11. Hukuk Dairesi 2010/9369 E. , 2010/10915 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 gün ve 2004/395-2007/841 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.04.2010 gün ve 2008/8424-2010/3843 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine d…
**11. Hukuk Dairesi 2010/9369 E. , 2010/10915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 gün ve 2004/395-2007/841 sayılı kararı bozan Daire’nin 06.04.2010 gün ve 2008/8424-2010/3843 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iki ortaklı davalı şirketin ortağı olduğunu, ikinci ve büyük hisseli ortak olan dava dışı ... ' in aynı zamanda ortaklar kurulu kararı ile atanmış müdür olarak görev yaptığını, 17.05.2004 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında ihtara rağmen davacıya bilgi verilmediği, müdürün kasadan kişisel harcamalar yaptığı, hisse senetlerini değerinin altında fiyatla devrettiği halde bilançonun onaylanmasına 2 numara ile, müdürün TTK 537/son maddelerine aykırı olarak oy kullanması sonucu ibrasına 3 numara ile, ...' nin tekrar müdür seçilmesine 4 numara ile ihtiyar bulunmadığı halde şirket sermayesinin artırılarak mevcut ortakların rüçhan hakları kaldırılarak yeni ortaklar alınmasına 5 numaralı ile, müvekkilinin TTK' nun 551.maddesi uyarınca şirket ortaklığından çıkarılması için mahkemeye başvurulmasına 6 numara ile karar verildiği, davacının bu kararlara red oyu vererek muhalif kaldığını ileri sürerek yasaya, anasözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olan bu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin davanın kısmen kabulü ile müdürün ibrasına ilişkin 3 nolu ve sermayenin artırılması ile yeni ortaklar alınmasına dair 5 nolu kararların iptaline, diğer istemlerin reddine dair verdiği kararının Dairemizce davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin 6 nolu karar bakımından davacı yararına bozulması üzerine davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.