19. Hukuk Dairesi 2013/8511 E. , 2013/14523 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, tebligat giderleri olmadığından, bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüld…
**19. Hukuk Dairesi 2013/8511 E. , 2013/14523 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, tebligat giderleri olmadığından, bu istemin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalıların kefil oldukları dava dışı ... Akaryakıt Ltd.Şti.ne kullandırılan kredi borçlarından dolayı hesabın kat edildiğini ve ödenmeyince takibe geçildiğini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar duruşmadaki savunmalarında, 04.05.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi altındaki kefalet imzasını kabul ettiklerini, kefaletin limitinin 70.000 TL.olduğunu, bu borcu ödeyerek kapattıklarını, başka bir krediye kesinlikle kefil olmadıklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, dosya kapsamına göre ve kat ihtarnamesi ile takibe konulan kefalet şerhinde kefil olunan miktarın açık ve net bir şekilde yazılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı banka, davalı müteselsil kefillerin icra dosyasına yaptıkları itirazlarının iptalini istemiştir. Mahkemece, davalı müteselsil kefillerin özellikle takibe konulan kefalet şerhinde kefil olunan miktarın açık ve net bir şekilde yazılmadığı, kat ihtarnamesinde, hangi kredi sözleşmesinden kimin, ne kadar borçlu olduğunun ayrı ayrı belirtilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, dosya içerisinde örnekleri bulunan Genel Kredi Sözleşmelerinde kullandırılan kredi miktarları açık ve net olarak gösterilmiştir. 04.05.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi 75.000 TL.limitli olup, davacı bankanın düzenlediği kat ihtarnamesinde de, davalıların borcun 75.000 TL.lik kısmına müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları belirtilmiştir. Bu durumda, müteselsil kefil olan davalılar için kredi limitinin bu miktar olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, davalı müteselsil kefillerin anılan Genel Kredi Sözleşmesi nedeniyle belirtilen kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olacakları kabul edilerek, konusunda uzman bilirkişi kurulundan sarih ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.