T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/78 - 2026/153 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/78 KARAR NO : 2026/153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2022/431 E. - 2023/302 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/78 - 2026/153 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/78 KARAR NO : 2026/153 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2023 NUMARASI : 2022/431 E. - 2023/302 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/07/2023 Tarih ve 2022/431 Esas - 2023/302 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirket tarafından 2021/068552 sayılı "..." ibareli markanın 30, 35 ve 43. sınıflarda tescili isteğinde bulunulmuş olup müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa tanınmış ... markasının sahibi olan müvekkilinin "..." ibareli markasını ilk kez tescil ettirdiği 2000 yılından sonra yoğun sermaye ve emek harcaması ile tanınmış hale getirdiğini, davaya konu markanın müvekkilinin markasındaki "..." ibaresini aynen içermesi nedeniyle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik oluştuğunu, davaya konu markadaki diğer unsurların markaya herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadığını, markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin benzerliği de nazara alındığında ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması ve davaya konu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanması ihtimalinin bulunduğunu, davaya konu markanın tescilinin müvekkilinin tanınmış markasının itibar ve ayırt ediciliğini zedelemesi ve davalının haksız menfaat elde etmesi sonucunu doğuracağını ve müvekkilinin markasına bu düzeyde benzer bir marka tercihinde bulunulmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-11841 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tescili halinde 30. sınıftaki mallar, 35. sınıf altındaki 29, 30 ve 32. sınıflardaki malların satışı hizmetleri ile 43. sınıftaki hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin markası ile davacının itiraza mesnet markaları arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde birbirleri ile karıştırılmasına yol açabilecek derecede bir benzerliğin bulunmadığını, markaların yazılış şekilleri, yazı stilleri ve şekil unsuru ile ayrıştıklarını, dolayısı ile ortalama tüketiciler tarafından karıştırılmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet " ..." ibareli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil benzerlik ve aynı zamanda dava konusu markanın kapsamında yer alan '' 30. sınıftaki tüm mallar, ve 35. sınıftaki 30. sınıfa ait malların satış hizmetleri ile 43/1 sınıftaki yiyecek ve içecek sınıfları'' yönünden de emtia benzerliğinin bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının başvuru markasını davacının " ..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu anlayamayacağı, markalar arasındaki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, taraf markalarının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılayacağını, dolayısı ile taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının gerçekleştiği, buna karşılık SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulları ile başvurunun kötü niyetli olduğunu ortaya koyacak somut belge ve bilgilere dayanan delillerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2022-M-11841 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2021/068552 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar, 35. sınıftaki 30. sınıfa ait malların satış hizmetleri ile 43/1 sınıftaki yiyecek ve içecek sınıfları yönünden kısmen iptaline ve markanın bu mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eldeki davanın YİDK karar iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkin olup hükümsüzlük talebi yönünden Kurum aşamasında ileri sürülmeyen hususların dava dilekçesinde ileri sürülmesinin önünde herhangi bir engelin bulunmadığını, hal böyle iken mahkemece hükümsüzlük isteğinin yalnızca Kurum aşamasında itiraza dayanak yapılan 2018/59236 ve 2015/79983 sayılı markalar esas alınarak değerlendirildiğini, oysa dava dilekçesinde bu iki marka dışında "..." asli unsurunu içeren çok sayıda markaya dayanıldığını, bu markaların 5, 29,30 ve 32. sınıflarda tescilli olduğunu bu husular nazara alındığında davaya konu markanın kapsamına alınmak istenen 35. sınıftaki 29 ve 32. sınıf malların satışı hizmetlerinin de hükümsüz kılınması gerektiğini, bir an için yalnızca Kurum aşamasında ileri sürülen markalar değerlendirmeye esas alınsa dahi bu markaların kapsamında bulunan 30. sınıftaki mallar 29 ve 32. sınıftaki mallar ile benzer/ ilişkili mallar olduğundan sırf bu markaların dahi davaya konu markanın 35. sınıfındaki bu malların satışı hizmetlerinin hükümsüzlüğü için yeterli olduğunu, müvekkilinin tanınmış markasının SMK'nın 6/5 hükmü uyarınca korunmayacağına ilişkin kanaatin doğru olmadığını, basiretli tacir gibi hareket etmekle yükümlü olan davalının müvekkilinin tanınmış markasını bilmediği veya bilebilecek durumda olmadığı ileri sürülemeyeceğinden benzer bir marka tercihinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu "..." ibareli markanın bir bütün olup ibarelerin genel izlenimindeki farklılık, yazım stili, kullanılan yeşil renk ve şekil unsuru ile davacının itiraza dayanak "..." ibareli markalarından yeterince uzaklaştığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, SMK'nın 6/5.maddesi koşullarının oluşmadığı ve başvurunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Davalı Kurum vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince, dosya içinde bulunan marka işlem dosyasından, davalı şirket tarafından "..." ibareli markanın 30, 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı ...'na 2021/068552 sayılı başvuruda bulunduğu, davacının, "..." ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığınca taraf markaları benzer görülmeyerek itirazın reddedildiği, davacının bu karara itirazının ise, YİDK'nin 2022-M-11841 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 8/9/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 4/11/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1.maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). Dava konusu başvuru "..." ibaresinden, davacının itiraza ve hükümsüzlük davasına mesnet markaları ise "..." ibaresinden oluşmaktadır. Dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davaya konu markada "..." ibaresinin görsel olarak öne çıkarıldığı, taraf markaları "çay keyfine" yönelik bir atıf içeriyorsa da, "..." ibaresinin dava konusu mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, ayırt ediciliği düşük bu ibarenin oraklığının markaları benzer kılmaya yetmeyeceği, dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği ve taraf markalarının bıraktıkları genel izlenim itibariyle SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı kanaatine varılmış, aksi yöndeki mahkeme kabulü yerinde görülmemiştir. Dairemizce karşılaştırılan marka işaretleri benzer bulunmadığından, ayrıca SMK'nın 6/1.maddesi anlamında markaların kapsamları yönünden emtia karşılaştırmasına ihtiyaç duyulmamıştır. Somut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve davalı ... YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Bu durumda Dairemizce, davalı ...'in istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıtılması mümkün olmamıştır. Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile benzer emtia yönünden SMK'nın 6/1.maddesi uyarınca kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/07/2023 gün ve 2022/431 Esas - 2023/302 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-YİDK kararının iptaline ilişkin davanın REDDİNE, 4-Hükümsüzlük talebinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 2021/068552 başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıftaki 30. sınıfa ait malların satış hizmetleri ve 43/1 sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, 5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30-TL karar ve ilam harcının davalı ... Gıda Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve marka hükümsüzlüğüne ilişkin davası kısmen kabul edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 264,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 90,00-TL tebligat ve posta masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 3.854,50-TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/3 kabul edilerek 1.284,83-TL'ye, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 1.446,23-TL yargılama giderinin davalı davalı ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 875,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, 10-Davalı şirket tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan herhangi bir gider bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 12-Davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 462,15-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 13-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine, 14-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.