11. Hukuk Dairesi 2012/6524 E. , 2013/5393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2010 tarih ve 2005/511-2010/782 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belg
**11. Hukuk Dairesi 2012/6524 E. , 2013/5393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2010 tarih ve 2005/511-2010/782 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirkete ... tarafından el konulduğunu, davalıların şirketin hakim ortakları, yönetim kurulu üyeleri ve bunlarla birlikte hareket eden finans, muhasebe bölümü görevlileri olduğunu, belgesiz harcama formları düzenleyerek kanunen kabul edilmeyen giderlerin muhasebeleştirilmesi yoluyla şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 1.389.000 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan davalı ..., ... yönünden dava takip edilmemiştir. Bir kısım davalılar vekilleri davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davaya konu yaptığı 53 adet belgesiz harcama formlarının asıllarının ibraz edilmediği, belgelerin kimin tarafından düzenlendiği ve zararlandırıcı işleme sebep olanların hangi davalılar olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, belgelerin asıl olmadığı için delil niteliğine haiz bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalı ... ...’ın dava tarihi itibariyle ölü olduğu anlaşıldığından bu davalı yönünden anılan sebeple davanın reddine, davalı ..., ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönün davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı taraf, 01.07.2003-28.03.2003 tarihleri arasında 53 adet belgesiz harcama formları ile kanunen kabul edilmeyen giderlerin usulsüz olarak muhasebeleştirildiğini, bu şekilde şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri görevleri sırasında sebep oldukları zarardan dolayı şirkete, pay sahiplerine ve üçüncü kişilere karşı sorumludurlar. Sorumluluğun doğması bakımından öncelikli koşul zararın olmasıdır. Zarar gören, bu zararın varlığını kanıtlamalıdır. Zararın varlığı sabit ise, kusur karinesi söz konusu olduğundan yönetim kurulu üyelerinin bu zarardan sorumlu olduğu karine olarak kabul edilir. Ancak, kendilerine bir kusur izafe edilemeyeceğini kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilirler. (6762 Sayılı ...’nın 338,359m.) Somut olayda, davacı taraf ... tarafından ... Bankasına el konulması sonrası davalıların yukarıda anılan tarihte 53 adet belgesiz harcama adı altında form düzenleyerek şirketi zarara uğrattıklarını, belgelerde işlemi imzalayanların isminin belirtilmediğini, usulsüz işlemin bu şekilde gizlenmeye çalışıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, 53 adet belgesiz harcama formunda tarih ve isim bulunmadığı, zararlandırıcı eyleme hangi davalının sebep olduğunun ispatlanamadığı, belge aslı olmadığından imzaların kime ait olduğunun anlaşılamadığı, böyle bir belgenin delil niteliği taşımayacağı, her ne kadar ortada bir zarar var ise de, belgesiz harcama formlarının hangi davalıdan sadır olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, bu durumda 6762 Sayılı ...’nın 338. maddesi uyarınca kusursuzluğun ispatının davalılardan beklenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, ortada bir zarar var ise bunun aksinin davalılarca ispatlanması gerekir. Nitekim, mahkemece de zararın varlığı kabul edilmiş olup, belgesiz harcama formlarında da icra kurulu adı altında imzalar atıldığına göre, sorumluların bu çerçevede tespit edilmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın zararın varlığını iddia ettiği ettiği tarih aralığı içerisindeki yönetim kurulu üyeleri belirlenerek, bu kişilerin imza örnekleri alınarak, mevcut belgesiz harcama formu suretlerindeki imzaların hangi davalıların eli ürünü olduğu belirlenerek, sonrasında da yukarıda açıklandığı üzere ispat yükü davalılara verilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.