(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/34794 E. , 2013/9324 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Her nekadar 10.12.2008 tarihli teşhis tutanağı usulüne uygun olarak yapılmamış ise de; müşkekinin 04.09.2008 tarihli müracatında maruz kaldığı hırsızlık suçunun faili olarak “60-65 yaşlarında, kır ve gür saçlı, hafif bıyıklı, beyaz tenli, 1.65-1.70 boylarında” bir ş…
**(Kapatılan)13. Ceza Dairesi 2011/34794 E. , 2013/9324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Her nekadar 10.12.2008 tarihli teşhis tutanağı usulüne uygun olarak yapılmamış ise de; müşkekinin 04.09.2008 tarihli müracatında maruz kaldığı hırsızlık suçunun faili olarak “60-65 yaşlarında, kır ve gür saçlı, hafif bıyıklı, beyaz tenli, 1.65-1.70 boylarında” bir şahsı tarif ettiği, bu tarif edilen şahıs ile teşhis tutanağındaki şahsın büyük oranda benzerlikler gösterdiği,ayrıca sanığın aynı yöntemle 13 ayrı pislikçilik suretiyle hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği 10.11.2008 tarihli tutanak ve fezlekeyle anlaşıldığı,yargılama sırasında da müştekinin hakim önünde sanığı yüzyüze teşhis ettiği, yüzyüze yargılamayı yürüten hakimin gerekçesinde değindiği gibi sanık ve avukatının ısrarılı bir şekilde beni yakma, 30 yıldır tekstil işiyle uğraşıyorum demesi, temiz ve düzgün giyimli olması müştekide acımaya dayalı tereddüt uyandırdığı gerekçesi yasal ve yeterli görülmüş, sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 02.04.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Gerçek anlamda mevzuatımıza ilk defa, 14.06.2007 günlü RG'de yayımlanan 5681 Sayılı Kanun ile ( 2559 sayılı PVSK'na eklenen 6. maddesiyle) giren teşhis düzenlemeleri, hukuk devleti ilkelerine uygun ve AB standartlarındadır. Bu düzenlemelere göre teşhis; olaydaki failin, gözaltına alınan şüpheli ile aynı kişi olup olmadığının belirlenmesi bakımından mağdur veya tanığa Cumhuriyet savcısının talimatıyla kolluk tarafından yaptırılan yüzleştirme işlemidir. Teşhiste, teşhis yapacak kişinin (mağdur veya tanık) önceden ifadesinin alınması gereklidir. Bu ifade de tanıktan, olayın failini ayrıntılı bir biçimde tarif etmesi ve olayı da tüm detaylarıyla anlatması istenmelidir. Teşhisin doğruluğunu denetleyebilmek için bu husus çok önemlidir. Faile ilişkin ayrıntılar neler olabilir. Bir iki cümleyle konuyu özetlemek gerekirse; Failin; cinsiyeti, yaşı, boyu, kilosu, ten, saç ve göz rengi ile başkaca ayırt edici özellikleri (Sakal, bıyık, kellik, yüzünde veya başkaca bir yerinde yara - bere izi vb) olup olmadığı, körlük, topallık gibi herhangi bir aza noksanı ya da anomalisi bulunup bulunmadığı (Örneğin; sağ el işaret parmağı kesik, kepçe kulak gibi…) ya da şapka, gözlük, baston vb. eşya kullanıp kullanmadığı gibi hususların sabırla sorulup, cevapların da bütün ayrıntılarıyla tutanağa geçirilmesi lâzımdır.