10. Ceza Dairesi 2021/10447 E. , 2024/646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/52 E., 2016/146 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,
**10. Ceza Dairesi 2021/10447 E. , 2024/646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/52 E., 2016/146 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2016/78 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararı ile Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/52 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/52 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, 2. Sanık ...'nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın cezai sorumluluğunun tespiti açısından yeniden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ...'ın ikametinde uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair alınan istihbari bilgi üzerine bahse konu ikamete gidildiği ve yapılan fiziki takip sonucunda, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yapılan ... ve ...'in ikametten ayrıldıktan sonra görevlilerce durdurulduklarında ...'in 3 paket esrarı kendi rızasıyla torpido gözünden çıkartıp görevlilere teslim ettiği, ardından Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararına istinaden sanıkların ikametinde yapılan aramada toplam 73 parça esrar ile 15 adet MDMA etken maddesini içeren hapların ele geçirildiği olayda; ... ve ...'in beyanları, kriminal raporlar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanıkların iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine; uyuşturucu madde alışverişinde sadece tanık ...'ın muhatap olması nedeniyle koşulları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulamasına yer olmadığına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ankara Batı Sulh Ceza Hâkimliğinin 01.02.2016 tarihli 2016/312 Değişik iş sayılı kararı uyarınca sanıkların ikametinde yapılan arama esnasında 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hazır bulunması gereken kişilerin bulunmaması nedeniyle ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı delil olduğu ve hükme esas alınamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Dosyada mevcut Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 02.02.2016 tarihli 2016/440 sayılı raporda suça sürüklenen çocuğun 02.02.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapmak fiilini algılama yeteneğine ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olduğunun belirtilmesine karşın, duruşmada sanık ...'nin annesi olan diğer sanık ...'ın dosyaya sunduğu, ... hakkında Yenimahalle Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 23.07.2014 tarihli ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 22.10.2015 tarihli engelli raporlarında ...'nin "hafif zeka geriliği, % 50 oranında" şeklinde teşhisin bulunduğu, Sincan Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 10.03.2016 tarihli raporunda "..şahısla birlikte gönderilen daha önce Yenimahalle Devlet Hastanesince düzenlenen 23.07.2014 tarih ... sayılı engelli sağlık kurulu raporunda tarif edilen hafif derecede zeka geriliğinin şahsın cezai sorumluluğunu ortadan kaldıracak boyutta olmadığı, dosya kapsamında 02.02.2016 tarihinde işlediği iddia olunan 'uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapmak' fiilini algılama yeteneğine ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olduğu"nun belirtildiği, sanık hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda ise suça sürüklenen çocuğun hatalarına yönelik farkındalık düzeyinin düşük olduğunun ve kolay yönlendirilebilir bir kişilik yapısının bulunduğunun gözlemlendiğinin belirtildiği, yine sanığın savunmasının alındığı oturumda duruşma tutanağına yansıyan durumu ve ...'nin ceza sorumluluğunun tam olduğuna ilişkin raporun tek hekim tarafından tanzim edildiği nazara alınarak; suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda bulunan sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihinde işlediği iddia olunan fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususlarında dosyada mevcut tüm raporlar da irdelenerek Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan veya tam teşekküllü bir ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; (1) nolu bozma nedenine göre, sanık ...'ın, eylemini diğer sanık ... ile birlikte gerçekleştirdiğinin Mahkemece kabul edilmesi nedeniyle, aralarında hukuki bağlantı bulunması ve sanık ...'ın hukuki durumunun ... ile birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2016/52 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2024 tarihinde karar verildi.