11. Hukuk Dairesi 2010/1369 E. , 2011/11002 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 tarih ve 2003/877 - 2009/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2010/1369 E. , 2011/11002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2009 tarih ve 2003/877 - 2009/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket genel müdürü ...’in, müvekkili ile ailece görüşmesinin tesis ettiği güvenden faydalanarak müvekkilinin davalı aracı kurumda hesap açmasını sağladığını, müvekkilinin yılın büyük bölümünü Datça’da ve yurtdışında geçirmesi nedeniyle hesabın açılmasından itibaren gerçekleşen işlemler konusunda bilgi sahibi olamadığını, Sermaye Piyasası Kanunu ve mevzuatı gereğince davalı kurum tarafından müvekkiline gönderilmesi gereken hesap ekstrelerinin müvekkilinin sözlü istemine rağmen gönderilmediğini, müvekkilinin davalı aracı kurumdaki bir takım usulsüzlükleri SPK’ya şikayet ettiğini, ayrıca hesap ekstrelerinin ve diğer belgelerin noter ihtarı ile istenildiğini, istenilen belgelerin gönderilmediğini, bunun yerine içeriği anlaşılamayan ve hiçbir bağlayıcılığı olmayan ekstreler gönderilmeye başlanıldığını, 2003 yılı Şubat ayında gönderilen ekstre incelendiğinde, hesapta büyük tutarsızlıkların olduğunun, detay bilgi verilmediğinin ve müvekkilinin maddi varlığının sistemli bir şekilde yok edildiğinin görüldüğünü, davalı aracı kurumda gerçek ve gerçek dışı olmak üzere iki ayrı hesap düzeninin bulunduğunu, müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında hisse senedi alım satım işlemlerinin yapıldığını ve müvekkiline kredi kullandırıldığını, buna benzer birçok usulsüz işlem yapıldığını, bu işlemlerin tek bir kişi tarafından yapılmasının mümkün olmadığını, bu işlemlerin ancak aracı kurum yönetici ve yetkililerinin fikir ve elbirliği ile gerçekleştirilebile- ceğini, TTK’nun 336. ve 342. maddeleri gözetildiğinde tüm davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000 TL’nın reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Richard Charles Jackson vekili, yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluğuna ilişkin bir davanın açılması halinde tazminatın ancak şirkete verilmesinin talep olunabileceğini, müvekkilinin 15.04.2002 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, bu tarihten önce yapılan işlemlerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin davalı aracı kurumda genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, yurtdışı pazarlama bölümü ile ilgili yetkisinin bulunduğunu, dava konusu işlemlerden müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekili, davacının kızı olan...’nin müvekkili şirketin eski bir personeli olduğunu, 1996 yılından 13.01.2003 tarihine kadar genel müdür asistanı olarak görev yaptığını, 13.01.2003 tarihinde adı geçen kişinin yurtdışına kaçtığının öğrenildiğini, yapılan denetlemede, ...’nin bazı müşteri hesapları üzerinde sahte ve usulsüz işlemler yaptığının, bu işlemler ile müvekkili şirketi ve müşterilerini zarara uğrattığının, ... ile birlikte davacı, davacının eşi .... ve...’nin eşi ....’nin söz konusu usulsüz işlemlerden haksız menfaat sağladıklarının tespit edildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ...’ın davalı aracı kurumdaki hesabına yönelik işlemleri yürütmek üzere kızı...’ye vekalet verdiği, tüm işlemlerin davacı adına kızı tarafından yürütüldüğü, hesap ekstrelerinin davacının bildirdiği adresine tebliğ edildiği, davacının hesabında yapılan işlemlerden haberdar olduğu, davacının, aynı zamanda davalı aracı kurumda çalışan kızını vekil tayin ederken iradesini yanıltan, vekalet ilişkisini ya da yapılan işlemleri sakatlayan herhangi bir unsurun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, menkul kıymet işlerine aracılık eden anonim şirket ve yöneticilerine karşı tazminat istemine ilişkindir. Dosya içindeki belgelerden, davalılardan genel müdür ve yönetim kurulu murahhas üyesi ... hakkında müşteri hesaplarında usulsüz işlem yapılmasına göz yumması nedeniyle emniyeti suistimal suçundan İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesi'ne ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı, BK'nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağından, sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Mahkumiyet ilamının bu davalı ve buna bağlı olarak diğer davalıların da hukuki durumunu etkileyebileceğinden tüm davalılar bakımından sonuç doğurabilecek bu yön üzerinde durulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.