T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2082 - 2025/2327 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2082 KARAR NO : 2025/2327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2022 NUMARASI : 2016/462 Esas, 2022/973 Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2082 - 2025/2327 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2082 KARAR NO : 2025/2327 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/11/2022 NUMARASI : 2016/462 Esas, 2022/973 Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 27/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.11.2022 tarih ve 2016/462 Esas, 2022/973 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20/09/2015 tarihinde plakasız motosiklette yolcu olarak seyir halindeyken ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışmaları neticesinde yaralandığını, kaza mahalline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan tutanağa ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/79960 soruşturma nolu dosyasına göre olayda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, tüm kusurun davalılara sigortalı diğer araçlara atfedildiğini, trafik kazasına karışan ... plakalı aracın olay tarihine kapsayan Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ... numarası ile davalı ... A.Ş tarafından düzenlendiğini, diğer araç olan plakasız motorsikletin ise Zorunlu Trafik Sigortası bulunmadığından ...nın sorumlu olduğunu, tahkikat sonucunda müvekkilinin bedensel maluliyetine bağlı zararının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet veren motosikletin tescilsiz olduğunu, davaya konu kazada kanunda ...'nın sorumluluğuna sebep olacak şartların sağlamadığını, husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti adli tıp vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi’nden maluliyete ilişkin sağlık raporu alınması gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkil şirkete 07/09/2015-2016 tarihlerinde geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyet oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine veya Üniversitesi Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevkine karar verilmesini, tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığını belirterek kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, maluliyet oranı tespiti için davacının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümüne sevkini, geçici iş göremezliğe ilişkin talebin reddine, kusurun ve maluliyet oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 9.177,30 TL geçici işgöremezlikten kaynaklanan 174.000,00 TL kalıcı işgöremezlikten kaynaklanan olmak üzere toplam 183.177,30 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; anılan kararda hatır taşıması ve müterafik kusur indiriminin şartlarının oluşmadığını, şartları oluşmadığından bu hususlar ile ilgili %40'lık indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; gerekçeli kararda müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen hüküm kısmında aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı ... vekili; davacı tarafça maluliyet sebebiyle tazminat talebine ilişkin olarak dava öncesinde müvekkili kuruma başvuru yapılmamış olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, araç sürücüsünün belli olduğunu ve aracın varsa plakası, yoksa türü hakkında bilgi alınabilecekken yerel mahkemece hiçbir araştırma yapılmadığını, aracın motorlu bisiklet olması veya silindir hacminin 50 cc'nin altında olması halinde gerçekleşen zarardan müvekkili kurumun sorumluğunun bulunmadığını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucu açılan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar tüm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Kazaya sebep motosikletin tescile tabi olup olmadığına yönelik yapılan incelemede: 2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...na başvurulabileceği, belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc' yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile bu hacim altındaki motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. Dava konusu uyuşmazlıkta, kazaya neden olan davacının motosikletine çarpan plakası tespit edilemeyen motosikletin dosya kapsamından, trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davacı arkadaşının motosikletinde yolculuk yaparken kaza geçirdiğine göre motosikletin 500 cc üstünde olup olmadığı tespit edilebilir. O halde mahkemece, öncelikle söz konusu araç ve araçla ilgili bilgilerin (tescil evrakları ile kaza fotoğrafları, varsa fatura vb belgelerin) temini ve varsa tanık dahil diğer delillerin sunulması için davacı tarafa süre verilmeli ve akabinde gerekirse makina mühendisi bilirkişinden rapor alınarak motosikletin cinsi, modeli, silindir hacmi, trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığı belirlenerek, trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olup olmadığının netleştirilmesi, bu sonuca göre davacının davalı ...'ndan tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığı hususu bu duruma göre gözetilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmeyip, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Davalı ... şirketi vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Mahkemece verilen 01.11.2022 tarihli gerekçeli kararın gerekçe kısmında "...Axa yönünden davanın reddine karar verilmiştir." şeklinde gerekçe yazıldığı fakat hüküm kısmında tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür. Öncelikle belirtmek gerekir ki; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298. maddesi uyarınca kararların gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunun HMK’nin 297/2. maddesinde öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Mahkemece yargılama sonunda verilen bu kısa karar, bir davayı sona erdiren temyizi mümkün olan (nihai) son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Bu aşamadan sonra yapılması zorunlu iş, gerekçeli kararı, kısa karar doğrultusunda ve yasal gerekçeleriyle birlikte mahkemenin yazmasından ibarettir. Artık bu karardan dönme (rücu) olanaklı olmadığı gibi, kararın asli unsurlarından olan gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun biçimde yer alması gerekir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1991/7 E. ve 1992/4 K. sayılı ve 10.4.1992 günlü kararı). Esasen ilamın tefhim edilen karara uygun yazılması ve gerekçe taşıması kamu düzeni ile doğrudan ilgili temel kurallardan olup, bu kurala kanun koyucu HMK'nın 294. ve 298. maddeleriyle varlık kazandırmıştır. “Hükmün yazılması” başlıklı 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2015 Tarih, 2014/2440 Esas ve 2015/1222 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hâkimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Diğer taraftan; 6100 sayılı HMK'nin 305. maddesinde, hükümlerin tavzihi, hükmün müphem olması veya birbirine aykırı (çelişik) fıkralar ihtiva etmesi halinde, hükmün gerçek anlamının meydana çıkarılması için başvurulan bir yol olduğu belirtilmiş olup, hükmü değiştirecek nitelikte tavzih kararı verilmesi mümkün değildir. Değinilen yasal mevzuat ve yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olayda; gerekçeli karar ile hüküm arasında çelişkili olduğu belirgindir. Bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir. Tarafların sair istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.11.2022 tarih ve 2016/462 Esas, 2022/973 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.27.10.2025 Başkan Üye Üye Katip İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır