T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1540 - 2026/453 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1540 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/673 E 2025/605 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1540 - 2026/453 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1540 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/453 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/09/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/673 E 2025/605 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 2023 yılında 7.000 ton kuru soğan satışına ilişkin sözleşme bağıtlandığını, sözleşmenin 30.03.2024 tarihinde sona erdiğini, sözleşme uyarınca, ... Bankasının 13.12.2023 tarihli ve 25.000.000 TL ve 18.01.2024 tarihli ve 38.630.000 TL bedelli teminat mektuplarının davalıya teslim edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra müvekkili şirket tarafından ilk ay, rutin taleple, soğan üreticisinden tedarik sağlandığını, müvekkilinin sözmeşmede temini talep edilen 7.000 tonluk ürünün tedarik edilerek Polatlı ilçesinde aylık kirası 300.000,00-TL olan depolarda hazır hale getirildiğini ancak davalı tarafından tedarike ilişkin olarak sevkiyat programının belirlenemediğini, hazır olan ürünlerin davalı tarafından teslim alınmaması üzerine ihtarname keşide edildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde teslimatın üç defa aksatılması durumunda davalı lehine cezai şart uygulanabileceği hususu hüküm altına alındığını, sözleşmeden kaynaklı mal teslimlerinin parça parça yapılacağını, 7.000.000,00 kilogram kuru soğanın bir anda tesliminin fiilen imkansız olduğunu, davalı taraf ile sevkiyat programının hazırlanması ve soğanın alınmasının gerekliliği hususunda görüşmeler yapıldığını, depolarda muhafaza edilen soğanın alınmaması ve sözleşmede yer alan bitim süresinin yaklaşması sebebi ile ihtarname gönderildiğini, ihtarname tarihinden 19 gün sonra, 24.02.2024 tarihinde ilk teslim/tesellüm işleminin gerçekleştirilmediğini, toplamda 1.440.404,00 kg kuru soğanın davalı şirket tarafından teslim alındığını ancak teslim edilen soğan karşılığında da müvekkili şirketin ödeme alamadığını, sözleşme süresinin bitimine 11 gün kala, 19.03.2024 tarihli davalı tarafın müvekkili şirkete sevkiyat programı gönderdiğini, bu programa göre Müvekkilin, 19.03.2024 tarihi de dahil olmak üzere, son 11 gün boyunca her gün sevkiyat yapmasını talep edildiğini, davalı tarafın talep ettiği tarihte ürünlerin sevkiyatının yapılmasının imkansız olduğunu, müvekkilinin sözleşmede belirtilen soğanları hazır ettiğini, ancak davalının 1.440.404,00 kg soğanı teslim alınmadığı ve çürüyerek zayi olmasına yol açıldığını, bu hususta delil tespiti yapıldığını, davalı şirketin soğanları teslim almayarak müvekkilini zarara uğrattığını, davalının haksız olarak teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, sözleşme sebebi ile 63.630.000 TL teminat bedeli, faiz, komisyon giderleri, depo kira bedelleri, soğanın çürümesi sebebi ile depo temizlik bedeli, bozulan ve çürüyen soğanların depodan atılması için taşıma bedelleri gibi sözleşmeden kaynaklanan pek çok kalemde zarara uğradığını, bankaya davalı tarafça ibraz edilen teminat mektubu bedelini ödeyemediğini, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 03.06.2024 tarihli ve 2024/623 Esas sayılı dosya ile konkordato teklifinin kabulü ve tasdiki talebinde bulunmak zorunda kaldığını, konkordato mühleti verilmesi talebinin mahkemece kabul edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili ; taraflar arasındaki satım sözleşmesinde 7.000.000 kg kuru soğan 9,00 TL/kg+KDV bedelle 30.03.2024 tarihine kadar davacı tarafından müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme kurulduğunda fatura bedeli olan 63.630.000,00TL 'nin peşin olarak ödendiğini, sözleşme ile üstlenilen edimin gereği gibi ifa edilmemesi halinde hakların korunması için davacı şirkete ait 25.000.000,00 TL ve 38.630.000TL değerinde teminat mektubu teslim alındığını, ayrıca 12.726,00TL değerinde teminat senetlerinin teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme