T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1920 - 2025/2483 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1920 KARAR NO : 2025/2483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2024 NUMARASI : 2023/824 E. - 2024/125 K. DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ver…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1920 - 2025/2483 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1920 KARAR NO : 2025/2483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2024 NUMARASI : 2023/824 E. - 2024/125 K. DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/02/2024 Tarih ve 2023/824 Esas - 2024/125 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, müvekkilinin 28-30 Haziran 2016 tarihlerinde İngiltere Buxton Derbyshire Hillhead’da "Hillhead-2016 Fuarı"na katılma kararı aldığını, ürünlerini sergilemesi, idare etmesi ve pazarlaması için ... Ltd. ile 11.01.2016 tarihinde sözleşme yaptığını, anlaşma gereği 12.07.2016 tarihinde faturaya istinaden 38.680,00 İngiliz Sterlini ödeme yaptığını, fuarda sergilenecek beton santrali ve eleme-kırma santralinin fuar alanına sevki için davalılardan ... Ltd. Şti. ile beher tır için 4.000 Euro’ya anlaşıldığını ve eşyaların 13.06.2016 tarihinde müvekkili şirketin adresinden alınarak en geç 22-23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında acente ... Ltd. Şti.’ye teslim edilmesi bakımından e-posta yazışmalarıyla mutabakata vardıklarını, nakliye bedeli 8.000,00 Euro’nun ... tarafından düzenlenen faturaya istinaden 17.06.2016 tarihli dekonta (havale) göre davalı ...’a ödendiğini, davalı ...'ın akdi taşıyıcı olarak, taşıma işini diğer davalı ... A.Ş.’ye devrettiğini, bu şirket tarafından fatura ve Uluslararası Hamule Senedi (CMR) düzenlendiğini, davalı ... A.Ş.’nin de taşımayı diğer davalı ... Ltd. Şti.’ye devrederek bu şirkete ait ... plakalı tırlara yüklemenin 13.06.2016 tarihinde yapıldığını ve sevk irsaliyelerinin düzenlendiğini, müvekkiline ait eşyanın 23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında olmasında tarafların mutabakata varmış olmalarına rağmen taahhüt edilen tarihte değil fuarın başladığı 28.06.2016 gününü 29.06.2016 gününe bağlayan gece fuar alanına getirildiğini, fuar kuralları gereği 26.06.2016 tarihi 17.00’a kadar ürünlerin fuar alanına girmesine müsaade edildiğinden, sergilenemeyecek eşyanın tır üzerinden indirilmeyerek fuar bitiş tarihine kadar beklenmesi ve ürünlerin İskoçya’ya sevk edilmesi için taşıyıcıya defaatle yazılı ve sözlü talimat verildiği halde onay olmadan 30.06.2016 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.’ye ait kapalı depoya indirildiğini, talimata aykırı indirme ve depolama için davalı ...’a düzenlediği 01.07.2016 tarihli faturaya istinaden aynı tarihli dekontla (havale) 4.692,80 Euro’nun ödendiğini, ürünlerin fuar alanına kurulum ve gözetimini yapmak üzere müvekkilinin şirket çalışanlarından 2 kişiyi görevlendirdiği ve İngiltere’ye gönderdiğini, bu kişilerin görevlendirme nedeniyle yapmış oldukları masrafların müvekkili tarafından yapıldığını, sözleşme gereği gibi ifa edilmediğinden belirtilen müspet zarar alacak kalemlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili firmanın prestijinin ciddi anlamda zedelendiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, fuara müvekkili ...’nın ürünlerini görmeye pek çok ülkeden misafirin davet edildiğini, bunun yanında ... Ltd. gibi saygın firmanın bu olay üzerine sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davalıların sözleşme şartlarını yerine getirmiş olmaları halinde ürünlerin fuarda ciddi anlamda talep edileceğini ve müvekkilinin milyonlarca Euro karından mahrum kalacağını ileri sürerek; navlun bedeli olan 1.000 Euro'nun ödeme tarihi olan 17.06.2016 tarihinden, depolama bedeli olan 1.000,00 Euro'nun ödeme tarihi olan 01/07/2016 tarihinden, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak ... LTD. firmasına ödenen 1.000,00 İngiliz