7. Hukuk Dairesi 2012/5526 E. , 2012/8204 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, niteliği ve içeriği itibariyle 1965 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Davalı ...'nun isminin karar başlığında yanılgıyla "..." olarak gösterilmesi mahallinde her zaman düzelti…
**7. Hukuk Dairesi 2012/5526 E. , 2012/8204 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, niteliği ve içeriği itibariyle 1965 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Davalı ...'nun isminin karar başlığında yanılgıyla "..." olarak gösterilmesi mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi yanılgı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhtesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi, mahkemelerce de muhtesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhtesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhtesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. Tapuda kayıtlı taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 1965 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan temyize konu uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.01.2012 günlü haritada (A) harfi ile işaretli dubleks ev niteliğindeki muhdesatın davacı ... tarafından meydana getirildiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'nun yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Davalı tarafın harç ve vekalet ücretinin miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda davacı tarafın da paydaş olduğu gözetildiğinde harç ve vekalet ücretinin dava konusu muhdesat değerinin davalı payına isabet eden bölümü üzerinden belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahkemece bu olgu gözardı edilerek davalı aleyhine fazla miktarda harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün 1. bendinde yazılı bulunan "...ait olduğunun..." sözleri ile hükmün 2. bendinde yazılı bulunan “….3592,51..." ve "...2694,01..." rakamlarının hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine sırası ile "...tarafından meydana getirildiğinin...", “…958..." ve "...59,50..." söz ve rakamlarının yazılmasına, yine hükmün 4. bendinde yazılı bulunan "...6888,40..." rakamının hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine "...1935,36..." rakamının yazılıp eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.