İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmeti için düzenlediği 20/02/2018 tarihli 149.272,38-TL (KDV hariç 126.502-TL) fatura bedelinin ödenmediğini, 149.272,38-TL asıl alacak ve 26.022,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 175.294,83-TL'nin tahsili için d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1522 KARAR NO : 2025/1571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2022 NUMARASI : 2021/60 Esas - 2022/153 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 29/01/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalıya verdiği taşıma hizmeti için düzenlediği 20/02/2018 tarihli 149.272,38-TL (KDV hariç 126.502-TL) fatura bedelinin ödenmediğini, 149.272,38-TL asıl alacak ve 26.022,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 175.294,83-TL'nin tahsili için davalı aleyhine İstanbul 33. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibinin başlatıldığını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, taraflar arasında mal teslimi yapılmadığını, taşımanın soyut iddia niteliğinde olduğunu, taşınan emtianın kime teslim edildiğinin belli olmadığını, faturanın müvekkilince iade edildiğini ve davacının iddia ettiği gibi 3.329 ton taşıma yapılmış olamayacağını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, bilirkişi raporuna göre takip dayanağı 20/02/2018 tarihli faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, faturanın davacının BS, davalın da BA formlarında bildirildiği, davalının faturayı 8 günlük süresinden sonra 16/07/2020 tarihli faturayla iade ettiği, davacının davalıdan fatura bedeli kadar alacağının bulunduğu, ancak takipten önce temerrüdün oluşmadığı ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının 149.272,36-TL asıl alacak için iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, fazla istemin reddine; asıl alacağın %20'si oranında 29.854,47-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, dayanağı kanıtlanamayan faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasının ve süresinde itiraz edilmemesinin akdi ilişkiyi kanıtlamadığını; mahkemenin ön inceleme duruşmasının ara kararında davacı vekiline faturaya konu taşıma hizmetinin verildiğini gösteren yazılı delillerin sunulması için süre verilmesine karar verildiğini, fakat davacının delil sunmadığını; bir günde 3.390 ton malzemeyi teslimin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu mahkemenin de kabul ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Davaya konu icra takibinin dayanağı olan 20/02/2018 tarihli ve KDV dahil 149.272,38-TL (KDV hariç 126.502-TL) bedelli faturada "3.329 ton İstanbul Tekirdağ nakliye bedeli" açıklaması yazılıdır. Davalı, kendisine böyle bir hizmet verilmediğini belirterek söz konusu fatura için 16/07/2020 tarihli iade faturası düzenlemiştir. Davacı da, noterden davalıya gönderdiği 22/07/2020 tarihli ihtarla iade faturasına itiraz emiştir.Yargılama aşamasında alınmış mali müşavir bilirkişi raporunda, söz konusu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığı ancak davalının bilirkişi incelemesi için dosyaya sunduğu 15/11/2021 UYAP havale tarihli dilekçesinin ekindeki (s.8-10) BA kayıtlarında, faturanın Şubat 2018 döneminde beyan edildiğinin görüldüğü ve davalının faturaya itiraz etmediği görüşü belirtilmiştir. Ayrıca dosyaya getirtilmiş davacının BS kayıtlarında, davaya konu faturanın Şubat 2018 döneminde beyan edildiği belirlenmiştir. Davalı 20/02/2018 tarihli faturayı 28/03/2018 tarihinde BA formuyla vergi dairesine bildirmiştir. Davalı TTK'nın 21/2. maddesinde düzenlenmiş 8 günlük itiraz süresinden sonra, 16/07/2020 tarihli ve davacının kabul etmediği iade faturasını düzenlemiştir. Bu nedenle ve takibe dayanak faturanın davalı tarafça BA bildirimiyle vergi dairesine beyan edildiği gözetildiğinde, fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini kanıtlamış olan davacının fatura bedeli kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 10.196,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2,550-TL harcın mahsubu ile kalan 7.646,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 89-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2025