süresinin bitimine kadar 1.469.800 kg kuru soğan teslim aldığını ve teslim/tesellüm formu doldurularak sözleşme şartlarına, standartlarına, kalitesine uygun mal bulundurulmaması ve sevkiyat programına uyulmaması nedeniyle sözleşme miktarı olan 7.000.000 kg kuru soğanın tamamının teslim alınamadığını, belirtilen şart ve özelliklere sahip ürünler depoda bulundurulmadığını, eksik sevkiyat gerçekleştirildiğini, davacı tarafın sözleşmeye aykırı hareket ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflarca sözleşmenin 17/11/2023 tarihinde yapıldığı, soğanların ilk sevkiyatın 24.02.2024 tarihinde başlanarak yapıldığı Sözleşmeye göre toplamda 1.440.404,00 Kg soğan alımı yapıldığı, kalan toplam 5.200.000,00 Kg soğanın alımının yapılamadığı, sözleşmeye göre soğanların depodan alınmasının son olarak 30/03/2024 tarihi olduğu, davacı taraf 20.03.2024 tarihinde Polatlı Sulh Mahkemesine 2024/17 D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırdığı, tespitte, soğanların çürümesi, çimlenmesi ve bozulması nedeni ile bir kısmının depo dışına çıkarıldıklarını delil tespitindeki bilirkişi raporu ile tespit edildiği,, soğanların uygun özelliklerdeki depoda muhafaza şartlarındaki ekonomik ömrünün Eylül 2023 ayında hasat edildiğinde Nisan-Mayıs 2024 aylarında raf ömrünün (raf ömrü uygun depolama koşullarında 8-9 ay) tamamladığından Nisan-Mayıs aylarında ürünün bozulması ve çürümesinin olağan olduğu, soğanların 2024 yılı Mart ayı ortalarında bozulduğu, söz konusu tarihte soğanların basit depolarda %30-35 fire verilebileceğini ancak, tamamen çürümesi ve bozulmasının depolama şartları yada soğanların uygun nitelikte muhafaza edilmemesinden kaynaklı olduğu, alımı yapılan ve sözleşme imzalanan ürünlerin satıcının depolarından çıkarılma sürecine kadar ürünlerin muhafaza, güvenlik, sigorta süreçlerinden sorumlu olacağı hükmü ile sözleşmede soğanların sevkıyat tarihlerinin belirlenmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde oluşan zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; mahkemece davanın heyetli olarak karara bağlanması gerekirken, tek hakimli olarak görülüp karara bağlanmasının usul ve hükümlerine aykırı olduğunu, dava kısmi dava olarak açılmış ise talep edilen toplam alacağın parasal sınırın üzerinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi kök, ek raporu ve uzman görüşü arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacı yanın ticari defterleri incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini cezai şart uygulamasının doğru olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, zararın meydana gelmesinde davalının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının, varsa kusur durumuna göre zararın hangi tutarda kim üzerinde bırakılması gerektiğinin incelenip değerlendirilmediğini, temerrüt hususunda sözleşme hükümlerinin doğru değerlendirilmediğini, davalı tarafça sözleşme hükümlerine aykırı hareket edildiğini, teslim konusunda temerrüte düşen tarafın davalı taraf olduğunu, davalı tarafça dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılmasına ilişkin maddi vakıalar değerlendirme dışı bırakıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasındaki mal alım satım sözleşmesine aykırılık olarak teslim alınmayan mallar nedeniyle uğranılan zararın talep edilip edilmeyeceği hususuna ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; mal alım satım sözleşmesine aykırı olarak malların teslim alınmaması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Yargılama sırasında davacı şirketin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/623 Esas sayılı dosyasından 08/01/2026 günü itibariyle iflasının açılmasına karar verilmiştir. Böylece ilk derece mahkemesinin kararından sonra davacı şirketin iflas ettiği anlaşılmaktadır. Müflis, iflâsın açılması ile hak ve dava ehliyetini kaybetmese de müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki taraf sıfatı ve dava takip yetkisi artık müflise değil, iflâs idaresine ait olacaktır. