ... Hidrolik Mil ve ... İmalat Sanayi Limited Şirketi tarafından, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/34 Esas sayılı dosya ile iptal davası açıldığını ve 13.01.2025 tarihinde ödeme yasağı kararı verildiğini, kararın ilamına rağmen icra takibine konulan çek için ihtiyati haciz kararı verilmesinde hukuka aykırı olduğunu, çekin kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek 20.03.2025 tarihinde ... cirosu ile ibraz edildiğini, banka tarafından Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/34 Esas sayılı kararına istinaden işlem yapılmadığını, buna rağmen çeke dayalı olarak ihtiyati haciz talep edildiğini ve mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiğini, kararın İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe konduğunu ve 25.04.2025 tarihinde ... Hidrolik Mil ... ve İmalat Sanayi Limited Şirketi'nin Bursa şubesine fiili haciz gerçekleştirilmesi ile ihtiyati haciz ve icra takibinden haberdar olunduğunu, müvekkili şirketin cebri icra tehdidi altında 25.04.2025 tarihinde takip dosyasına ihtirazi kayıtla kısmi ödeme yaptığını, kıymetli evrak iptali davasının derdest olduğunu, çek bedeli üzerinden fiili icra tehdidi oluşturularak müvekkilinin ödemeye zorlandığını, ihtiyati haciz isteyeninin çeke ilişkin hak sahipliğinin kötü niyetle iktisap edildiği belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği 14.05.2025 tarihli ek kararla; "... İhtiyati hacze itiraz nedenleri İİK. m. 265'te sınırlı olarak sayılmıştır. İtiraz edenin iddiası ihtiyati hacze itiraz nedeni olarak ileri sürülebilecek bir iddia değildir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2019/92 E. 2019/207 K. Sayılı, 18/02/2019 tarihli kararında; 'Öte yandan çeke ilişkin ödemen men yasağı kararı verilmiş olması ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı gibi, borçlu tarafın diğer itirazları da İİK 265. maddesinde düzenlenen itiraz nedenlerinden değildir. Çekin çalıntı olduğu ve ciro imzalarının sahte olduğu yönündeki itirazlar ancak borçlu tarafça açılacak Menfi Tespit davasında ileri sürülebilecektir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddi yönünde vermiş olduğu kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.' gerekçesi ile itirazın reddine dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Açıklanan nedenlerle, itiraz edenin imzanın müvekkiline ait olmadığı yönündeki itirazının İİK. M. 265'te sayılan itiraz nedenlerinden olmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati hacze yönelik itirazın reddine, karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ticari ilişkiye istinaden, diğer müvekkili lehine bir adet çek keşide edilerek teslim ettiği çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçtiği, çekin lehdar tarafından dava dışı ... ... Çelik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne gönderilmek üzere 07.01.2025 tarihinde kargoya verildiğini, gönderinin 08.01.2025 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, ancak zarftan çekin çıkmadığını, çekin zayi olması nedeniyle açılan iptal davasında mahkemece 13.01.2025 tarihinde ödemeden men kararı verilerek ilan edildiğini, ilan üzerine çeki bulan kişilerin çeki mahkemeye ibrazı gerektiğini, buna rağmen son hamil ...'in çeki bankaya ibraz ettiğini, bankaca ödeme yasağı kararı bulunması gerekçesiyle işlem yapmadığını, ibraz edenin çekin iktisabına ilişkin kurallara aykırı şekilde çeki ele geçirdiğini, müvekkillerinin sonraki ciranta ile ihtiyati haciz isteyen kişiler aleyhine çekteki imzaya itiraz ettiklerini, çekteki lehtar imzasından sonraki imzaların sahte ve düzmece olduğunu, ciro zincirinin inandırıcı kılınması için aynı kalemle imza atıldığını, müvekkilinin iş yerinde yapılan haciz ile ihtiyati hacizden haberdar olduğunu ve 25.04.2025 tarihinde takip dosyasına ihtirazi kayıtla kısmi ödeme yaptığını, müvekkilince hırsızlık, resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçları nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2025/95604 Soruşturma numaralı dosyasında yaptığı suç duyurusuna ilişkin soruşturmanın devam ettiğini, çek miktarından daha az talepte bulunulmasının kötü niyeti gösterdiğini, menfi tespit davası açılması için öncelikle zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerektiğinden henüz dava açılamadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek kararın istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen itirazın reddine dair ek karara karşı, ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.İtiraz edenlerin vekili, çekin kargıda zayi olduğunu, araya sahte ve gerçek dışı cirolar eklenerek çekin ödemeden men kararına rağmen kötü niyetli şekilde takibe konu edildiğini, lehdardan sonraki cirantaların birlikte hareket ettiğini bu nedenle çekin ihtiyati hacze esas alınamayacağını savunarak, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına borçlu vekilince yöneltilen itirazın reddedildiği, iş bu ara kararın istinaf edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 265/1maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup buna göre borçlu kendisi dinlemeden verilen ihtiyati haciz sebeplerine, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itirazda bulunabilir. Somut olayda, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen tarafından ihtiyati haciz konusu çekteki lehdardan sonraki imzaların sahte olduğu, çekin iktisabında kötü niyet bulunulduğu iddiasında bulunulmuş ve buna dair itirazlarını ileri sürmüştür. Yasada belirtildiği üzere ihtiyati hacze itiraz sebeplerine yer verilmiştir. Emsal Yargıtay 11.HD'nin 06.07.2006 tarihli, 2006/6982 Esas, 2016/8051 Karar sayılı, Yargıtay 11.HD'nin 31.03.2008 tarihli 2008/3612 Esas, 2008/4190 Karar sayılı vb. İlamlarda da belirtildiği üzere, sahtecilik iddialarına, çekteki imzaya çekin rıza dışı elden çıktığına, borcun bulunmadığına dair itirazları İİK'nın 265. maddesi kapsamında incelenemez. Çeki ilişkin bir zayi nedeniyle iptal davasının bulunması ve bu davada ödemeden men kararı verilmesi de ihtiyati haciz verilmesine engel olmadığı gibi, bu tür bir iddia ihtiyati hacze itiraz nedeni de değildir. Bu tür iddialar ancak çek sorumluları tarafından açılacak bir menfi tespit davasında ileri sürülebilecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ileri sürülen bu yöndeki itirazın reddi isabetli görülmüştür.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Borçlu tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Borçluların yaptığı kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.11.2025 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.