Sterlin'in ödeme tarihi olan 12/07/2016 tarihinden, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli olan 1.000,00 TL'nin 27.06.2016 tarihinden ve 1.000,00 TL'nin 15.06.2016 tarihinden, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli olan 715 Sterlin'in ödeme tarihi olan 01/07/2016 tarihinden, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan toplam 255,86 İngiliz Sterlini ve 132 TL'nin 01.07.2016 tarihinden, ürünlerin fuar alanına taahhüt edilen tarihte yetiştirilememesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacak olan yoksun kalınan karın dava tarihinden, müvekkili firmanın itibar kaybı ve uluslararası değerde çok önemli noktaya haiz Hillhead 2016 İngiltere Fuarı'nda ürünlerini sergileyememesi ve bu sebeple müvekkili firmanın uğramış olduğu itibar kaybı nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden, itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Gemi Acen. Loj. Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili, CMR’de varış süresinin yazılı olmadığını, bu sebeple gecikmeden dolayı tazminat istenemeyeceğini, faturadaki satış şeklinin CİF olduğunu, davacı tarafın zararının oluşmadığını, CİF satış şekline göre, ortada bir zarar varsa, malların ilk taşıyıcıya teslimi itibari ile zarar alıcıya geçtiğinden davacının zaten dava hakkının bulunmadığını, CMR ’de varış süresi belli olduğu hallerde 23/5. maddesine göre gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın ileri geldiğini ispat ederse, taşıyıcı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına göre de fazladan taleplerin yerinde olmadığını, CMR 23/4. maddesine göre mallar taşındığından ve malda zarar olmadığından navlunun iade edilemeyeceğini, Ankara 'dan İngiltere'ye olan taşımaların yaklaşık 8-10 gün arasında olduğunu, 14’ünde yola çıkan bir aracın normal şartlarda 8 günde varsa dahi tek şoförle bunun imkansız olduğunu, davacı tarafın gerçek dışı beyan/karineler yaratarak haksız bir kazanç elde etme yolunda olduğunu, alıcı ... firmasının, malları çekmediğinden dolayı malların depoya indirilmiş olduğunu, depolama bedeli talep edilemeyeceğini, davacı tarafın fuara gitseydi ne kadar mal satacağı ve bundan dolayı uğradığı zararın ne olacağını müspet bilgi ve delillerle ispata mecbur olduğunu, kaldı ki CMR 23/5. maddeye göre malda zarar olmayıp gecikme olduğundan davacı tarafın en fazla taşıma bedeli kadar bir meblağı talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Ulus. Nak. ve Loj. Hiz. Tie. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin fiili taşıyıcı değil, akdi taşıyıcı olduğunu, müvekkili ... & ...'ün, davacı ... İTHALAT ile davalı ... arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını, haliyle bu sözleşmenin içeriğinin sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği müvekkili şirketi bağlamadığını, davalı ... ile müvekkili arasında bu taşıma ilişkisi kurulduğunda, müvekkilinin bu taşımanın bir fuar için gerçekleşeceğini ve bunun da kesin bir süreye sahip olduğunu bilmemekte olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir kusur yahut zarar yükletilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her iki tarafın tacir olması sebebiyle bir anlamda davacının da gerekli özeni ve tedbiri almayarak bu gecikmeye kendi kusuruyla sebep olduğunu, davacının geç teslim sebebiyle İngiltere'deki alıcı firmanın sözleşmeyi feshettiğini belirtmiş ise de buna ilişkin delil ileri sürmemiş olduğunu, yoksun kalınan kârın hesabının mümkün olmadığını savunarak davanın müvekkili açısından reddini istemiştir. Davalı ... Ulus. Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili firmanın, ilgili taşıma için diğer davalılardan ... tarafindan kendisine gelen araç talebini yerine getirmiş olduğunu, taşıma anlaşması yapılmış ve bu anlaşma gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, sözleşmenin hiçbir yerinde fuar için taşıma yapıldığı ve bu anlamda kesin varış süresi olduğunun belirtilmediğini, ayrıca karayolu ile taşımalarda İngiltere için normal varış sürelerinin 9-10 gün ve üstü olduğunu, müvekkilinin taşıma yaptıran muhatap firmanın talimatları çerçevesinde tüm işlemlerin hassasiyetle yerine getirildiği konusunda yazışmaların bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda 04.01.1995 tarih ve 22161 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan CMR Konvansiyonu'nun (Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, Konvansiyon'un 23.5.maddesinin; “Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder.” hükmünü içerdiği, 29. maddesinde ise; "1. Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. 2. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diğer kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1 inci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." hükmünün yer aldığı, diğer yandan, mevcut dosya kapsamı ve delil durumu dikkate alındığında; somut olay da CMR'nin 29. maddesinde belirlenen koşulların bulunmadığı, bu hususta somut delil ileri sürülmediği, teslimin davalı tarafın pervasızca hareketi nedeniyle geç yapıldığı iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle söz konusu madde hükümlerinin uygulanamayacağı, öte yandan, CMR'nin 23/5. maddesi hükümlerine göre; gecikme halinde hak sahibinin zarar ve ziyanının bundan ileri geldiğini kanıtlaması durumunda taşımacının bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödeyeceği düzenlenmiş olup, somut olay da; taşıma ücreti olarak 8.000 Euro ödeme yapıldığı, bu kapsamda davacı tarafın, dava dilekçesinde yer alan maddi tazminat talepleri değerlendirildiğinde, davalı ... firmasının talimatlara uymayarak yükün hapis hakkı da kullanılmak suretiyle yeri belli olmayan gizli tutulan bir depoya boşaltılması sonucunda davacının 3.492,80 Euro depolama ücreti ödemek zorunda kalmış olması nedeniyle belirlenen bu miktardan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, belirlenen bu miktarın CMR 23/5. maddesi hükümlerine göre taşıma ücretini geçmediği, depolama bedeli yönünden davanın kabulü gerektiği, navlun bedeli, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak ... LTD. firmasına ödenen bedel, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan harcama bedelleri ve geç teslim nedeniyle zarar ve ziyanı oluştuğu veya yoksun kalınan kar talepleri yönünden; davacının söz konusu taleplerini ispata yarar bir delil sunamadığı, bu yöndeki iddialarını ispatlayamadığı, yanlar arasındaki ticari ilişkinin niteliği, olaya uygulanan CMR hükümleri ve ticari ilişkinin gerçekleştirilememiş olmasından kaynaklanan maddi zararların kişilik haklarının hukuka aykırı olarak ihlalinden doğan manevi tazminat kapsamında bulunmadığı, mal varlığına ilişkin kayıpların yasanın belirlediği manevi tazminat kapsamında olmadığından manevi zararın tazminine yönelik istemin koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, depolama bedelinin kabulüne, navlun bedeli ve diğer alacak talepleri bakımından davanın reddine ilişkin gerekçe sunmuşken, hüküm kısmında "navlun bedeli olarak belirlenen 3.492,80 Euro'nun kabulüne karar verilmiş olup kararın çelişki içerdiğini, mahkemenin "CMR 29. madde koşullarının bulunmadığı, bu hususta somut delil sunulmadığı, teslimin davalı tarafın pervasızca hareketi nedeni ile geç yapıldığı iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı" gerekçesinin dosyada mevcut deliller değerlendirildiğinde kabul edilemeyeceğini, 29. maddenin uygulanamayacağını, davalı ...'