11. Hukuk Dairesi 2023/879 E. , 2024/4532 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/56 Esas, 2022/1517 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/98 E., 2020/102 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kara…
**11. Hukuk Dairesi 2023/879 E. , 2024/4532 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/56 Esas, 2022/1517 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/98 E., 2020/102 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile iltibas oluşturacak nitelikteki 2018/81496 numaralı “...” markasının tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin itirazlarının TÜRKPATENT YİDK’nın 2019-M-6221 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa davalı markasının müvekkilinin markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığını, markaların aynı telaffuz edildiğini, işaretler arasında iltibasın kaçınılmaz olduğunu, tescil halinde müvekkili markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ileri sürerek, 2019-M-6221 sayılı TÜRKPATENT YİDK kararının iptalini, tescili halinde 2018/81496 numaralı davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; başvuru markasındaki “ss” harflerinin ve sondaki “o” harfinin işareti iddialara mesnet markadan farklılaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Turkey Bilgi Tek. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin farklı alanlarda mal ve hizmet sağladığını, davacının süpermarket ve alışveriş merkezi işletirken müvekkilinin bilgi teknolojileri ve yazılım hizmeti sunduğunu, tüketicinin bu hizmetleri karıştırmayacağını, Dünya çapında bilinen müvekkilinin yerel bir markanın saygınlığından faydalanma ihtiyacının düşünülemeyeceğini, işaretlerin de farklılık arzettiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 12.09.2018 tarihinde TÜRKPATENT nezdinde 2018/81496 sayılı “...” ibareli marka için (09-01...-16, 42-01...04) sınıflarındaki mal ve hizmetler yönünden tescil başvurusu yaptığı, davacının itirazına mesnet 2014/56225 sayılı markanın 9 uncu ve 42 nci sınıfta tescilli olduğu, dolayısıyla emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, itiraza mesnet markanın 14.06.2016 tarihinde tescil edildiği, dava konusu marka başvuru tarihi olan 12.09.2018 tarihine göre henüz 5 yıllık tescilin söz konusu olmadığı, bu durumda davacı şirketin itiraza mesnet bu markasının 9 uncu ve 42 nci sınıflarda kullanımı bulunmamasının bu markaya dayalı itiraz hakkının bertaraf edilebileceği sonucunu doğurmayacağı, davacının markasına dayalı söz konusu mal ve hizmetler bakımından markasal kullanımda bulunma külfetinin henüz başlamadığı, bu hususta tescilli marka hakkı sahiplerine hoşgörü süresi tanındığı, davacının markasını fiilen kullanmasa bile, davaya konu marka başvuru tarihi itibariyle önceki tarihli markası henüz 5 yıllık tescilli olmadığından, tescilin sağladığı yasaklama ve itiraz yetkisini kullanabileceği, 9 uncu sınıftaki emtiaların teknolojik aletler, bilgisayar yazılımları gibi emtiayı kapsadığından günlük tüketim malzemesi dışında sayılabilecek bu emtia açısından müşterinin dikkati ortalamanın üzerinde, 42 nci sınıftaki emtia ise daha nadiren alınan belli özellikteki hizmetleri kapsadığından potansiyel müşterisinin dikkat ve özeninin nispeten yüksek olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, emtia benzerliğinin bulunduğu, davalı şirkete ait marka ile davacıya ait itiraza mesnet markanın ilk dört harfinin “...” olarak aynılık taşıdığı, tüketicilerin kelimelerin başlangıç kısmına diğer kısımlarına göre daha çok meyledeceği, ortalama tüketici kesiminin bilinç düzeyi nispeten daha yüksek olsa da, bu kimselerin hiçbir zaman iltibas tehlikesi altında olmadığının da söylenemeyeceği, zira markalar ve emtialar arasındaki benzerlik düzeyi arttıkça iltibas tehlikesinin de artacağı, tüketici kesiminin, bu mal ve hizmetlerden yararlanmak için ayıracağı süre içerisinde, söz konusu markanın davacıya ait “...” ibareli markanın serisi bir marka olduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, davacı markasının orijinal olan ve herhangi bir anlamı bulunmadığı için ayırt ediciliği yüksek olan markasının iltibas tehlikesini arttırıcı bir unsur olduğu, davalı markasındaki kelimenin