11. Hukuk Dairesi 2022/1116 E. , 2023/3915 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2139Esas, 2021/1392 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ( Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla ) SAYISI : 2016/49 E., 2019/196 K. Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vek…
**11. Hukuk Dairesi 2022/1116 E. , 2023/3915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2139Esas, 2021/1392 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ( Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla ) SAYISI : 2016/49 E., 2019/196 K. Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket adına tescilli 2012/03734 numaralı endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığını, söz konusu tasarıma konu römorkların ayırt edilemez derecede benzerinin 2004 yılından bu yana dava dışı Nur-Ak...Ltd. Şti. tarafından üretildiğini ileri sürerek davaya konu tasarımın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait tasarıma katkı sağlayan en belirgin özelliğin sağ ve sol kısımlardaki bükümler olduğu, bu bükümlerin tasarımın tamamına hakim olduğu, davalıya ait tasarımın, daha önce piyasaya sürülen ve satışı yapılan tasarımlar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, dolayısıyla tasarımın ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığı, öte yandan daha önce dava dışı Nur- Ak ... Ltd. Şti. tarafından üretilerek piyasaya arz edilen tasarımları ile davalı tasarımlarının çok benzer olduğu, bu halde davalı tasarımının, daha önce bilinenlerden mutlak olarak yeni ve ayırt edici bir özelliği bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından dilekçeler teatisinden sonra yeni deliller sunulduğunu, bu delillerin sunulmasına muvafakat etmedikleri halde incelenmelerinin doğru olmadığını, kaldı ki sözü edilen delillerin kendilerine tebliğ de edilmediğini, davacı yanın, dava konusu tasarımın tescil başvuru tarihinden daha önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulduğunu usulüne uygun olarak belgeli bir şekilde ispat edemediğini, davacının dava dilekçesinde delil olarak dayandığı Nur-Ak firmasına ait teknik çizim ve resimler müvekkili şirketin sahip olduğu endüstriyel tasarımından açıkça farklı olduğunu, benzer olmadığını, müvekkili tasarımının geleneksel römork formlarından farklı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının karşılanmadığını, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin, davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilince, davacı yanca sunulan delillerin kendilerine tebliğ edilmediği iddia edilmiş ise de davalı vekilinin, 22.12.2016 tarihli celsede, davacı delillerini tebliğ aldıklarını beyan etmesi karşısında bu iddiaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, bunun yanında, Bölge Adliye Mahkemesin, davacı delillerinin tebliğ edildiğinin bizzat davalı vekili tarafından kabul edildiği şeklindeki gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, tebliğ edilmediğini iddia ettikleri delillerin 22.12.2016 tarihinde yapılan celseden sonra 11.01.2017 tarihinde dosyaya sunulduğunu, bu celsede tebliğ aldıklarını beyan ettikleri delillerin dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve hiç bir görsel içermeyen bir takım belgeler olduğunu, olmayan delilleri tebliğ almalarının mümkün olmadığını, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, davacı yanca sonradan sunulan delillere muvafakat etmedikleri halde itibar edilmesinin doğru olmadığını, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5, 6 ncı ve 7 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.