12. Hukuk Dairesi 2024/906 E. , 2024/5830 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayet eden/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Ş
**12. Hukuk Dairesi 2024/906 E. , 2024/5830 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayet eden/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi borçlunun, haline münasip evi olduğunu belirterek taşınmazı üzerine konulan haczin kaldırılması istemiyle İcra Mahkemesine başvurduğu, mahkemece, verilen kesin sürede delil avansı yatırılmadığından dava kanıtlanamamış olduğu gerekçesiyle haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verildiği, karara karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. "Delil ikamesi için avans" başlıklı HMK'nın 324. maddesinin birinci fıkrasında; "Taraflardan herbiri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler" hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin hukuki sonucu olarak anılan delil ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı belirtilmiştir. Yasal düzenleme ile her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği öngörülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 94. maddesi uyarınca, kesin süre verilmesi halinde, kesin süreye ilişkin ara kararının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması ve nereye yatırılacağının belirtilmesi gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. İİK'nın 82/1-12. maddesine dayalı meskeniyet nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde, ispat külfeti borçluya ait olup, ispat ise mahallinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile mümkündür. Somut olayda, karara dayanak ihtarın incelenmesinde; mahkemece şikayet eden borçlu vekilin hazır bulunduğu celsede ‘‘gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi için 1.000,00 TL, mimar ya da inşaat mühendisi bilirkişi için 1.000,00 TL, kadastro bilirkişi için 750,00 TL ve ESAS NO : 2024/906 yol giderini karşılamak üzere toplam 3.250,00 TL kanıt avansı ile 571,90 TL keşif harcının iki haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça mahkememiz veznesine yatırılmasına, keşif harcı ve kanıt avansının süresi içinde yatırılmaması durumunda, yeniden keşif kararı verilemeyeceği ve taşınmazların konusunda davacı vekilinin uyarılmasına, (davacı vekili duruşma sırasında uyarıldı)’’ şeklinde ihtarat yapıldığı görülmüştür. Öte yandan, delil avansı ödeme ihtarının 21.04.2022 tarihli celsede yapıldığı, ihtardan sonra yapılan 03.05.2022 tarihli adli yardım talebi konusunda öncelikle bir karar verilmesi gerekirken 10.05.2022 tarihinde ret kararı verildiği, adli yardım talebinin reddine dair karara itiraz üzerine 30.05.2022 tarihinde itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, bu süreçten sonra 13.06.2022 tarihinde delil avansının yatırıldığı anlaşılmaktadır. Yönetmeliğinin 45. maddesinin, 2.fıkrası gereğince taraflarca adli yardım talebinde bulunulduğunda, adli yardım konusunda bir karar verilinceye kadar harç, gider ve delil avansı alınmaz. Delil avansının yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde, mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Adli yardım talebinin kabulü halinde mahkemece gider avansı ödemesine yönelik yapılan ihtarın hükümsüz kalacağı açıktır. Davacı bir tarafta mahkemece verilen kesin süre dururken diğer tarafta adli yardım talebi konusunda henüz kesin bir karar verilmemiş olması nedeniyle iki haftalık süre içerisinde ne şekilde hareket edeceğini bilemeyeceğinden bu durum tek başına davacının kötü niyetli olduğunu göstermez. Kaldı ki; ihtarda kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık ve net olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi gerektiği halde bu hususların açıkça belirtilmediği de görülmüştür. Kesin sürenin sonuç doğurabilmesi için ihtarın usulünce ve eksiksiz olması gerekir (Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2012 tarih ve 2012/9-1202-1218 Esas-Karar sayılı ilamı) O halde mahkemece, yatırılan delil avansı yeterli ise keşif yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi, masrafların güncellenmesi gerekli ise ve delil avansının yeterli olmadığının tespit edilmesi halinde usulüne uygun ihtar çıkartılarak sonuca gidilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 14.12.2023 tarih ve 2022/3762 E.-2023/4153 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 21.07.2022 tarih ve 2022/137 E.-2022/465 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.