T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1887 KARAR NO:2025/2000 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/06/2025 NUMARASI:2024/612 Esas - 2025/556 Karar DAVA :İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle dair v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1887 KARAR NO:2025/2000 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/06/2025 NUMARASI:2024/612 Esas - 2025/556 Karar DAVA :İtirazın İptali (Eşya taşımadan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle dair verilen karara karşı, tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Almanya’dan Türkiye’ye yapılan davalı sorumluluğunda gerçekleştirilen karayolu nakliyesi sonrasında İstanbul’daki ...’ya ulaşan sevkiyat aracının tahliyesi esnasında müvekkili şirketin nezdinde sigortalı bulunan mallarda zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından 20.12.2022 tarihinde ödenen tazminat 1.128,05 USD tutarında rücu edildiğini, müvekkili şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK'nın 1481.maddesi kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluklarının doğduğunu, rücu alacağının tahsili amacıyla başlatına ilamsız takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 1.159,94 USD (takip toplamı) üzerinden devamı ile 20.12.2022 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden çevrilerek tahsilini, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatının tahsiline, davalıların menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın dava dışı Mağdenli Şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, somut olayda zamanaşımının söz konusu olduğunu, her şeyden evvel CMR Konvansiyonunda belirtilen süreler dâhilinde açılmayan işbu davanın zamanaşımı dolayısıyla reddinin gerektiğini, somut durumda müvekkili şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, dava dışı sigortalı şirket tarafından CMR Konvansiyonunun 30. maddesine uygun bir bildirim yapılmadığını, dava konusu eşya taşımasında FCA teslim şeklinin belirlendiğini, belirlenen teslim şeklinin eşya ile ilgili tüm risk ve masraflarının teslim anından itibaren alıcının sorumluluğuna geçtiğini, söz konusu eksik emtiaya ilişkin olarak dosyaya sunulan eksper raporunun müvekkili bakımından kesinlik içermediğini, kayıp ve hasarın emtia müvekkili şirketinin zilyetliğindeyken meydana gelmediğini, nakliyat emtia abonman sigorta poliçesinin tamamının dosyada yer almaması sebebiyle sigorta poliçesine dair beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını belirterek, davanın reddine, kötü niyet tazminatının ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Açılan davanın davaya konu emtiaların zarara uğramasından kaynaklı... sigortasına dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkin olup,davaya konu 28.04.2022 tarihinde meydana gelen Nakliyat Hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen ... poliçe numaralı Nakliyat Blok Abonman ve bağlı ... sertifika numaralı nakliyat ... Poliçesi vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu hasar tutarının 975,00 EURO olarak tespit edildiği ,davacının sigortalısı tarafından Almanya'dan Türkiye'ye ticarete konu ilaç emtia taşımasını davalı ... A.Ş. firması üstlenmiş, yükü teslim aldıktan sonra taşıma sürecini organize ettiği davalı ... A.Ş. firması bu taşıma işi ile birlikte başka üstlendiği taşımaları konsolide ederek grup yük taşıması şeklinde taşımayı organize ettiği; doğrudan 179,20 EURO navlun karşılığı taşıma faturası tanzimettiği,... Poliçesi (... Poliçesi-...) ve ... Sigorta Sertifikası Sigortalının ... Şirketi Geçerli olduğu tarihlerin ... — ... Sigortası genel şartlarının geçerli olduğu , Poliçeye bağlı olarak düzenlenen ... Seritifkasına göre sevkiyat başlama tarihinin 15.04.2022 düzenleme tarihinin sigortalının ... Şirketi Almanya-İstanbul taşıması, karayolu taşıması, emtianın ... /2, miktarının 1250 kg olduğu, İlk anda araçtan tahliye esnasında 1 paket emtianın hasarlı olduğu ve CMR üzerine hasar notu düşüldüğü ancak emtia sigortalının deposuna geldiğinden hasarlı adetin 3 torba olduğu ,14.04.2022 tarihinde taşımaya alınan yükün 28.04.2022 ... tesliminde “1 kapta akarlı hasar tespiti” sabit olup, bu durumda CMR m.30 gereği ayrıca bir bildirim şartı aranmayacağı ,ancak kural olarak 18.04.2022 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi bir (1) yıl olduğu tespit edilmiş olup bu kapsamda davaya konu taşıma işinde hasar tarihinin 28/04/2022 tarihi olduğu olduğu, ilk icra takibinin ... sayılı icra dosyasında 10/10/2023 tarihinde başlatıldığı, yapılan takipte borca ve yetkiye itiraz üzerine takibin 26/10/2023 tarihinde durduğu, ... esas sayılı dosyasında 24/05/2024 tarihinde yeniden borca itiraz