son iki harfini oluşturan “so” ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bir kısım tüketicinin markaların farklı ticari kaynağı gösterdiğini algılama ihtimallerinde dahi bu marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağ bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebilecekleri, ilgili alıcı kesiminin en azından bir kısmının iltibas tehlikesi altında bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının somut olayda oluştuğu, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmü koşullarının gerçekleşmediği, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019-M-6221 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/81496 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunması gerektiğine ilişkin koşulun sağlanmadığını, tescili talep edilen işarette yer alan “SS” harfleri ile sonda yer alan “O” harfinin başvuruya konu işareti görsel ve işitsel olarak iddialara mesnet markadan farklılaştıdığını, başvuru kapsamında yer alan malların ve hizmetlerin tüketicilerinin dikkat düzeylerinin yüksekliği de dikkate alındığında başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markalar arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığı sonucuna varıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... Turkey Bilgi Tek. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; işaretler arasında görsel ve işitsel hiçbir benzerliğin bulunmadığını, başvurudaki “ss” ve “o” harflerinin markaları farklılaştırdığını, taraf şirketlerin farklı mal ve hizmetler sağladığını, davacının süpermarket ve alışveriş merkezi işletirken müvekkilinin bilgi teknolojileri ve yazılım hizmeti sunduğunu, aralarında benzerlik bulunmadığını, davacının “...” markasını kullanmamasına ve kullanmayacak olmasına rağmen 1’den 45’e kadar tüm sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için tescilinin tamamen kötü niyete dayandığını, başka markaların tescilini engelleme gayreti güttüğünü, ibarenin müvekkilinin ticaret unvanını da oluşturduğunu, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür oldukları, itiraza mesnet markanın “...”, redde mesnet markanın ise “...” asıl unsurlarından oluştuğu, davacıya ait markanın ilk dört harfi ile davalının başvurusunun ilk dört harfinin aynı “...” ibaresi tarafından temsil edildiği, davacının sonraki “e” harfi ile davalı başvurusunun “so” harflerinin farklılığının başvuruya yeterli ayırt edicilik sağlamadığı, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarında yer alan ibarelerin bazı harfleri ortak olsa da esasen bahse konu iki ibarenin birbirinden farklı ve kavramsal bütünlük arz eden farklı kelime unsurları olduklarını, markaların bütüncül olarak bıraktığı genel izlenim itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, parçalara bölünerek benzerlik ve iltibas ihtimali değerlendirilmesi yapılamayacağını, başvuru markasında ibarenin sonunda yer alan “sso” ibaresinin markayı görsel ve işitsel anlamda farklılaştırdığını, başvuru kapsamında yer alan emtialar yönünden ilgili tüketicilerin dikkat düzeyinin yüksek olduğu hususu da göz önüne alındığında markaların karıştırılması ihtimali bulunmadığını, haklı ve yerinde olan rapora itibar edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Turkey Bilgi Tek. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Almanya’nın en önemli yazılım şirketlerinden ... Group’un Türkiye ofisi olduğunu, “...” kelimesinin anlam ve vurgu başlıkları altında incelendiğinde “...” markasıyla bağ ve benzerliğinin olmadığının görüleceğini, İtalyanca kökenli ... kelimesinin şimdi, hemen anlamına geldiğini, taraf şirketlerin farklı mal ve hizmetler sağladığını, davacının süpermarket ve alışveriş merkezi işletirken müvekkilinin bilgi teknolojileri ve yazılım hizmeti sunduğunu, aralarında benzerlik bulunmadığını, karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, haklı ve hukuka uygun bilirkişi raporuna itibar edilmeden hüküm kurulduğunu, davacının 9 ve 42 nci sınıf emtiaları kullanmadığını, 1’den 45’e kadar tüm sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için tescilinin tamamen kötü niyete dayandığını, başka markaların tescilini engelleme gayreti güttüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.