11. Hukuk Dairesi 2022/3450 E. , 2023/3362 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/206 Esas, 2022/77 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki rucuen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesin…
**11. Hukuk Dairesi 2022/3450 E. , 2023/3362 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/206 Esas, 2022/77 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki rucuen alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'nin dava dışı Garanti Denizcilik A.Ş.'ye ait kimyasal tanker tipi tekneyi davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'ye ait tersanedeki inşasında ortaya çıkacak rizikolara karşı sigortaladığını, müvekkilinin de koasürans protokolü ile risklere ortak olarak katıldığını, protokole göre davalı ... şirketinin %71,429, müvekkilinin ise %28,571 oranında rizikolara ortak olduğunu, inşa edilen geminin 25.03.2008 tarihinde kuvvetli rüzgar nedeniyle halatlarını kopararak sürüklendiğini, başka bir gemiye çattığını, her iki teknenin ağır surette hasarlandığını, sigortalı tekne için 572.291,00 USD, çatılan tekne için 33.457,25 USD zarar tespit edildiğini, davalı ... şirketinin, zarar gören Garanti Denizcilik A.Ş.'ye 23.05.2008 tarihinde gerekli ödemeleri yaptığını bildirmesi üzerine müvekkilinin de kapalı koasürans protokolü gereğince %28,571 oranındaki payına düşen miktar olan 173.071,36 USD 13.06.2008 tarihinde davalı ... şirketine ödediğini, 30.04.2008 tarihli ekspertiz raporu ve diğer delillerden fırtına ihbarına rağmen halat kontrollerinin yapılmaması, personelsiz gemiyi rıhtımda tutacak önlemlerin alınmaması, halatların arttırılmaması gibi sebeplerle davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'nin kusuru ve ağır ihmali sonucu çatmanın ve oturma hasarlarının oluştuğunun tespit edildiğini, benzer durumdaki diğer teknelerin halatlarının kopmadığının anlaşıldığını, bunun üzerine davalı ... şirketine diğer davalıya rücu etmesi yönünde yapılan taleplerin dikkate alınmadığını, buna da sigortalı ile davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. arasındaki protokolün gösterildiğini, taraf sigorta şirketleri arasındaki sözleşmede böyle bir hükme yer verilmediğini, müvekkilinin bundan haberinin olmadığını, davalı sigortacının payının çok büyük bir kısmını Koç Allianz Sigorta A.Ş.'ye devrettiğinin de sonradan öğrenildiğini, rücu hakkını kullanmayan davalı ... şirketinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek 173.071,35 USD'nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının ödeme tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) dövize uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; hasara uğrayan geminin 8 adet uygun ve sertifikalı halatlarla bağlı olduğu halde tahminlerin çok üstünde bir şiddetle meydana gelen fırtına nedeniyle hadiseye maruz kaldığını, öngörülemeyen hal ve mücbir sebebin bulunduğunu, tüm dikkat ve özeni gösteren müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili ile sigortalı Garanti Denizcilik A.Ş. arasında imzalanan sözleşmede sigorta kapsamında rücu yasağının bulunduğunu, sigorta poliçesinin tarafı olmayan davacının bu davayı açamayacağını, bu hususu davadan önceki yazışmalarda ikrar ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçede ana sigortacı olan Koç Allianz Sigorta A.Ş. ile yapılan değerlendirme sonucunda, tekne inşaat sigortalarında inşaatı yapan tersane sahibi de sigortalı olduğundan ve inşaat sözleşmesinde bu kişilere rücu edilemeyeceği yazıldığından, yine olayın bir mücbir sebep nedeniyle meydana gelmesinden tersaneye dava açılmasının bir sonuç doğurmayacağı kanısına varılarak dava açılmaması yönünde karara varıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemenin 18.04.2016 tarih, 2014/1030 E., 2016/173 K. sayılı kararı ile davalılardan Yapı Kredi Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ve davacı ...