11. Hukuk Dairesi 2009/13902 E. , 2011/6785 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2009/352-2009/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakla…
**11. Hukuk Dairesi 2009/13902 E. , 2011/6785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2009 tarih ve 2009/352-2009/687 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Sttaleputtgart Yüksek Eyalet Mahkemesi 5. Sivil Senato’nun 5 U 102/06 no ve 11.06.2007 tarihinde davalının 66.467,94 EURO anaparanın faiziyle birlikte ödemesine karar verildiğini, kararın taraflara tebliğ edilerek 04.06.2008 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın MÖHUK hükümleri uyarınca tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olayda MÖHUK’nun 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarının bulunmadığını zira kamu düzenine ilişkin ve kesin bir yetki kuralı olan HUMK’nun 17. maddesi uyarınca Yozgat mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu kararın gıyapta verildiğini ve müvekkilinin savunma hakkına uyulmadığın, davacının Yimpaş Yozgat İhtiyaç Maddeleri Paz.AŞ. ‘nin ortağı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın yasal dayanağının 571 sayılı Yasan’ın 54. maddesi olduğu, davacının Alman mahkemelerinde alacak davası açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davacının davalı şirkette ortaklığının bulunduğu, daha önce davalı şirkete karşı alacak davaları açıldığı, açılan davaların TTK 405/2 maddesinde “pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur” şeklinde yasal düzenleme reddedildiği bu mahkeme kararının tenfizine karar verilmesi halinde açıkça Türk yasaları’na aykırı bir durum oluşacağı, ticari hayatın işleyişine ve kamu düzenine de aykırı olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 5718 sayılı MÖHUK’ nun 54. maddesinin (c) bendi uyarınca, yabancı mahkeme hükmünün Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfis kararı verebilmesi için 5718 Sayılı Kanun’un 54/c maddesi (eski 2675 sayılı MÖHUK’nun 38/c maddesi) uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir. Kendisine karşı tenfiz istenen tarafın savunma haklarının ihlali ise kamu düznine aykırılıktan bağımsız bir tenfiz engeli olarak, 54/ç maddesinde düzenlenmiştir.