TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2021/399 Esas 2023/408 Karar DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 28/07/2021 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali ve menfi tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1377 Esas 2026/418 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1377 KARAR NO : 2026/418 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2021/399 Esas 2023/408 Karar DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 28/07/2021 KARAR TARİHİ : 08/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026 Taraflar arasındaki itirazın iptali ve menfi tespit istemine ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı asıl davada davacı- birleşen davada davalı ... Bankası A.Ş vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. ASIL DAVADA DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı T.C. ... Bankası A.Ş. tarafından, Ankara 21. Noterliği 26.03.2021 tarih ve 04105 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kredilerin kat edildiği müvekkiline ihtar edildiğini, Kastamonu 4. Noterliği 31.03.2021 tarih ve 03476 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile karşılık verilerek, söz konusu hesap kat ihtarnamesinin kabul edilmediğini, kredi sözleşmesi ve dekontlarda bulunan imzalara da ayrıca ve açıkça itiraz edildiği ihtaren bildirildiğini, akabinde davalı banka tarafından, davacı müvekkili aleyhine, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/953 Esas sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkili davacının, davalı T.C. ... Bankası A.Ş.'ye herhangi bir borcu bulunmadığını, Davalı T.C. ... Bankası A.Ş. lehine müvekkiline ait taşınmazlar taşınmazlar üzerinde ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak üst sınır ipoteği tesis edildiğini, ipoteğin tescil edilmiş olması, alacağın varlığı için bir delil olamayacağını, Davalı tarafın alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini ıspat etmesi gerektiğini, davalı tarafın takibe ve ipoteklerin kurulmasına esas gösterdiği kredi sözleşmesinin müvekkili ile bir alakasının olmadığını, müvekkili davacı ... İnş. … San. ve Tic. Ltd. Şti. münferiden şirket yekilisinin ... olduğu ve takibe konu genel kredi sözleşmesindeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle icra takibinin müvekkili davacı ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını iddia ederek müvekkili şirketin Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2021/953 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, müvekkili şirket tarafından davalı banka lehine tesis edilen; - ... Parsel, D Blok 65 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde 29.01.2018 tarih ve 1493 yevmiye numarası ile 3.140.000,00-TL bedelle 1. dereceden, tesis edililen ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA DAVA Birleşen davada davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı T.C. ... Bankası A.Ş. tarafından hesaplar kat edilip ödeme yapılmasının istenildiğini, davacının karşı ihtarname ile kredi sözleşmesi ve dekontlarda bulunan imzalara itiraz edildiğinin bildirildiğini, davalı banka tarafından müvekkili aleyhine Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/953 Esas sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, taşınmazlar üzerinde üst sınır ipoteği kurulduğunu, sadece ipotek kurulmuş olması alacağın muaccel olduğu anlamına gelmeyeceğini, davalı tarafın alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini ıspat etmesi gerektiğini, davalı tarafın takibe ve ipoteklerin kurulmasına esas gösterdiği kredi sözleşmesinin müvekkili ile bir alakasının olmadığını, şirket yekilisinin ... olduğunu ve Genel Kredi Sözleşmesindeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını, Müvekkili tarafından davalı banka lehineipotekler tesis edildiğini, kurulan ipoteklerin üst sınır ipoteği olduğunu, borcun henüz doğmadığını iddia ederek davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine ve ipoteklerin fekki ile % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı şirket arasında 31/03/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, dava dışı ...'un müteselsil kefil olduğunu, kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek Ankara 21. Noterliğinin 26/03/2021 tarih 04105 yevmiye numaralı ihtarnamesinin muhattaplara gönderildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine Ankara 18. İcra müdürlüğünün 2021/5825 esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız takip ve Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/953 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, menfi tespit davasının kısmi olarak açılamayacağını, ipotek bedeli belirli olduğundan ipoteğin kısmen fekinin mümkün olmadığını, Harçlar Kanunu gereğince işlem yapılması gerektiğini, müvekkilinin genel kredi sözleşmesi yapılandırma ve taahhütnamelere istinaden yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle alacaklı olduğunu, alacağın muaccel hale