11. Hukuk Dairesi 2024/802 E. , 2024/8916 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/402 Esas, 2023/999 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2020/582 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h…
**11. Hukuk Dairesi 2024/802 E. , 2024/8916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/402 Esas, 2023/999 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/71 E., 2020/582 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Nak. Ltd. Şti. adlı şirket tarafından kendi iradesi dışında bu şirketin yurtdışı temsilcisi göreviyle atanmış olduğunu, bu işlemin ilanından sonra yine haberi olmadan görevden azledildiğini, oysa bu işlemlerde kurucu unsur olan irade beyanının bulunmadığını, bu nedenle yapılan işlemin yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin haberi olmadan yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ve sehven görevde kaldığı döneme ilişkin sorumlulukları ve yükümlülüklerinden dolayı bu kaydın silinmesi, değiştirilmesi gerektiğini, bu hususta davalı kuruma yaptığı başvurunun haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek Ticaret Sicil Memurluğu'nda yayınlanan 28 Ekim 2009 tarih ve 80960 sayılı ... Na. Mad. İnş. Taah. Mat. Rek. Tanıtım Kuru Tem. Tıbbi Cihazlar ve Medikal tarım Ürün. Sağlık Hiz. İhra. İth. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 27.08.2019 şirket karar tarihli yurtdışı temsilciliğine atanma kararının ve ilanının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava dışı şirketin yurtdışı temsilciliğine atanmasına ilişkin Osmaniye 2. Noterliği tarafından 29.09.2009 tarih ve 11061 yevmiye nolu tasdik edilen 27.08.2009 tarihli ortaklar kurul kararının Osmaniye Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil edildiğini, 28.10.2009 tarih ve 80960 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan olduğunu, davacının yurtdışı temsil görevine Osmaniye 2. Noterliği'nin 17.08.2011 tarih ve 10190 yevmiye nosu ile onaylanan ortaklar kurulu kararıyla son verildiğini, bu hususun 17.08.2011 tarihinde tescil ve ilan olduğunu, tescil ve ilan talebinin yetkili şirket müdürü tarafından yapıldığını, müvekkili sicil müdürlüğünün davaya konu ortaklar kurulu kararının oluşmasında maddi hukuk anlamında herhangi bir hak yada yükümlülük sahibi olmadığından savunarak, davalı sıfatıyla kazai olarak yükümlülük altına sokulamayacağından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu ilan talebinin Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22 nci maddesinin (e) bendine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 620 nci maddesi hükmüne uygun şekilde alınmış olduğu, ilan başvurusuna esas olan kararın şirket müdürü tarafından tescil ve ilanının talep edildiği, ilan işleminin kanun ve mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince,Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan bir başvurunun kanunun aradığı şartları taşıyıp taşımadığının ilgili ticaret sicil memurları tarafından incelemesi gerekmekte ise de, memurların bu yetkisi başvuruda emredici hükümlere aykırılık olup olmadığı hususuyla sınırlı bulunduğu, ticaret sicil memurunun yapacağı incelemenin sınırını emredici kanun hükümlerine bir aykırılığın bulunması ve bu aykırılığın hiç tereddüde yer vermeyecek şekilde açık olmasını oluşturduğu, dava konusu başvuruda kanun hükümlerine bir aykırılığın bulunmadığı, yapılan ortaklar kurulu toplantısı ve alınan kararın her hangi bir mahkemece iptal edilmediği, bu nedenle davalı ... sicil müdürlüğü tarafından başvurunun reddine ilişkin kararın doğru olduğu, mahkemece davanın reddine dair kararın da usul ve yasaya uyun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 34 ve 620 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.