ın, ürünler kendisine fuara yetiştirilmek garantisi ile en geç 22-23 Haziranda varma yerinde olacak şekilde garanti verilirse, sözleşmenin onaylanacağı bildirilmiş olmasına rağmen, göndericinin haberi olmaksızın ve gönderici müvekkili firma açısından kabul edilemeyecek şekilde taşımanın bir bölümünde başlı başına bir gecikme sebebi olarak tren yolunu kullandığını, göndericinin emir ve talimatlarına uymadığını, taşıma işlemi esnasında tırların belirtilen zamanda fuar alanına yetiştirilememesi halinde gönderici müvekkili firmanın yaşayacağı zararların kendisine defalarca bildirildiğini, davalının umursamaz bir tutum içerisine girdiğini, bir başka deyişle zararın meydana gelme ihtimalinin bilinciyle pervasızca, umursamaz, cüretkar, ihtiyatsız, dikkatsiz hareket ve tutumlarını devam ettirdiğini, taşımayı gerçekleştiren tırlardan biri arızalandığı için en azından daha önde olan tırın fuar alanına yetişmesi için yoluna devam etmesi, diğer tırın da başkaca alınacak tedbirlerle yoluna devam etmesi sağlanabilecekken ve yine taşıyıcının emir ve talimatlarına aykırı bir şekilde öndeki tırın da arızalanan tırın yanına dönmesi için talimat verildiğini, ayrıca tırın arıza yapıp yapmadığını sübuta erdiren herhangi bir rapor dahi bulunmadığını, fuara katılımı sağlanamayan ürünlerin daha sonrasında davacı müvekkili firma tarafından verilen talimatlar dahilindeki yere boşaltılması gerekirken ve bu husus defalarca kendilerine iletilmişken taşımayı gerçekleştiren firma ürünleri taşıyıcının talimatı hilafına kendisinin uygun gördüğü depoya boşalttığını, müvekkili firmaya taşıma operasyonu açısından izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığını, taşıyıcının taşıma ücreti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmaması gerekip, zarar kalemlerinin uğranılan gerçek zarar içerisinde değerlendirilip karşılanması gerektiğini, davalı taraflarca yapılan taşıma işlemindeki gecikme dosya içeriğinde ve yapılan bilirkişi incelemesinde sabit olmasına karşın, davalı taraflarca gecikmenin nedeni makul ve kabul edilebilir bir biçimde açıklanmadığını, müvekkilinin ticari defter kayıtlarında da alınamayan hizmet karşılığında var olan masraf kalemleri tespit edilmişken zararın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddinin doğru bulunmadığını, BAM kaldırma kararının gerekçesine dahi uymayan kararın istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılması gerektiğini, uğranılan kar kaybı talebi ile ilgili yerel mahkemece hiçbir araştırma dahi yapılmadığını, davalılar tarafından anlaşmaya uygun olarak taşıma işi gerçekleşmediğinden, müvekkilinin ciddi itibar kaybına uğradığını, manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Uluslararası Nakliye ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacının bedel artırım taleplerinin HMK 107/1. maddesi kapsamında yerinde olmadığını, belirsiz alacak davası yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın dava şartı yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yargılamaya konu gecikmeden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yükün depoya boşaltılması durumu da talimatlara aykırı şekilde gerçekleştirilmediğini, sözleşmesel muhatabın davacı olmadığını, fiili olarak gecikme bulunmadığını, taşımanın normal, makul ve öngörülebilir süre içinde tamamlandığını, taşımanın "gecikmiş" sayılabilmesi için gereken özel bilgilendirmenin yapılmadığını, bahsi geçen yükün depoya talimatlara aykırı şekilde boşaltılmadığını, davacının malları bir fuar sergileme amacıyla değil, satış amacıyla gönderdiğini, dava konusu taşımanın fuar taşıması değil, ticari taşıma olduğunu, taşıma kapsamı ile zarar iddiası arasındaki ilişkinin ayrıntılı ve doğru biçimde incelenmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Gemi Acenteliği Loj. Dış Tic. ve San.Ltd.Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, zarar yoksa navlun ücretinin iade edilemeyeceğini, mahkemenin bu husustaki kararının yanlış olduğunu, Yargıtay 11. HD'nin 2004/5772E-2005/5610K ve 30.05.2015 tarihli kararına göre, CMR Konvansiyonu'nun 23. Madde hükmünün, gecikmenin zarara neden olması halinde, navlun ücretiyle sınırlı olarak taşıyanın sorumluluğunu düzenlemiş olup gecikme halinde taşıyanın navlun ücretine hak kazanamayacağı gibi bir düzenlemeye yer vermediğini, malların taşındığını, malda zarar bulunmadığını. bu sebeple de navlunun iade edilemeyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Katılma yoluyla istinaf eden davalı ... Uluslararası Nak. ve Lojistik Hiz. Tic. AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, akdi taşıyıcı ...'