Ş. ile sigortacı arasındaki kapalı koasürans protokolüne konu geminin, diğer davalıya ait tersanede inşa halinde iken kuvvetli rüzgarda halatlarını kopararak sürüklendiği, sürüklenme sırasında açıkta demirde bekleyen Gökay K isimli gemiye çarptığı, her iki teknenin ağır surette hasarlanması sonucu sigortalı teknenin kıyıda karaya oturduğu, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından kurtarıldığı, geminin tersane iskelesine emniyetli ve kurallara uygun bir şekilde bağlanmadığı, fırtınanın, deniz ve hava koşulları açısından mücbir sebep sayılamayacağı, basiretli bir tersane yönetiminin kontrolü altında işleyen bir tersanede bir geminin gece, önceden ihbarı yapılan fırtına sebebiyle halatlarını koparıp denize sürüklenerek demirli bir gemiye çarpması, üstelik sabah mesai başlayana kadar tersaneden hiçbir kimsenin haberinin olmamasının düşünülemeyeceği, tersane yönetiminin ağır ihmal ve kusurunun bulunduğu, gemi inşa sözleşmesinin 13 üncü maddesinde all risk sigortasında tersaneye rücu etmeme maddesinin olacağı hususu yer almış ise de söz konusu sözleşmenin Garanti Denizcilik Şirketi ve davalı tersane sahibi arasında imzalandığı, bu madde hükümlerinin sadece sözleşmenin taraflarını bağlayacağı, bu nedenle rücu hakkının olduğu, davacının halef olabileceği, söz konusu tekne poliçesi ile protokol gereği ödediği hasar bedelini davalılardan talep edebileceği, davalıların her ikisinin de davacıya karşı sorumlu oldukları, davalı ... şirketinin kendi rücu haklarının bulunup bulunmadığı hususunun davacı yönünden değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 163.512,00 USD'nin 13.06.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi gereğince uygulanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, karar davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 29.06.2018 tarih, 2016/9746 E., 2018/4955 K. sayılı kararı ile ''..1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacı vekili, reasürör müvekkilinin sigortalısı olan davalı ... şirketinin rücu hakkını kullanmamak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.)'ye, kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek de diğer davalı tersane sahibi Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'ye husumet yöneltmiş ve sigortalısı olan davalı ... şirketine ödediği tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş.'nin inşa halindeki sigortalı geminin zarar görmesinde kusurlu olduğu, davacının da bu davalıya rücu hakkının bulunduğu kabul edildiğine göre, artık davalı ... şirketinin zarar sorumlusuna karşı rücu hakkını kullanmaması sebebiyle davacının zarar gördüğü ileri sürülemeyeceğinden davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde anılan davalının da sorumlu tutulması doğru olmadığı...'' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekilince karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. C. Karar Düzeltme Kararı Dairemizin 01.04.2021 tarih, 2018/5131 E., 2021/3186 K. sayılı kararı ile ''..Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Türker Gemi Yapım A.Ş. tarafından temyiz yoluna başvurulmuş, Dairemizin 29.06.2018 tarih ve 2016/9746 E.- 2018/4955 K. sayılı bozma ilamının (1) nolu bendinde mümeyyiz davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de; davacı ile davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) arasında kapalı koasürans protokolü bulunmakta olup, bu protokol uyarınca davacının davalı Allianz Sigorta A.