11. Hukuk Dairesi 2023/3885 E. , 2024/5904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/96 Esas, 2020/167 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/918 E., 2019/891 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf baş
**11. Hukuk Dairesi 2023/3885 E. , 2024/5904 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/96 Esas, 2020/167 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/918 E., 2019/891 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından sigortalanan müvekkilinin şantiyesinde 26.02.2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu hasar bedelinin davalı ... şirketi tarafından ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper raporunda davacının şantiyede güvenlik önlemlerini almadığının tespit ediliğini, bu nedenle davacının taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ancak yasal faizle sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükmü esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu doğrultusunda davalının sigorta tazmin borcunun doğduğu, poliçe kapsamında rizikonun gerçekleştiği, sigorta teminatı kapsamı dışında bırakacak bir husus bulunmadığı, davacının üzerine düşen poliçe kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiği, gerekli tedbirleri aldığı, gerçekleşen zararın poliçe kapsamı dışında olmadığı savunması yerinde olmadığı gibi bu hususta ispat yükü davalı tarafa düşmekle birlikte davalının savunmasını kanıtlayamadığı, özel şartlar kapsamında kilitli ve kapalı olan bir yerden hırsızlık olayının gerçekleştiği, kök raporda da bu hususta ayrıntılı açıklamalara değinildiği, zarar tutarının hesabı bakımından ise ek rapordaki açıklamalara ve bilimsel görüşlere itibar edilerek davacının gerçek zararının 80.976,80 TL olduğunun tespit edildiği, davacının ıslah dilekçesi ile bu tutar üzerinden dava dilekçesi ıslah ederek talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 80.976,80 TL alacağın 26.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu uyuşmazlığa konu edilen ve meydana geldiği iddia edilen zararın sigorta poliçesi teminatı dışında kaldığını, teminat dışı olan bu hasara ilişkin şantiye sahasının büyüklüğü, inşaat sahasının yeterli bekçi ile korunmasının sağlanıp sağlanmadığı, sahadaki aydınlatmanın yeterli olup olmadığı ve hırsızlar tarafından şantiyeye giriş yerinin bekçi kulübesinden görünüp görünmediği aksi takdirde ise şantiye sahasının tamamını gösteren güvenlik kameralarının mevcudiyeti araştırılması gerekliliğinin mevcut olduğu, işbu dava dosyası kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasarın kabulünün mümkün olmadığını, teminat dışı olan hasara ilişkin belirtilen hususların mevcudiyeti araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketinin sorumluluğundaki inşaat halindeki bina içerisinde bina kapıları kırılmak suretiyle gerçekleştirilen hırsızlık olayının sigorta poliçesi 10 uncu madde hükümleri doğrultusunda teminat kapsamında olduğunu, bu durumda ispat külfeti kendisinde olan sigortacının meydana gelen zararın sigorta ettirenin, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişilerin rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduklarını, rizikonun gerçekleşme biçiminin gerçeğe aykırı şekilde ihbar edildiğini, gerçeğe uygun olarak bildirilmeyen rizikonun, gerçekte ne şekilde meydana geldiğini ve bu gerçekleşme tarzına nazaran yasa ve poliçe genel şartlarının öngördüğü teminat dışı hallerden birinin varlığı veya riziko başlı başına sigorta teminatı kapsamı dışında kalmıyor olsa bile yapılan ihbar yanlışlığının doğrudan zarar sorumlularına karşı rücu hakkını etkisiz kılma sonucunu ortaya çıkarttığını ispat etmek zorunda olup sigortacının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, sigortacının yargılama aşamasınca zarar miktarına ve olayın meydana geliş şekline yönelik ilişkin bir itirazının olmadığı mahkeme kararına yönelik istinafının sadece meydana gelen zararın poliçe kapsamında olmadığı yönünde olduğu hususları nazara alınarak mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, işyeri sigorta sözleşmesinden kaynaklı sigorta bedelinin davacı ... ettiren tarafından davalı sigortacıdan gerçekleşen riziko nedeniyle tahsili istemine ilişkindir 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 inci maddesinin birinci fıkrası, 1409 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 1429 uncu maddesinin birinci fıkrası. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.