ın davacı ile doğrudan sözleşme yaparak taşıma işini üstlendiğini, akdi taşıyıcı ...'ın, taşıma işinin organizasyonu için müvekkili ile anlaştığını, müvekkilinin davacı ile doğrudan hiçbir sözleşmesel ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin, "kesin teslim tarihi" taahhüdünü içeren sözleşmenin tarafı olmadığını, davalı ...’ın taşıma süresine ilişkin sorumluluğunu genişleten taşıma süresinin belirlendiğine dair iddia edilen anlaşmanın alt taşıma ilişkisinde yazılı olarak belirtilmemesi nedeniyle bu şartın müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı tarafından bu taşıma için "Kesin İhracat" (rejim kodu 1000) beyannamesi düzenlendiğini, oysa fuarda sergilendikten sonra geri getirilmesi muhtemel olan "fuar eşyası" için "Geçici İhracat" (rejim kodu 2300) veya uluslararası geçerliliği olan ATA Karnesi kullanılması gerektiğini, mahkemenin müvekkili aleyhine hükmettiği 3.492,80 Euro'nun, bir gecikme tazminatı değil, eşyanın varış yerinde teslim alınamaması (teslim engeli) üzerine fiili taşıyıcı ... tarafından yapılan ve sonrasında davacıya fatura edilen depolama ve ilgili masraflar olduğunu, bu masrafın doğmasının sebebinin, müvekkilinin bir eylemi veya ihmali olmadığını, gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 28-30 Haziran 2016 tarihlerinde İngiltere'de fuarda sergilenecek olan emtianın fuar alanına sevki için davalılardan ... Ltd. Şti. ile beher tır için 4.000 Euro’ya anlaştığı, emtianın en geç 22-23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında acenteye teslim edilmesi yönünde mutabakata varıldığı, nakliye bedeli 8.000,00 Euro’nun davalı ...’a ödendiği, davalı ...'ın akdi taşıyıcı olarak, taşıma işini diğer davalı ... A.Ş.’ye devrettiği, davalı ... A.Ş.’nin de taşımayı diğer davalı ... Ltd. Şti.’ye devrederek bu şirkete ait tırlara yüklemenin yapıldığı, emtianın varılan mutabakata rağmen fuar alanına geç getirildiği, sonrasında da talimata aykırı olarak emtianın depoya indirildiği, davalıların davacının zararlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları, bu kapsamda navlun ve depolama ücretinin davacı tarafça ödendiğinin dosya kapsamında bulunan delillerle ispatlandığı, ancak, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedelinin, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak ... LTD. firmasına ödenen bedelin, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedelinin, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan harcama bedellerinin ve geç teslim nedeniyle zarar ve ziyanı oluştuğunun veya yoksun kalınan kar taleplerinin ispatlanamadığı, diğer yandan dosya kapsamında oluşan maddi zararların kişilik haklarının hukuka aykırı olarak ihlalinden doğan manevi tazminat kapsamında bulunmadığı, manevi zararın tazminine yönelik istemin koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, CMR Konvansiyonu'nun 23/5. maddesinde, yükün gecikmesi nedeniyle davalı taşıyıcının taşıma ücretini geçmemek üzere tazminattan sorumlu bulunduğu düzenlenmiş ise de, anılan sözleşme maddesinin uygulanması, yükün alıcısına geç teslim edilmesi halinde mümkündür (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5043 Esas, 2016/1674 Karar). Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamında bulunan deliller karşısında, davacının 28-30 Haziran 2016 tarihlerinde İngiltere'de fuarda sergilenecek emtianın fuar alanına sevki için davalılardan ... Ltd. Şti. ile beher tır için 4.000 Euro’ya anlaştığı, emtianın en geç 22-23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında acenteye teslim edilmesi bakımından mutabakata varıldığı, nakliye bedeli 8.000,00 Euro’nun ... tarafından düzenlenen faturaya istinaden 17.06.2016 tarihli dekonta (havale) göre davalı ...’a ödendiği, davalı ...'