Ş.'ye karşı sözleşmelerin nispiliği ilkesi çerçevesinde dava açma hakkı olduğu kabul edilebilir ise de; davacının davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. ile aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi, davacının (koasürörün) sigortacı sıfatı da bulunmadığından sigortalıya halef olarak da bu davayı açamayacağı hususu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmekte olup, davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.06.2018 tarih ve 2016/9746 E- 2018/4955 K sayılı bozma ilamının (1) nolu bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. hakkında verilen hükmün işbu gerekçe ile bozulmasına..'' karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.10.2005 tarihli gemi inşa sözleşmesine göre taraflarının Garanti Denizcilik A.Ş. (armatör) ile Admarin Gemi Yapım San ve Tic A.Ş. (tersane) olduğu, sözleşmenin konusunun bir adet sözleşmenin 3 üncü maddesinde ana karakteristikleri ve tarifi belirlenen geminin inşasına ilişkin olduğu, taraflarca taahhüt edilen işler ile tersanenin ve armatörün sorumluluğunun ve işin süresinin belirlendiği, sözleşmenin sigorta başlıklı 13 üncü maddesinde armatörün geminin "builgderz risk" sigortasını yaptıracağı, bu sigortanın 8 inci maddede belirtilen emniyet hususlarını da kapsayacağı, 8 inci maddede tersane dahilindeki malzeme ile gemi inşa edilirken ve denize indikten sonraki emniyetinin tersane tarafından sağlanacağı hususuna yer verildiği, allrisk sigortasının gemi armatörü tarafından devir ve teslim alınıncaya kadar geçerli tutulma sorumluluğunun armatöre ait olup armatörün yaptıracağı all risk sigortasında tersanenin rücu etmeme hakkına sahip olacağı, tersane nezdinde ki makina ekipman ve inşaatı "institute clauses for builder's risk" kurallarına uygun olarak korumakla yükümlü olduğunun belirtildiği, Kapalı Koasürans protokolünün Yapı Kredi Sigorta A.Ş. ve Ray Sigorta A.Ş. arasında olduğu, sigorta konusunun Admarin Tersanesinde inşa edilen ve teslim tarihi 30.04.2008 olan tekne olduğu, tekne poliçesi ile davalılardan Yapı Kredi Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olan ve 26.12.2007 tarihli davacı ...Ş. ile davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. arasındaki kapalı koasürans protokolüne konu Admarin Tersanesinde inşa edilen ve teslim tarihi 30.04.2008 olan teknenin 25.03.2008 tarihinde davalı Admarine ait tersanede inşa halinde iken kuvvetli rüzgarda halatlarını kopararak sürüklenmesi ve sürüklenme sırasında açıkta demirde bekleyen Gökay K isimli yüklü vaziyetteki gemiye çarptığı ve her iki teknenin ağır surette hasarlanması sonucu sigortalı teknenin kıyıda karaya oturduğu ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından kurtarıldığı, düzenlenen ekspertiz raporları sonucu davacı şirket tarafından ödenen 173.071,36 USD'nin ödeme tarihi olan 13.06.2008 tarihinden itibaren tahsilinin davalılardan talep edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından, geminin tersane iskelesinde emniyetli ve kurallara uygun bir şekilde bağlanmamış olduğu, fırtına deniz ve hava koşulları açısından mücbir sebep olmadığı, basiretli bir tersane yönetiminin kontrolü altında işleyen bir tersanede bir geminin gece, önceden ihbarı yapılan fırtına sebebiyle halatlarını koparıp denize sürüklenerek demirli bir gemiye çarpması, üstelik sabah mesai başlayana kadar tersaneden hiçbir kimsenin haberinin olmamasının düşünülemeyeceği, tersane yönetimi tarafından dava dosyasına sunulan kontrol çizelgesinin de bulunmadığı, somut olayda tersane yönetiminin ağır ihmal ve kusurunun bulunduğu belirtilmiş olmasına karşın, Yargıtay'ın tashih kararında belirtildiği üzere, davacının davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. ile aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi, davacının (koasürörün) sigortacı sıfatı da bulunmadığından sigortalıya halef olarak da bu davayı açamayacağı, davacının davalı ... şirketinin zarar sorumlusuna karşı rücu hakkını kullanmaması sebebiyle davacının zarar gördüğü ileri sürülemeyeceğinden Yargıtay'ın bozma ilamı da dikkate alınarak davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Birleşmeden önce Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) hakkındaki davanın da reddi gerektiği gerekçesiyle 1 nolu davalı Yapıkredi Sigorta A.