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, İİK'nın 194 üncü maddesi gereğince müflisin davacı ve davalı bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durması öngörülmüştür. İİK'nın 194 üncü maddesine göre; "Acele haller müstesna olmak üzere iflasın açılması ile kural olarak müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam olunabilir." İflâsın açılması ile duracak olan davalar, iflâstan önce açılmış olup da hâlen derdest bulunan ve iflâs masasına giren mal, alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Bunlar, müflisin açmış olduğu davalar ile müflise karşı açılmış olan davalardır. Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre usul işlemleri farklılık arz eder. Müflisin davacı olduğu davalarda; iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu hâlde o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK md. 245). Hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemezse o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden davayı kendi adına devam ettirebilir. Somut olayda dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan zararın tahsili alacağın istemine ilişkin olduğundan, dava devam ederken davacı şirketin iflas etmesi nedeniyle, iflas kararının verilmesi ve iflasın açılması ile davacı şirketi temsil eden vekilin vekaleti sona ermiştir. Dava 19.09.2019 tarihinde açılmış, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 15.09.2025 tarihinde davanın reddine karar verilmiş, ilk derece mahkeme kararı davacı yanın istinaf edilmesi üzerine dosyanın istinaf incelemesi aşamasında; davacı taraf vekilince davacı şirketin iflasına dair bilgiler sunulmuştur. Davacı ... Tarım San. Tic. Limited Şirketinin İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/623 Esas sayılı kararı ile 08/01/2026 tarihinde iflasına karar verildiği ve iflasın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava sırasında taraflardan birinin iflas ettiğinin anlaşılması halinde mahkemece, iflas idaresine tebligat yapılması zorunludur. Davada taraf teşkili sağlandıktan sonra İİK'nın 194. maddesi gereğince, madde hükmünde istisna olarak sayılan davalar dışındaki müflisin davacı veya davalı olduğu davalara bakan mahkemece, bir ara kararı ile davaların ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durdurulmasına karar verilmelidir. Bu durumda, mahkemece davacı ... Tarım San. Tic. Limited Şirketinin iflasına karar verildiğinden, öncelikle iflas idaresine dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra İİK’nun 194/I maddesi gereğince iflasın açılması ile hukuk davaları 2. alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına kadar duracağından, davanın durmasına karar verilip, ikinci alacaklıların toplanmasından 10 gün sonra yargılamaya devam edilip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla davanın sonuçlandırılması doğru olmamış, davacı vekilinin diğer istinaf itirazları incelenmeksizin kararın kaldırılmasına karar verilmesi uygun görülmüştür. İlk derece mahkemesince, davacı şirketin iflas etmiş olmasına rağmen İİK.194.maddesi uyarınca işlem yapılmadığı, iflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığının sorulmadığı ve iflas idaresine davanın tebliğ edilmeden görülüp sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle davadan sonra iflas eden ve dava takip yetkisini kaybeden müflis huzuru ile davaya devam olunması doğru değildir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin bu işlemleri de usul ve yasaya aykırı olup, usulünce taraf teşkili sağlanıp yargılamanın yürütülebilmesi için gerekli koşullar oluşturulmadan hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu hukuki gerekçelerle, ilk derece mahkemesi kararının gerekli yargılama koşulları oluşturulmadan, usulünce taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması nedeniyle, işin esasına dair istinaf sebepleri incelenmeksizin, HMK.'nın 353/1.a.4.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/673 Esas 2025/605 Karar sayılı 15/09/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA 2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 10/04/2026 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."