11. Hukuk Dairesi 2008/13329 E. , 2010/4842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/494 - 2008/1003 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2008/13329 E. , 2010/4842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.07.2008 tarih ve 2007/494 - 2008/1003 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından yangın sigortası ile sigortalı bulunan ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti’ne ait fabrikanın elektrik atölyesinde 26.8.2005 tarihinde davalıdan satın alınan UPS sisteminin akülerinde hatalı montaj yada işçilik sonucu yangın çıkması nedeniyle hasarın meydana geldiğini, müvekkilinin 14.2.2006 tarihinde sigortalıya 2.314 TL hasar bedeli ödediğini, müvekkili şirketin sigortalının haklarına halef olduğunu, hasar bedelinin tahsili için Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü'nün 2006/10281 sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin davalının itirazıyla durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cihazın sigortalı şirkete çalışır durumda ve eksiksiz teslim edildiğini, yangın ekspertiz raporunda UPS ünitesi akülerinin yanması ile yangının başladığının belirlendiğini, ancak cihazın sağlam olarak teslim edildiğini, sigortalı şirkete ortamdaki hava akımının sağlanması gerektiği hususunda sözlü ve yazılı olarak uyarıda bulunulduğunu, ortamın hava akışı ve yeterli soğutma tertibatı olmadığı için akülerin ısınmış olduğunu, sigortalının cihazı soğutmaya yönelik bir çalışma yapmadığını, ortamdaki aşırı sıcaklığın etkisiyle cihazın ısısının yükselerek akülerin aşırı ısınıp alevlenmesiyle yangın olayının meydana geldiğini, müvekkilinin ortamın aşırı ısınmasında sistemin devre dışı kalacağı vaadinde bulunmadığını, ücret farkı olduğu için sigortalı tarafından elle kapatılan sistemin tercih edildiğini, sigortalı şirketin olayda ihmalinin bulunduğu, müvekkilinin kusurlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hasarın kesintisiz güç kaynağını besleyen akülerin kısa devre yapması sonucu oluşan yangın sebebiyle meydana geldiği, davalının sistemi kurmadan önce ön çalışma yapıp ortam ısısının kontrolü için hizmeti alanı uyarıp ısı kontrolünün sağlanacağı sistemi kurdurup sistemi o şekliyle devreye alması gerektiği, ısı kontrolü sisteminin sigortalı tarafından kurulmaması halinde ise davalı tarafından kurulan sistemin ısının aşırı yükselmesi halinde tehlikeli bir durumun ortaya çıkmaması için kendini devre dışı bırakmasının gerekli olduğu, ortamın aşırı ısınmasında veya benzer olayda sistem kendisini devre dışı bırakıp olayın meydana gelmesine engel olunmadığını, davalının %100 kusurlu bulunduğu gerekçesiyle, alacağına ilişkin itirazın iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve gerekçede davalı şirketin gerekli havalandırma sistemi kurulmadan montaj yapması nedeniyle meydana gelen zararın tamamından sorumlu olduğu kablu edilmişse de, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan 14.08.2005 tarihli servis fişinde davalının sigortalıyı hava akışının sağlanması hususunda uyardığı, buna rağmen davacı sigortalısının hava akışını sağlamadığı, yangının da bu sebeple çıktığı ve ayrıca davacı sigortalısının UPS sisteminin manuel kullanılabilen türünü tercih etmiş bulunmasına göre, otomatik olarak devre dışı kalan sistemi monte etmemiş olan davalının tam kusurlu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Açıklanan bu nedenlerle rizikonun meydana gelmesinde davacının sigortalısının da müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin, yazılı gerekçelerle davalının tüm zarardan sorumlu tutulması yerinde görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.