T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1848 - 2026/702 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1848 KARAR NO : 2026/702 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2024/23 Esas, 2024/379 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat Taraflar arasındaki tazminat dav…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1848 - 2026/702 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1848 KARAR NO : 2026/702 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2024 NUMARASI : 2024/23 Esas, 2024/379 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına faydalı model tescilli (2013 00070) ''Çift Bıçaklı Taş Kesme Makinesi''nin müvekkilin bilgisi ve izni dışında davalıların uhdesinde olduğunun Ankara CBS'nin 2021/232195 soruşturma numaralı ve Sivrihisar CBS'nin 2022/289 soruşturma numaralı dosyalarından 16.02.2022 tarihi saat:16:00 itibariyle Sivrihisar İlçesi ... mevkiinde faaliyet gösteren davalı ... A.Ş. mermer ocağında çalışır vaziyette bulunduğunu, davalı şirket yetkilisinin somut geçerli bir satın alma belgesi sunamadığını, Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/908 Esas dosyasına sunulan protokol gereği davalıların işbirliği içinde davacının rızası dışında zilyetliğinden makinesinin alındığının ispat edildiğini, müvekkili şirketin 2013 tarihinde Patent Marka Kurumunda “2013-G-1604” başvurusu ile kayıtlı 2013 000070 tescilli “Çift Bıçaklı Taş Kesme Makinesinin ve davacı ... tüzel kişisinin tek imza yetkilisi olduğunu, bu makinenin ciddi emek sarfedilerek üretildiğini ve Küçük Ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının KOSGEB/ANKARA 23678 AR-GE ve İnovasyon Proğramı kapsamında geliştirmelerini devam ettirdiğini, ... 007 “Çift Bıçaklı Taş Kesme Makinesi”ni müvekkili şirketin 2013 yılından beri makine tanıtımı için aynı sektörde çalışan firmaların satın alma talepleri gereği incelenmesine ve özellikle granit ocaklarında kullanılması için kiralama ücreti karşılığı çalıştırılmasına izin verdiğini, firmaların talepleri olduğunda ve uygun görüldüğünde tanıtım amaçlı bilgi ve belgelerin paylaşıldığını, davalının haksız ve kanunsuz bir şekilde elde ettiği makinenin mermer ocağında ticari amaçla kullanmasının ve makinenin daha fazla zarar görmesinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Jandarma Karakolu Aramasında makinanın bulunduğu yerin davalıya ait ... Mermer Ocağı olduğunu, Mermer ocağı sahasında Mermer ocağının alt kademe içi sol tarafında “... “Çift Bıçaklı Taş Kesme Makinesi”nin olduğunun açıkça tespit edildiğini, makinanın mühürlenerek bağlanmasına ve kullanımının yasaklanmasına karar verilmesi için ivedi olarak ihtiyati tedbir talep ettiğini, Makinanın halen kullanılması sebebi ile yıpratılmış olması dikkate alınarak satış bedelinin haksız fiil tarihinden başlatılacak ticari faizi ile $ bedelinin ekskale edilmesi ile tespit edilecek bedelin haksız edinen davalılarca müteselsil olarak ödenmesine, haksız edinilen ve kullanılan makinanın vasıtası ile elde edilen gelirin davalılarca müteselsil olarak ödenmesine, şimdilik maddi zararın tespit edilerek belirli hale getirilene kadar belirsiz alacak talebi olarak 50.000,00 TL'nin faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin davanın zaman aşımına uğradığından zamanaşımı nedeni ile reddini talep ettiği, davacılardan ...'ün uyuşmazlıkta taraf sıfatı bulunmadığını, davaya konu edilen ayrıca açılan davada davacıların hukuki yararının olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, re'sen göz önünde bulundurulacak diğer nedenlerde usul ve yasaya aykırı talepler içeren davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin söz konusu makineyi ...'tan sözleşmeye istinaden aldığını, sözleşme hükümlerince satış konusu makinenin devri yapılıp, müvekkilleri tarafından bedeli ödenerek uhdelerine geçirildiğini, makinenin yeni maliki olduğunu, yetkisizlik itirazının kabulü ile dosyanın yetkili mahkeme olan Sivrihisar Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, görev itirazının kabulü ile dosyanın görevli mahkeme olan Sivrihisar Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, husumet yokluğu ile müvekkili aleyhinde davacı yanca açılan haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddine, müvekkiline ait taşınır mal üzerine konulması istenilen tedbir talebinin kanunun aradığı yasal koşulların olmamasından ötürü reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; ''...Öncelikle dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, yargılamanın ilk olarak Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/142 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğü, Mahkemece 2023/435 Karar sayılı ilamla görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşmesi üzerinde dosyanın Mahkememize gönderildiği ve yukarıda kayıtlı esası aldığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 'Dava Şartları'' başlıklı 114. maddesi şu şekildedir: ”(1) Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. “ Nihayet HMK'nın Dava Şartlarının İncelenmesi başlıklı 115.maddesi ise şu şekildedir: ” (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Görüldüğü üzere -aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması- dava şartı niteliğindedir. Derdestlik olarak da anlandırılan bu durum bir uyuşmazlığın mahkemede görülmekte ya da incelenmekte olması anlamına gelmektedir. Davanın açılması ile derdestlik başlar. Dava sebebi ve dava konusu aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa ikinci davada bu husus re'sen veya talep üzerine dikkate alınır ve ikinci dava, dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilir. Bu cümleden olmakla, davacılar vekilinin dava dilekçesindeki taleplerinin daha önceden Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/76 Esas sayılı dosyasında ileri sürüldüğü, bu nedenle Mahkememizce anılı dosyanın incelenmek üzere UYAP sistemi