11. Hukuk Dairesi 2012/8859 E. , 2013/22537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.01.2012 tarih ve 2010/67-2012/26 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara ba
**11. Hukuk Dairesi 2012/8859 E. , 2013/22537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.01.2012 tarih ve 2010/67-2012/26 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı Ekin Ata Lojistik A.Ş.’ye ait depoların yangın, sel ve su baskını rizikolarına karşı davalı nezdinde sigorta teminatı altına alındığını, dava dışı şirkete ait ayçekirdeği küspesinin müvekkilinin işlettiği depoda muhafaza altında iken aşırı yağan yağmur nedeniyle oluşan sel sonucu depoya sızarak emtianın ıslanmasına neden olduğunu, zamanla ürünün içten içe yanarak hasarlandığını, hasar bedelinin talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 1.228.725,07 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hasarın sel veya su baskınından meydana gelmediğini, malın kendisindeki nemden dolayı içten yanarak meydana geldiğini, bunun teminat dışı olduğunu, ayrıca malın davacıya yediemin olarak bırakıldığını, bunun da teminat dışı olduğunu, depoda muhafaza edilen malın uzun süre kontrol edilmediğinden hasarın oluşmasında ve artmasında davacının kusurlu olduğunu, muafiyet ve eksik sigorta durumunun sözkonusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından teminat altına alınan depoda bulunan ayçekirdeği emtiasının meydana gelen sel sonucu ıslanarak hasarlandığı ve artan nem nedeniyle kızışarak emtianın yandığı, hasarın poliçe teminatı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.204.150,57 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, işyeri sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davanın dayanağını teşkil eden poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı ... adı geçmektedir. Sigorta sözleşmesinin en önemli unsurlarından biri menfaattir. Günümüzde modern sigorta hukukunda baskın olan görüş, zarar sigortalarında sigorta konusu “mal” yani eşya olmayıp, eşya üzerindeki menfaattir. Bu menfaatin sigorta edilebilmesi için ayrıca para ile ifade edilen ekonomik bir değerinin olması gerekir. Mal sigortalarında menfaat sahibi kavramını düzenleyen 6762 sayılı T.T.K. 1269. maddesine göre, “Bir malı muayyen rizikolara karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan malik, malikin adi veya rehinli alacaklısı, malın muhafazasından dolayı malikine karşı mesul olan acenta, kiracı, komisyoncu ve diğer kimseler, malın muhafazasında hakikaten menfaati olan kimseler yahut bunların kanuni temsilcileri bu menfaati sigorta ettirebilirler.” Dosyada mevcut poliçede sigortalı ve sigorta ettiren olarak davacı görünmekte ise de, sigortalı deponun maliki ve işleteninin davacının ortağı bulunduğu Ekin Ata Lojistik AŞ. olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre sigorta akdini yaptıran davacının bu depoyu sigorta ettirmekte para ile ölçülebilir bir menfaatinin olması gerekir. Aksi takdirde 6762 sayılı T.T.K.’nun 1264/2. maddesi uyarınca sözleşme batıl olur. Sigortalı davacının hasar gören depo ve içindeki emtia üzerinde yasanın kabul ettiği bir menfaatinin bulunup bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılamadığı gibi, anılan Yasanın 1270. maddesi uyarınca akdin davacının ortağı olduğu şirket nam ve hesabına yapıldığı da anlaşılamamaktadır. Davacının, deponun maliki ve işleteni olan şirketin ortağı olması menfaattar olmasını gerektirmez. Bu durumda, mahkemece, öncelikle sigortalı davacının, içinde dava dışı şirkete ait emtianın bulunduğu hasar gören depoyu sigorta ettirmekte menfaati olup olmadığı araştırılıp, sigortalı sıfatının bulunup bulunmadığının belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- Kabule göre, davanın dayanağı olan sigorta poliçesine konu işyerinin 4 tane depodan oluştuğu gözönüne alındığında, her bir depoda bulunan malların bedelinin ne olduğu belirlenmeden, dolayısı ile davalı vekilinin eksik sigortaya yönelik savunması değerlendirilmeden, yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 4- Yine kabule göre, sigorta poliçesinde “sel ve su baskını şeklinde hasar olmuş ise asgari muafiyetin sigorta bedelinin %2’si” olacağı yazılı olduğu, buna göre muafiyetin sigorta bedeline göre belirlenmesi gerektiği halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda muafiyetin hasar bedeli üzerinden hesaplanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. 5- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 5 nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.