geldiğini, davacının imzaya ilişkin itirazın asılsız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, asıl davada davacı bankanın belirtilen miktarda alacağının bulunmasına rağmen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği, birleşen davada da davalı bankanın alacaklı olduğu ancak takip tarihi itibariyle 197.103,55 TL miktarla fazla talepte bulunduğu, bu miktar yönünden birleşen dosya davacının menfi tespit talebinde haklı olduğu, davalı bankanın alacaklı olması nedeniyle ipoteğin fekki talebinin yerinde olmadığı, alacağın likit olduğu, bankanın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile, Ankara 18 icra müdürlüğünün 2021/5825 esas sayılı dosyasında ödeme emrine yapılan itirazın 2.875.000,00 TL asıl alacak, 57.137,67 TL işlemiş faiz , 2.856,88 TL BSMV , 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti , 156,50 TL BSMV olmak üzere toplam 2.936.061,05 TL miktar üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %23,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 i oranında BSMV işletilmesine, davacının gayri nakdi alacağa ilişkin davasının kabulü ile, Ankara 18 icra müdürlüğünün 2021/5825 esas sayılı dosyasında ödeme emrine yapılan itirazın iptali ile takibin 1.600,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi yönünden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, itirazın iptaline karar verilen alacağın %20 si olan 587.212,21 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine; birleşen davanın kısmen kabulü ile, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2021/953 esas sayılı dosyasında takibe konulan alacaktan dolayı toplam 197.103,55 TL miktarla borçlu olmadığının tespitine, davacının ipoteklerin feki talebinin reddine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada davalı ... Bankası A.Ş vekilince; istinaf dilekçesinde yazılı sebeplerle ilk derece mahkemesinin birleşen davada verilen kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Asıl dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine; birleşen dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti , takibin iptali , ipoteklerin fekki istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Birleşen davada davacı şirket vekili 02/04/2026 tarihli dilekçesi ile; birleşen menfi tespit davasından feragat ettiklerini bildirmiştir. Birleşen davada davacı şirket vekilinin Ankara 1. Noterliği'nin 24/09/2019 tarih ve 06778 yevmiye no'lu vekaletnamesinde dava ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı banka vekili 03/04/2026 UYAP tarihli dilekçesi ile; birleşen davada davacının menfi tespit davasından feragat edildiği, işbu dava kapsamında yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir. HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir. HMK'nun 310/2. "Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir. " hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, birleşen davada davacı vekili davadan feragat ettiklerini açıkça ve koşulsuz olarak bildirdiğinden bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur. HMK'nun 310/2. maddesi uyarınca hükmün verilmesinden sonra, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat halinde, bölge adliye mahkemesince dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeden feragat doğrultusunda karar verilebileceği düzenlenmiş olmakla birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun birleşen davada davacı tarafın davadan feragati nedeniyle kabulüne, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin usul ve yasaya uygun feragat talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesince davada verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereği kaldırılarak birleşen davanın feragat nedeniyle reddine, taraf vekillerinin talebi bulunmadığından lehlerine istinaf yargılama giderine hükmedilmemesine dair aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin 02/04/2026 tarihli feragat talebi nedeniyle Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/05/2023 tarih ve 2021/399 Esas 2023/408 Karar sayılı kararının birleşen dava yönünden KALDIRILMASINA, 2-Birleşen davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 3- Birleşen davada davacı ... İnşaat Taahhüt Petrol Ürünleri Turizm San. Ve Tic. Ltd.Şti vekili tarafından Harçlar Kanunu'nun 22.maddesine göre karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 488,00 TL'nin peşin alınan 35.460,28 harç ve icra peşin harç 14.680,31 TL toplamı olan 50.140,59 TL harçtan mahsubu ile 49.652,59 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 5-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Birleşen davada davalı vekilinin talebi gözetilerek davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansı varsa, hükmün tebliğinden sonra kalan kısmının yatırana iadesine, B)1-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davalı tarafından peşin yatırılan 3.366,04 TL peşin harcın davacıya iadesine, 2-İstinafa başvuran birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -