6. Ceza Dairesi 2024/804 E. , 2024/2306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4045E., 2023/3822 K SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edi
**6. Ceza Dairesi 2024/804 E. , 2024/2306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4045E., 2023/3822 K SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11.12.2023 tarihli ve 2023/4045 Esas, 2023/3822 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-b, 62, 53, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 11.12.2023 tarihli ve 2023/4045 Esas, 2023/3822 Karar sayılı karar ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılanın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık müvekkilinin eylemine kendi isteği ile son verdiğini ve Türk Ceza Kanunu'nun 36. maddesinin uygulanma zorunluğunun bulunduğunu, taraf anlatımlarınında bunu desteklediğini, delillerin eksik değerlendirildiğini, kabule göre de eylemin teşebbüs şamasında kaldığını, hükmün sanık müvekkili lehine bozulması talebine İlişkindir. Katılan Vekinin Temyiz Sebepleri Sanığa verilen cezada Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasının kamu vicdanını zedelediğini, sanığa takdiri indirim yapılamaması gerektiğini ve hükmün sanık aleyhine bozulması talebine İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü [adres satırı maskelendi] 2.Kolluk tarafından olay yerinde bulunan motosikletin şase numarası ve motosiklette bırakılan cep telefonu üzerinden sanığın tespit edilerek yakalandığı anlaşılmaktadır. 3.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği anlaşılmaktdır. 4.Katılan hakkında düzenlenen hastane raporunda; "sol kaşta 1 cm yüzeysel kesi, sol göz dış kesiminde yüzeysel 1 cm kesi, her iki dizde dermabrazyon.." şeklinde belirtilmiştir. 5.Tanık C. E. soruşturma aşamasında alınan beyanında: "Ben ... Mahallesi ... Sokak No:... Kadıköy sayılı adreste bulunan ... Dükkanı isimli işletmenin sahibiyim. Ben işletmede bulunduğum esnada sokak üzerinde " Hirsiz VAR "şeklinde bağrışma sesleri duydum hemen işletmeden çıklım. Daha sonra sokak üzerinde isınini olay sebebiyle öğrendiğim ... isimli şahis ile yüzünde motor kaskı bulunun elinde siyah renkli eldiven bulunan, üzerinde koyu renk kıyafet bulunan bir erkek şahsın ... bey'e saldırdığını ve elinde bulunan parayı alıp motorsiklet ile ilerlediği esnada ben motorsikletli şahsı hemen kıyafet kısmından tutup ve şahsin gitmesine engel oldum.Daha sonra şahıs bana hitaben" bırak beni yoksa seni - öldürürüm " dedi. Bende şashin gitmesini engelledim. Hemen çevrede bulunan vatandaşlar ile motorsikletli şahsa saldırmaya başladık.Şahis motorsikletini olay yerinde bırakarak olay yerinden yaya olarak kaçmaya başladı. Ben konu hakkında söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 6.Dosya arasında mevcut olan Olay anına ilişkin görüntülerin incelenmesinde; kamera saatine göre saatin 13.34 olduğu, elinde siyah eldiven başında siyah kask ile motosikletli bir şahsın sokakta durduğu, yaklaşık 3 bina, aşağı yukarı 50 metre ilerisinde yürüyor vaziyette olan müştekinin olduğu motosikleti şahsın motosikletten inerek müştekiye doğru koştuğu ardından vurması ile müştekinin yere düştüğü yerde bir arbede yaşandığı motosikletli şahsın bir şey çekiştirdiği derken elindeki poşet ile motosikletine koştuğu motosikletini bindiği o sırada arkasından 3 şahsın koşarak geldiği, motosikletli şahsın motorunu çalıştırdığı yaklaşık 30 metre kadar ilerledikten sonra arkasından koşan bir başka şahsın tşörtünden çekerek motor ile beraber şahsı yere düşürdüğü, orada da bir arbede yaşandığı sonrasında motosikletli şahsın kaçarak uzaklaştığı görüldü. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, katılan beyanı, katılan beyanı ile uyumlu kamera tutanakları ve tanık beyanları sanığın ikrar içeren savunmaları, dosya arasında mevcut olan hastane raporu birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın işlediği yağma suçunda, katılandan parayı alarak parayla motosikletine binen ve kucağındaki para ile motosikleti ile olay yerinden uçaklaşmaya çalışırken tanık tarafından engel olunan sanığın işlediği yağma suçunun tamamlandığı ve kendi isteğiyle suçu tamamlamamasından bahsedilemeyeceği anlaşıldığından hükümde bu yönde aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki mahkememize yönelik tutum ve davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi uyarınca indirim yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi’nin 11/12/2023 tarihli ve 2023/4045 Esas, 2023/3822 Karar sayılı kararı sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.