11. Hukuk Dairesi 2021/6556 E. , 2023/1153 K. MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Ad…
**11. Hukuk Dairesi 2021/6556 E. , 2023/1153 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurul (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili ile duruşmasız olarak davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kırtasiye ve fotokopi kağıt sektöründe 2014 yılından beri faaliyet gösterdiğini, ... (TPMK) nezdinde farklı ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, 28.01.2016 tarihinde 2016/07246 sayılı "vest pa international office paper+şekil" ibareli 16. sınıf malları içerir marka başvurusu yaptığını, davalı şirket tarafından adına tescilli 2011/25921 sayılı "office international copier bond+şekil" ibareli, 2011/57304 sayılı "ve-ge+şekil" ibareli ve 2011/113444 sayılı "ve-ge print+şekil" ibareli markalara dayalı olarak başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığınca bu itirazın reddine karar verildiğini; ancak davalı şirketin bu karara yaptığı itirazın YİDK tarafından tarafından kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddedildiğini, anılan kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı şirketin itirazına mesnet markalar ile müvekkilinin başvurusu arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, sadece markaların "VE" ibaresi ile başlamasının benzerliğe yol açmayacağını, davalı Şirketin, markalarda aynı renklerin kullanılması nedeniyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu iddiasının da hukuki temelinin bulunmadığını, önemli olanın fiili kullanımların değil, dava konusu marka başvuru görselinin davalı markalarına benzerlik gösterip göstermediği olduğunu, dünyada fotokopi kağıdı üreten ve satan firmaların çevreye duyarlı olduklarını göstermek için yeşil rengi kullandıklarını, tüketicilerin bu yeşil renk nedeniyle yanılgıya düşmediklerini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesinde; müvekkilinin kağıt ve diğer ürünler piyasasında lider durumda olduğunu, onlarca markasının tescilli bulunduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili şirket markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun kötü niyetli yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iptali istenen YİDK kararının bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçedeki açıklamalar ile somut olay yönünden yapılan değerlendirmenin çeliştiğini, dava konusu başvuru ile redde mesnet müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, fotokopi kağıdı bakımından piyasaya arz edilen çok fazla ürün olmadığını ve sunulan ürünlerin birbirlerine marka, şekil ve ambalaj olarak benzemediklerini, oysa davacının müvekkili markasını ustalıkla taklit ettiğini, zaten davacının sektörde bilinen markaları taklit etmeyi ticari alışkanlık haline getirdiğini, sektörel olarak düşünüldüğünde tüketiciler tarafından her iki ürünün karıştırılmama ihtimalinin bulunmadığını, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ve ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporunda markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun açıklandığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarının da örtüştüğünü ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "vest pa international office paper+şekil" ibareli başvuru ile redde mesnet "office international copier bond+şekil", "ve-ge+şekil" ibareli ve "ve-ge print+şekil" ibareli markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, renklerin kimsenin tekeline verilemeyeceği gözetildiğinde, taraf markalarında aynı renklerin kullanılmasının iltibasa yol açmayacağı, bu davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve iptali istenen Kurum kararında tartışılmayan hususların bu davada tartışılamayacağı, iptali istenen kararda iltibas nedeniyle davacı başvurusunun reddine karar verildiği, kötü niyetin ret gerekçesi yapılmadığı, dolayısıyla davalı Şirketin kötü niyete ilişkin istinaf itirazlarının bu davada tartışma yerinin bulunmadığı, aynı nedenle davacının fiili kullanımlarının da bu davanın konusu olmadığı, marka başvurusu esas alınarak iltibas değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, şayet davacının markasını tescilli olduğu biçimden farklı kullanması halinde davalı Şirketin her zaman yasal yollara başvurabileceği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YDİK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 35 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.