11. Hukuk Dairesi 2010/16521 E. , 2011/3511 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2008 gün ve 2006/411-2008/270 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/3295 - 2010/9604 sayılı kararı aleyhinde 29.03.2011 vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, …
**11. Hukuk Dairesi 2010/16521 E. , 2011/3511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2008 gün ve 2006/411-2008/270 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.10.2010 gün ve 2009/3295 - 2010/9604 sayılı kararı aleyhinde 29.03.2011 vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin otomotiv yağları, sanayi yağları v.s gibi ürünleri imal ederek "CASTROL" markası ile tüm dünyada piyasaya sürdüğünü, "CASTROL + şekil" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalının müvekkili gibi motor yağları üretip ve pazarlaması ile uğraştını ve "ASTRA+şekil" ibareli markasının sahibi olduğunu, bu markalı ürününü müvekkilinin "Castrol GTX" ibareli ürününün ambalajıyla ayniyet derecesinde benzer bir ambalaj ile piyasaya sürdüğünü ileri sürerek, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitini, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 5.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket temsilcisi, ürünlerin kendi markaları ile piyasaya sürüldüğünü, davacının dava dilekçesinde şirketlerine ait olarak sunduğu ürün ambalajının herhangi bir şekilde kullanmadıklarını, kullandıkları ürün ambalajının farklı olduğunu savunarak, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya dayanak faturada davalının kendi markasının yazılı olduğu, taklit ürüne dayanılarak iki ay sonra tedbir talebinde bulunulduğu, ancak tedbir kararın infazı sırasında davalıda taklit ürün bulunmadığı, tespit dosyasına sunulan ürünün davalıya ait olduğu kanaatinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.