ın akdi taşıyıcı olarak, taşıma işini diğer davalı ... A.Ş.’ye devrettiği, davalı ... A.Ş.’nin de taşımayı diğer davalı ... Ltd. Şti.’ye devrederek bu şirkete ait tırlara yüklemenin yapıldığı, tarafların mutabakata varmış olmalarına rağmen, buna aykırı olarak, 28.06.2016 gününü 29.06.2016 gününe bağlayan gece emtianın fuar alanına getirildiği, sonrasında talimata aykırı olarak emtianın depoya indirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yani somut uyuşmazlıkta, taşımaya konu emtia, fuara teslim tarihinden sonra varma yerine ulaşabilmiştir. Bu durumda, taşımadan beklenen yararın gerçekleşmediği yani emtianın fuarda tanıtılamadığı anlaşılmakta olup, davacının bu nedenle zarara uğradığı anlaşılmaktadır. Taşınan emtiada zarar olmamasına rağmen, taşıyıcının emtiayı belli bir süre içerisinde teslim etmesi gerekirken, geç teslim etmesi hali CMR Konvansiyonunda düzenlenmemiştir. Bu durumda geç ifa nedeniyle genel hükümler kapsamında sorumluluk bulunmaktadır. Öte yandan 6762 sayılı TTK'nın 780/1. maddesinin son cümlesi uyarınca taşıyıcı geciken taşıma nedeniyle doğan zarardan sorumludur. Bu kapsamda somut uyuşmazlıkta davacı tarafça taşıma ücreti olarak ödenen 8.000 Euro ile indirme ve depolama ücreti olarak ödediği 3.492,80 Euro'dan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine ulaşılmıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/02/2024 gün ve 2023/824 Esas - 2024/125 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 11.492,80 Euro'nun, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 4-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.747,29.TL nispi karar ve ilam harcından 2.001,16.TL peşin harç, 1.471,31.TL tamamlama harcı olarak alınan harcın mahsubu ile bakiye 725,18.TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 92.175,20.TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden 45.000,00.TL maktu, reddedilen manevi tazminat yönünden 45.000,00 TL maktu vekalet ücreti olmak üzere toplam 90.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00 TL bilirkişi ücreti, 619,00 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 4.552,10.TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan takdiren 1.211,62.TL'ye, 29,20 TL başvurma harcı, 2.001,16.TL peşin harç, 1.471,31 tamamlama harcı tutarı eklenerek oluşan 4.713,29 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... Şti. tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 495,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 255,00.TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.433,10.TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.785,49.TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... Şti. tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 380,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 690,00.TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 2.753,10.TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.020,31.TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... Şti. tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 100,00.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 45,90.TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.829,00.TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.342,18.TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 13-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40.TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 14-Davalılardan alınması gereken 6.418,18.TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40'ar.TL harcın mahsubu ile bakiye 5.802,78'er.TL'nin davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına, 8-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalı ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret Limited Şirketi 'nden alınan 156.000,00 TL. tutarındaki, ... Şubesine ait 23/02/2021 tarih ve 1908665 numaralı teminat mektubunun GERİ VERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.