12. Hukuk Dairesi 2009/13824 E. , 2009/22203 K. MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2007 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 16.03.2009 tarih, 2008/25683-2009/5441 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu limited şirket hakkında çek…
**12. Hukuk Dairesi 2009/13824 E. , 2009/22203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/11/2007 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 16.03.2009 tarih, 2008/25683-2009/5441 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu limited şirket hakkında çeke istinaden başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı borçlu şirket, çekteki imzanın şirket temsilcisine ait olmadığını, ciro zincirinde kopukluk olduğunu, lehdar hamil ile ciro edenin aynı şirket olmadığını itirazen ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; çekteki imzanın keşide tarihinde şirket yetkilisi olarak belirtilen ......................’a ait olmadığı, daha önce yetkili olan .................’a ait olduğu belirtilerek ve kabul de dikkate alınarak borçlunun yapmış olduğu imza itirazının kabulüne karar verilmiştir. Sakarya Ticaret Sicili Memurluğunun 05.10.2007 tarihli yazısı ve eklerine göre; borçlu .......................03.09.2001 tarihinden 10.01.2007 tarihine kadar şirket yetkilisinin .................., 24.10.2003 tarihinden 23.10.2008 tarihine kadar ise şirket yetkilisinin ................olduğunun belirtildiği görülmüştür. TTK.nun 540. maddesi gereğince limited şirketler müdürleri vasıtası ile temsil edilirler. TTK.nun 542. maddesine göre müdürlerinin temsil yetkisi aynı kanunun 321. maddesinde belirtilmiştir. Ortaklar kurulu kararı ile ............. 03.09.2001 tarihi itibarı ile şirketi temsile yetkili olarak atanmış ve borçlu şirket adına müdür sıfatı ile takibe konu çeki 30.01.2007 tarihinde keşide etmiştir. Borçlu şirket 10.01.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdür .............’ın temsil selahiyetine son vererek, ............’ın 23.10.2008 tarihine kadar müdürlük görevinin devamına şeklinde karar almış ve anılan bu karar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 15.02.2007 tarih ve 6746 sayılı nüshasında yayımlanmıştır. .................’ın temsil yetkisine istinaden şirket adına yapacağı işlemlere ilişkin olarak şirketin sorumluluğu açısından (iç ilişki nedeni ile), ortaklar kurulu kararının tescil ve ilanına lüzum yok ise de, şirketi temsil yetkisinin eski temsilciden alınarak başka temsilciye verilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararı, TTK.nun 39. maddesinde de belirtildiği üzere tescil ve ilan edildikten sonra, üçüncü kişiler açısından geçerli (bağlayıcı) olur. Tescil ve ilandan önce ancak durumu müspet olarak bilen üçüncü kişilere karşı bu husus ileri sürülebilir. Somut olayımızda, .................. şirket yetkilisi iken yetkisi 10.01.2007 tarihi itibarı ile kaldırılmış ise de, bu hususun üçüncü kişiler açısından sonuç doğurabilmesi, 15.02.2007 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yapılmış olan ilandan sonrasına ilişkindir. Dolayısı ile ilan tarihinden önce keşide edilen 30.01.2007 tarihli çekten dolayı borçlu şirketin sorumluluğu mevcuttur. Bu durumda, çekteki imzanın ..................’a ait olup olmadığı hususunda borçlu şirketin bir itirazı olup olmadığı sorularak, oluşacak sonuca göre ve gerekir ise diğer itiraz nedeni de incelenerek bir karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru olmayıp, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir iken onandığı anlaşılmakla alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.03.2009 tarih ve 2008/25683 E. 2009/5441 K. sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının yukarıda belirtilen nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA