11. Hukuk Dairesi 2014/287 E. , 2014/7925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VEKİLİ : AV. ... VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.10.2013 tarih ve 2013/321-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki d
**11. Hukuk Dairesi 2014/287 E. , 2014/7925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VEKİLİ : AV. ... VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.10.2013 tarih ve 2013/321-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, ödemediği ve şirkete borçlu olduğu 25.000,00 TL tutarındaki sermaye borcunun tahsili amacıyla yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sermaye artırımı kararının alındığı toplantıya katılmadığı gibi bu yönde bir iştirak taahhütnamesi imzalamadığını, davacıya bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurulda hem sermayenin artırılmasına karar verilmesi hem de sermayenin tamamının taahhüt edilip gerekli ödemelerin yapılması yoluyla kısa yoldan esas sermaye artırımı söz konusu olmadığı gibi, davalının davacı şirkete verdiği bir iştirak taahhütnamesinin de bulunmadığı, iştirak taahhütlerinin yazılı şekilde yapılması ve TTK'nın 283/2. maddesinde sayılan hususları içermesinin geçerlilik koşulu olduğu, pay sahiplerinin bir hak olarak yeni pay alma hakkını kullanıp kullanmamakta özgür bulundukları, yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdünden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.