üzerine takibin durduğu, iş bu davanın.05/07/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hasar tarihinin 28/04/2022 tarihi olduğu icra takibinin 10/10/2023 tarihi olduğu bu şekli ile icra takibi bir yıllık süre içerisinde açılmamış olup CMR 32/3 'e göre zaman aşımının durması ve kesilmesi hakkında davaya bakan hakimin hukuku uygulanır.Zaman aşımının durması ve kesilmesi 6098 sayılı TBK'nın 153 ve 154 maddelerinde düzenlenmiş olup olayımızda zaman aşımını kesen ve durduran bir neden mevcut değildir. Davaya konu taşıma işinde, icra takibinin ilk başlatıldığı icra müdürlüğünde talep edildiği tarihe kadar 1 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiği, arada zaman aşımını durduran veya kesen bir işlem olmadığı..."gerekçesiyle, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin sigortalısına ait emtiaların davalı taraf sorumluluğundayken zarara uğradığını, alıcının emtiaları 10.10.2022 tarihinde teslim aldığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekçede bahsedilen tarihin antrepo tarihi olduğunu, emtiaların hasar tarihinin 10.10.2022 tarihi olduğunu, davaya konu icra takibinin açılış tarihinin ise 10.10.2023 tarihi olduğunu, TTK'nın 885. maddesindeki genel hükümde, taşıyıcının sorumluluğu bakımından eşya taşımlarında talep haklarının bir yılda zamanaşımına uğrayacağının belirtildiğini, bu sürenin eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi tarihinde, eşya tamamen zayi olmuş ise eşyanın teslimi gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağının belirtildiğini, eşyanın tam zıya halinde zamanaşımının gönderilene teslim tarihinde başlayacağı kuralından farklı olarak teslim edilmesi gereken sürenin esas alındığını, Mahkeme tarafından huzurdaki uyuşmazlığa konu hasara istinaden hatalı değerlendirme yapılarak zamanaşımının hatalı değerlendirildiğini, zarara istinaden hesaplanan ödeme tarihinin 20.12.2022 olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, nakliyat sigortası kapsamında uluslararası karayolu ile gerçekleştirilen taşıma sırasında yükte meydana gelen ve sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin davalı taşıyandan rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı sigorta şirketine sigortalı dava dışı ... AŞ'nin Almanya'da mukim şirketten satın almış olduğu ürünlerin Almanya - İstanbul arasındaki taşıması işini davalı şirketin gerçekleştirdiği, ürünlerin 28.04.2022 tarihinde antrepoya tahliyesi öncesinde Almanya'dan ithalatı yapılan emtianın paletinde akarlı hasar tespit edildiği, hasar tespiti sonucunda davacı şirket tarafından emtia hasar bedelinin 20.12.2022 tarihinde sigortalıya ödendiği, 10.10.2023 tarihinde bu bedelin rücuen tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun takibe 26.10.2023 tarihinde itiraz ettiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, iş bu davada, CMR'nın 32. maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, iş bu uyuşmazlıkta üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.Mahkemece, rapor alındıktan sonra yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın zamanaşımına nedeniyle reddine karar verilmiştir.Dava konusu uyuşmazlıkta taşıma, Almanya - Türkiye İstanbul arasında karayolu ile gerçekleştirilmiş olduğundan CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi bir yıl olarak kabul edilmiştir. Aynı fıkranın 2. cümlesi gereğince, hasarın bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen bir kusurdan meydana geldiğinin kabul edilmesi hâlinde zamanaşımı süresi, üç yıl olarak kabul edilmelidir.Dosya kapsamındaki belgelerden ve bilirkişi raporundaki tespitlere göre; davalı taşıyıcının hasarın oluşumunda bilerek bir kötü hareketi, pervasızca davrandığı, ağır kusurlu olduğu kanıtlanmamıştır. Bu durumda, CMR'nin 32. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin bir yıl olarak kabulü gerekmiştir. Öte yandan, CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda TBK'nın 146 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Bu durumda kural olarak davadaki talebin bir yıllık süre içerisinde ileri sürülmesi gerekir. Emtianın 28/04/2022 tarihinde teslim edilmesi nedeniyle zamanaşımı süresi bu tarihte işlemeye başlar takibin yahut davanın en geç 29.04.2023 tarihinde açılması gerekir.Davacı tarafça icra takibi 10.10.2023 tarihinde yani bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra başlatılmış olup, somut olayda zamanaşımını kesen veya durduran bir neden de mevcut değildir. İcra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan mahkemenin davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair verdiği kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜ:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 18.12.2025