11. Hukuk Dairesi 2014/9134 E. , 2014/16528 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 gün ve 2011/495-2013/105 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.02.2014 gün ve 2013/10674-2014/2870 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya …
**11. Hukuk Dairesi 2014/9134 E. , 2014/16528 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 gün ve 2011/495-2013/105 sayılı kararı onayan Daire’nin 19.02.2014 gün ve 2013/10674-2014/2870 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, 08.10.2010 tarihinde kurulan dava dışı ... San. Tic. A.Ş’nin kuruluşundan iki yıl önce anılan şirketin ortaklarından müvekkili ile dava dışı ... ve ...’in maden arama ruhsatı ile mermer ocağı işletmesini faaliyete geçirdiklerini, adı geçen şirketin kuruluşu aşamasında davalı ile dava dışı ..., ... ve ...'in 1.500.000,00 USD karşılığı şirketin %40 hissesine ortak edildiğini, bu paranın 500.000,00 USD’si ile şirketin eski borçlarının ödeneceği, 500.000,00 USD’si ile ekipman ve teçhizat alınacağı, 500.000,00 USD’nin de şirkete sermaye olarak kalacağının davalı tarafa bildirildiğini, 2010 yılı Aralık ayında davalı tarafça, müvekkilinin çağırılarak şirketin eski borçları için yapılan harcamaların açıklanmasının istenildiğini ancak, müvekkilinin açıklamaları kabul edilmeyerek, harcamalar düşüldükten sonra müvekkilinin hisse bedelinin değerlendirileceğinin müvekkiline bildirildiğini, davalı tarafça şirketlerinin muhasebe kayıtlarını tutan müvekkiline, müvekkilinin işvereni konumunda bulunmasının verdiği maddi ve manevi baskı unsuru ile her biri 100.000,00 TL bedelli, 30.12.2010 düzenleme tarihli 5 adet bono ile bonoların şirketin kabul edilmeyen eski borçlarına dair verildiğine ilişkin bir belgenin müvekkiline imzalattırıldığını, bu belgelerin hükümsüzlüğüne ilişkin dava açma haklarının saklı tutulduğunu, ayrıca davalı tarafça aynı baskı unsuru kullanılarak müvekkiline ait %20 hissenin davalı tarafa devrine yönelik 30.12.2010 tarihli hisse devir senedinin imzalattırıldığını, müvekkilinin hisselerinin nominal değeri 400.000,00 TL olmasına rağmen reel-net değerinin daha yüksek olduğunu, davalı tarafça, yapılan hisse devri sonrası müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, anılan hisselerin, dava dışı şirketin malvarlıklarından borçları çıkarılmak suretiyle tespit edilecek net değeri ile olması gereken değerinin tespitini, hisselerin reel-net gelirinden doğacak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hisselerin nominal bedeli olan 400.000,00 TL’nin hisse devir tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra, dava dilekçesindeki talep sonucunu açıklayarak, ikrah hukuki sebebine dayalı olarak 30.12.2010 tarihli hisse devir ferağının ve aynı şekilde ikrah altında imza ettirilen önalım hakkı ve bono teslimi ile ilgili belgelerin geçersiz olduğunun tespitini; şirket hisse devrinin geçerli olduğunun kabulü halinde ise dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş'nin varlıklarından borçları çıkarılmak suretiyle tespit edilecek net-reel değerinin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilip, müvekkilinin %20 hissesinin reel değerinden dolayı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile resmi olarak devri gerçekleşen, ancak bedeli müvekkiline ödenmeyen hisselerin nominal değeri olan 400.000,00 TL'nin 30.12.2010 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 19.02.2014 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, davacının, dava dışı anonim şirketteki hisselerinin davalıya devrinin geçersiz olduğunun tespiti, aksi halde devredilen hisselerin gerçek değerlerinin tespiti ile şimdilik davacıya ödenmeyen hisselerin nominal bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında hisse devrinin gerçekleştiği hususu çekişmesiz olup hisse devrine ilişkin 30.12.2010 tarihli belgede hisse bedelinin ödendiğine dair bir ibareye yer verilmemiştir. Öte yandan, davalı 21.03.2013 tarihli oturumda, şirket hisselerini devralırken davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, hisse devir bedelini davacının sermaye borcuna karşılık şirkete ödediğini beyan etmiştir. O halde, devir sırasında bedelin ödenmediği de sübut bulduğuna göre artık hisse devir bedelinin ödendiği hususunu davalı taraf ispat etmelidir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususun gözden kaçırılarak ispat yükünün ters çevrilmek ve somut olaya uygulanması gerekli mülga 6762 sayılı TTK'nun 419. maddesi de gözetilmemek suretiyle davalıya yemin eda ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2013/10674 E., 2014/2870 K. sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2013/10674 E., 2014/2870 K. sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.