Ş. (birleşmekle Allianz Sigorta A.Ş.) yönünden açılan davanın reddine, 2 nolu davalı Türker Gemi Yapım San. ve Tic. A.Ş. (eski Unvanı: Admarin Gemi Yapım Sanayi ve Ticaret A.Ş.) yönünden açılan davanın da reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada sigortalı tersanede inşa halindeki Nilüfer Sultan adlı teknenin 25.03.2008 tarihinde uğradığı zarar davalılardan talep edildiğini, 2 nolu davalı Türker Gemi, gerekli önlemleri almayarak hasara sebebiyet vermiş olduğundan, 1 nolu davalının ise rücu işlemlerini başlatmayarak müvekkil şirketin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olduğundan dava konusu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bozma ilamına göre müvekkil şirketin Türker Gemi'den tazminat talep edebileceği ve bu sebeple diğer davalı Allianz Sigorta A.Ş. tarafından müvekkil şirketin rücu hakkının kısıtlanmış olduğundan bahsedilemeyeceği, karar düzeltme ilamında ise, müvekkil şirketin Allianz Sigorta A.Ş.'den tazminat talebinde bulunabileceği ancak müvekkilin sigortacı sıfatı bulunmadığından bahisle Türker Gemi'ye rücu hakkı bulunmadığına karar verildiği, bu haliyle Yargıtay kararlarının birbiri ile çelişkili hale geldiğini, eğer ki Türker Gemi bakımından, sigortacı sıfatıyla dava açma hakları bulunmakta ise bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) tarafından Garanti Denizcilik A.Ş.'ye ait Nilüfer Sultan isimli tekne, Admarin Gemi Yapım San. ve Tic A.Ş.'ye (Türker Gemi) ait tersanenin sorumluluğunda yapılan inşası sırasında ortaya çıkacak risklere karşı sigortalandığını, Müvekkil şirket ise 26.12.2007 tarihli Kapalı Koasürans Protokolü ve poliçe ile teknenin inşası sırasında ortaya çıkacak risklere % 28,5715 oranında ortak olduğunu, Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.), Garanti Denizcilik A.Ş.'nin haklarına, müvekkil şirket de Allianz Sigorta A.Ş.'nin haklarına, dolaylı olarak da Garanti Denizcilik A.Ş.'nin haklarına halef olduğunu, Garanti Denizcilik A.Ş. ile (Türker Gemi) Admarin Gemi Yapım San. ve Tic A.Ş. arasında imzalanan 20.10.2015 tarihli Gemi İnşa Sözleşmesinin 13 üncü maddesinde tersaneye rücu etmeme maddesi yalnızca bu sözleşmenin taraflarını bağlayacağından ve anılan madde sözleşme dışı üçüncü kişileri ilgilendirmediğinden ödenen tazminatın Türker Gemi'ye rücu edilmesine engel bulunmadığını, müvekkil şirketin ödediği tazminatı Türker Gemi'ye rücu etme hakkı bulunduğundan davanın bu davalı bakımından kabulü gerektiği, diğer taraftan Türker Gemi için red kararı verilecekse, rücu hakkını kullanmayan davalı Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.) bakımından dava kabulü gerektiğini, müvekkil şirketin sigortalısı konumunda olan Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.), müvekkil şirketin rücu hakkına zarar verecek tüm hareketlerinden sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun hem Allianz Sigorta A.Ş. (Yapı Kredi Sigorta A.Ş.)'nin talep ve uyarılara rağmen rücu hakkını kullanmaması, hem de müvekkil şirkete protokol öncesinde bildirimde bulunmamasını kapsamakta olup Allianz Sigorta A.Ş. ödenen tazminattan sorumlu olduğunu, Yerel Mahkeme tarafından davanın tamamının reddine karar verilmiş olduğundan, bu karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücreti tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... şirketinin reasürans sözleşmesi gereğince sözleşmenin sigortalısı olan sigorta şirketine karşı ödemelerde bulunması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1301 inci maddesi gereğince rucuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165 inci maddesinin birinci fıkrası, 6102 sayılı Kanun'un 1276 ncı maddesi ile 1301 inci maddesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1361 inci maddesinin üçüncü fıkrası 3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.