7. Hukuk Dairesi 2024/291 E. , 2024/5330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/71 E., 2023/2838 K. DAVA TARİHİ : 27.06.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2021/290 K. Taraflar arasındaki el yazılı vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince vasiyetnamede bulunan isim, yazılar ve imzaların murisin eli ürünü olduğu, vas
**7. Hukuk Dairesi 2024/291 E. , 2024/5330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/71 E., 2023/2838 K. DAVA TARİHİ : 27.06.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2021/290 K. Taraflar arasındaki el yazılı vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince vasiyetnamede bulunan isim, yazılar ve imzaların murisin eli ürünü olduğu, vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ağabeyi ...'ın 18.04.2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davalı eşi ile müvekkilinin kaldığını, davalı tarafından İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak dava konusu vasiyetnamenin açıldığını, ancak vasiyetname şekil unsurlarını tam olarak taşımadığından geçersiz olduğunu, mahkemece vasiyetnamenin geçerli olduğu kabul edilse dahi, vasiyetnamede ortaya konulan iradenin vasiyetname kaleme alındıktan sonra değiştiği ve bu nedenle vasiyetnamenin hükümsüz olduğu kanaatinde olduklarını, bilahare vasiyetnameye ekleme yapıldığını, ilk sayfanın üzerindeki "Bir de ... ...'a ofis kapanırsa 30.000,00 TL ödenecektir ..." yazısından anlaşıldığını, her sayfanın imzalanmadığını, el yazısı ile kaleme alındıktan sonra saklanmak üzere notere veya sulh hukuk hakimliğine de teslim edilmediğini, dolayısıyla, vasiyetnamenin gerçekten mirasbırakan tarafından kaleme alınıp alınmadığını tespit etmenin mümkün olmadığını, bu nedenle vasiyetnamedeki el yazısı ve imza üzerinde inceleme yapılarak vasiyetnamenin mirasbırakan ... tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, mirasbırakan kaleme aldığı vasiyetnamede, müvekkiline düşecek olan miras payını da eşine bırakmasının sebebini aralarındaki husumet olarak dile getirdiğini, oysa vasiyetnamenin kaleme alındığı tarih ile mirasbırakanın vefatı arasında uzun yıllar olduğunu, dolayısıyla vasiyetnamenin düzenlendiği tarihteki koşulların değiştiğini, mirasbırakanın mirasını müvekkiline bırakmama sebebi ortadan kalktığını ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iptal edilerek hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun el yazılı vasiyetname başlıklı 538. maddesi el yazılı vasiyetnamenin geçerlilik şartını açık bir şekilde dile getirdiğini, vasiyetnamenin imzalanmasının zorunlu olduğunu, ancak her sayfasının ayrı ayrı imzalanması gerektiği yönünde bir ifade bulunmadığını, el yazılı vasiyetnamelerde istenildiği zaman ekleme ve çıkarmalar yapılabiliceğini, sadece vasiyet edenin kendi el yazısı ile yazılması zorunlu olduğunu, el yazılı vasiyetnamenin yetkili memura bırakılmasının zorunlu olmadığını, murisin kardeşine ve kardeşinin çocuğuna zamanında kendisini çok kırdıkları için herhangi bir mal varlığı bırakmadığını, vasiyetnamenin iptalini gerektiren sebeplerden birinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp ve Adli Belge İnceleme Grafoloji uzmanı bilirkişi raporuna göre vasiyetnamede bulunan isim, yazılar ve imzaların murisin eli ürünü olduğu, vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; grafoloji uzmanının düzenlediği rapora itirazları ile Adli Tıp Kurumundan rapor alınması yönündeki talepleri de reddedilerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı tanıkları; muris ile davalı eşinin mutlu bir evlilik hayatı olmadığını, davalı tanığı ... beyanında, murisin kardeşine ve yeğeni ...a çok düşkün olduğunu beyan ettiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile el yazısı vasiyetnamenin kanunda yazılı şekil şartlarına uygun olarak tanzim edildiği ve şekil şartlarına haiz olduğu, Adli Tıp ve Adli Belge İnceleme "grafoloji" uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 09/06/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre vasiyetnamede bulunan isim yazıları ve imzaların murisin el ürünü olduğu, vasiyetnameye ekleme yapıldığı ileri sürülmüşse de bu bölümün ile vasiyetname bütünlük arzetmekle sonradan vasiyetnameye eklendiğinin kanıtlamadığı, zaten bu kısımda vasiyet lehtarına yükümlülük yüklendiği, vasiyetnamenin ilk sayfasında murisin imzası bulunmuyor ise de Kanunun 538. Maddesine göre el yazısı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olmasının zorunlu olduğu, vasiyetnamenin her sayfasının muris tarafından imzalanması hususunda bir hüküm bulunmadığı, vasiyetnamede belirtilen olayların değişmesinin vasiyetnamenin iptali sebeplerinden olmadığı, murisin vasiyetnameyi düzenleme şekli, vasiyetnamesinden yakın arkadaşlarına bahsetmesinin vasiyetname yapma iradesini kesin bir şekilde ortaya koyduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, TMK. 538 inci ve 557 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.