üzerinden istenildiği, yapılan incelemede Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden tefrik kararı verildiği ve bu taleplerin Mahkemenin 2022/360 Esasına kaydedildiği, anılı Mahkemece 2022/360 Esas sayılı dosyada yürütülen yargılama neticesinde 2022/225 Karar sayılı ilamla davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiği, yapılan yazışmalar uyarınca verilen kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşıldığı, işbu dosya ile bahsi geçen dosyanın incelenmesi neticesinde her iki dosyanın konusunun ve dava sebebinin aynı olduğunun görüldüğü, HMK'nın 114/1-ı maddesi uyarınca "aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" halinin dava şartı niteliğinde olduğu, HMK'nın 115/1 maddesi uyarınca hakimin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırabileceği, yine, davacılar tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar para olan tazminat istemine ilişkin davalar açısından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, TTK'nın 5/A maddesi gereğince eldeki davanın arabuluculuğa tabi olduğu, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu ancak dosya incelendiğinde dava tarihinden önceye ait arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 115/2.maddesinde dava şartı noksanlığın giderilmesinin mümkün olduğu hallerde bu eksikliği tamamlamak için taraflara kesin süre verilebileceğinin düzenlendiği ancak işbu davada dava şartı eksikliğinin tamamlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davanın açıklanan nedenlerle usulden reddine...'' dair karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; derdest olduğu bildirilen davada ile eldeki davada tarafların aynı kişiler olmadığını, dava konusu makinenin davacı şirketin ürettiği ve tek satıcı ve yetkilisi olduğu ve davalıların adi sözleşme ile davacının bilgisi dışında haksız şekilde el değiştirdiği ve jandarma tutanağı ile de bunun tespit edildiği somut iken haklı olan müvekkilinin tek satıcı olması sebebiyle uğradığı ticari itibar kaybını 5. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinden talep ettiğini, dava konusu tazminat talebinin ayrılarak tefrik edildiğini, işbu davada istenilen tazminat miktarının talepte tekerrür etmeyecek nitelikte kısmi ve düşük değerde olduğunu, makinenin milyonlarca TL değerinde iken açılan alacak miktarının sadece 50.000TL olduğunu, ek dava açılması kısmi dava açılması hakları mevcut iken davalı ve davacı sayısı değişmiş iken derdestliğin söz konusu olmadığını, davanın her aşamasında incelenmesi gereken görevli mahkemenin haksız fiile dayalı alacak olması sebebiyle asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, zaten söz konusu bu davanın derdest olduğu iddia edilen Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/142 Esas sayılı dosyasının bu mahkemeye gönderilen davanın ta kendisi olduğunu, kaldı ki haksız fiilin dava yeri hukukumuzda asliye hukuk mahkemesi olduğu halde hukuki bir garabet yaratıldığını, iki davada taleplerin aynı olmadığını, tazminata ilişkin talebin de mükerrerlik teşkil edecek değerde de olmadığını, dava şartı olan arabuluculuğun da dava açılmadan önce ifa edilmiş eksik hususlarda gerekli şekilde tamamlandığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. 1086 sayılı HMUK'nin 187/4. maddesinde ilk itiraz olarak düzenlenen derdestlik, 6100 sayılı HMK'nin 114/1-ı maddesi uyarınca öncekinden farklı şekilde bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan haller olarak tanımlanır. Dava şartları, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Dava şartlarından birinin bulunmadığı anlaşılırsa; mahkemece, dava esastan inceleme yapılmaksızın salt bu nedenle reddedilecektir. 6100 sayılı HMK'nin 114/1-ı maddesi “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" hususunu dava şartı olarak belirtmiştir. Eldeki dava açısından derdest kabul edilebilmesi için öncelikle eldeki davadan daha önce açılmış bir davanın olması ve bu davanın da eldeki dava ile konusu, tarafları ve sebebinin aynı olması gerekir. Aynı Kanunun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının olup olmadığı mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında resen araştırılır. Tüm dosya kapsamından; Ankara 5. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/76 Esas sayılı dosyasında tefrik kararı verilerek, tefrik edilen kısmın mahkemenin 2022/360 Esasına kaydının yapılarak görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilerek dosyanın Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve Mahkemenin 2024/23 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda, Ankara 5. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/360 Esas 2022/225 Karar sayılı dosyasında; davacının ... Makina Tasarım Madencilik Tekstil İnşaat Turizm İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, davalının ... Madencilik Anonim Şirketi olduğu, işbu Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/23 Esas 2024/379 Karar sayılı dosyasında ise davacıların ... Makina Tasarım Madencilik Tekstil İnşaat Turizm İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ..., davalıların ..., ... ve ... Madencilik Anonim Şirketi olduğu ve eldeki davada davalıların müteselsil sorumluluğunun talep edildiği görülmüştür. Her iki dosyanın incelenmesinde dosya taraflarının aynı olmadığı, böylece derdestlik şartının oluşmadığı anlaşılmıştır. Şu halde davalar arasında derdestlik bulunmadığı ve HMK'nın 114/1-ı maddesinin koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1)Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 gün ve 2024/23 Esas, 2024/379 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3)Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine, 4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3. maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddenin 1.fıkrasının a bendinin 4. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır