11. Hukuk Dairesi 2011/5355 E. , 2012/11698 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/02/2011 tarih ve 2008/12-2011/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2011/5355 E. , 2012/11698 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/02/2011 tarih ve 2008/12-2011/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı şirkette bulunan hissesini aktif ve pasifiyle davalıya devrettiğini, ayrıca davalının doğacak alacak ve borçları kabul ettiğine dair taahhütname imzaladığını, devirden sonra şirket borçları nedeniyle müvekkili hakkında haciz işlemleri başlatıldığını ve müvekkilinin 6.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu bedelin davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, davalı hakkında icra takibi yapıldığını, takibin itirazla durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve %40 icra tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının 1988 yılında kendisinden 1.000.000 TL (eski TL) alarak hissesini devrettiğini ancak gerekli yasal işlemleri yapmadığı için fiili olarak şirket ortağı olmadığını, aldığı bedeli de vermediğini, takas talebinin olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı tarafından şirket adına icra dosyasına yatırılmak üzere şirket ortağı ... mirasçısı ...'e 6.000 TL'nin ödendiğine ilişkin alındı belgesinin sunulduğu, davacı ile davalı arasında hisse devrinin ortaklar kurulu tarafından onandığına ilişkin belgenin bulunmadığı, bu durumda davacının şirket ortağı olduğu, ancak dava dışı şirket ortağının davacı ile davalı arasında yapılan hisse devrinden haberdar olup, devire onay verdiği, şirketin vergi borçlarının da hisseleri devralan ancak ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmeyen davalının temlik senedi ve umumi ibraname ile vermiş olduğu taahhüt gereği sorumlu olması gerektiği, davacının yaptığı ödemenin vekaletsiz iş görme olarak nitelendirileceği, başkasının borcunu ödeyen üçüncü kişinin, kendisine yetki verilmemiş olsa bile borçlunun temsilcisi olarak hareket etmiş sayılacağı gerekçesiyle 6.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. TTK'nın emredici mahiyette bulunan 520.nci maddesi gereğince limited şirkette pay devrinin hüküm ifade edebilmesi için sözleşmenin noterde tasdiki, ortaklar kurulunun devre muvafakat etmesi ve bu devrin şirketin pay defterine işlenmiş olması gerekir. Bu şartlardan birinin bulunmaması halinde, limited şirket pay devirlerinde bölünme kuralı geçerli olmadığından pay devri ortaklar arasında dahi geçersizdir. Dava konusu uyuşmazlıkta, davaya dayanak yapılan taahhütname TTK'nın 520'inci maddesine uygun bir sözleşme olmadığı gibi, bilahare devir işlemleri de yapılmış değildir. Dayanılan taahhütname pay devrine bağlı bir taahhütname olup geçersiz bulunduğundan bu taahhütnameye dayanılarak hak iddia edilmesi mümkün olmayıp, geçersiz sözleşme nedeniyle ancak taraflar verdiklerini geri isteyebilir. Bu itibarla, mahkemece davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.