İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davalı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari faaliyetlerine sağlıklı bir şekilde devem edebilmesi, istihdam ettiği 250 çal…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1138 KARAR NO : 2025/1167 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 16/07/2025 NUMARASI : 2025/302 Esas (Derdest) DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davalı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari faaliyetlerine sağlıklı bir şekilde devem edebilmesi, istihdam ettiği 250 çalışanının normal hayatlarına devam edebilmesi için şirketin, kamu ihalelerine girmesi ve ihale prosedürünün tamamlanması şart olduğunu, Kamu İhaleleri Genel Tebliği'nin ilgili -17.5.3.1.2- maddesine göre, ihaleyi kazanan anonim şirketle sözleşme düzenlenebilmesi için, ihaleyi kazanan anonim şirketin yönetim kurulu üyelerinin tamamının adli sicil kayıtlarını ibraz etmeleri gerektiğini, şirketin %10 hissedarı davacılar aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri olması sebebiyle ihalelerin tüm aşamalarını bildiklerini, ihale sürecini bilen davacı yönetim kurulu üyeleri, şirketin tüm taleplerine rağmen, adli sicil kayıtlarını çıkartarak şirkete tevdi etmedikleri dosyadaki belgelerle sabit olduğunu, davacıların açıklanan tutumu nedeniyle, şirket kazandığı ihalelelerin sözleşmelerini düzenleyemeyecek bu sebeple ihale geçici teminatı idarece irat kaydedilebilecek, hakkında ihalelere girme yasağı verilebileceğini, böyle bir halin, şirketin ticari faaliyetlerini yarı yarıya azaltması ve bu nedenle de bu işçi çıkartmak zorunda kalacağını beyanla; davacıların adli sicil kayıtlarının dosyaya celbine karar verilmesini, bu talebi kabul görmezse, davacıların adli sicil kayıtlarını müvekkili şirkete ibraz etmeleri yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda İstinaf incelemesine konu 16.07.2025 tarihli ara kararı ile "...Davalı vekilinin mahkememize açılan ticari şirketin feshi davası kapsamında şirketin kamu ihalelerine girmesi ve ihale prosedürünün tamamlanması bakımından şart olduğunu belirttiği sabıka kayıtlarının mahkememiz aracılığıyla savcılıktan istenmesini talep etmesinin hiç bir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Adli Sicil Yönetmeliği'nin 6. maddesinde "Adli Sicile Kaydedilecek Bilgilerin Gönderileceği Makamlar" sayılmıştır. İşbu davanın konusu TTK 'nun 531.maddesi gereğince anonim şirketin feshi talebine ilişkin olup yargılamanın bu kapsamda yapılacağı açıktır. Davalı vekilinin mahkememiz dava konusu ile hiç bir ilgisi bulunmayan, şirketin iç işleyişine ilişkin ve davacı yönünden "kişisel veri" niteliğindeki sabıka kayıtlarının celbini mahkememizden ısrarla talep etmesi, mahkememizce işbu talep reddedilmiş iken, bu kez de "ihtiyati tedbir" adı altında talep edilmesi kabul edilemez niteliktedir. Hiçbir yasal dayanağı bulunmayan talebin 2.kez reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemeye göre, taleplerine dayanak gösterdikleri TTK. 531 maddenin, mahkemeye böyle bir yetki vermediğini , davacıların adli sicil kayıtlarını şirkete ibraz edilmesi yönündeki tedbir kararı şirketin iç işleyişine müdahale niteliği taşıdığını ancak davacıların güncel adli sicil kayıtlarını ibraz etmemelerinin, şirketin yurt içi satışlarını durdurduğu/ durduracağı maddi gerçeği, kanunun, hakimi şirketin feshi yerine başkaca bir çok tedbiri almaya yani şirketin içişlerine karışmaya yetkili ve hatta görevli kılması bir arada değerlendirildiğinde, temel mantık kuralı "çoğun içinde az da vardır'' ilkesi gereği hakim, şirketin %10 azlığının şirketi uçuruma sürüklemesine izin vermemeye yetkili olduğunu, davacıların adli sicil kayıtlarını ibraz etmeleri şeklindeki ihtiyati tedbir kararı verilmesi ne KVKK'na ne de adli sicil kanun ve yönetmeliğine aykırılık teşkil edemeyeceğini, açıklanan sebeplerle, mahkemenin tedbir taleplerini ret eden kararının kaldırılarak, davacıların güncel sabıka kayıtlarını şirkete ibraz etmeleri yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 531. Maddesi uyarınca anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davada, davacıların adli sicil kayıtlarını davalı şirkete ibraz etmeleri yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir.İlk derece mahkemesince davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbirin koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.TTK'nun 531. Maddesi: "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.TTK'da anonim şirketin haklı nedenle feshinin istenmesi halinde şirket hakkında verilecek tedbirlere ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu halde, tedbire ilişkin 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)nın 389 vd. Maddelerinin uygulanması gerekir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir yasada düzenlenen geçici hukuki korumalardan olup, Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) 3/1-d maddesinde kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmış olup, 3/1-e maddesinde kişisel verilerin işlenmesinin, kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlemi ifade ettiği düzenlenmiştir.KVKK'nın 28. maddesine göre "...d)Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi" halinde bu kanun hükümleri uygulanmaz.Somut olayda davalı şirketin kamu ihalelerine girmesi ve ihale prosedürünün tamamlanması için mahkeme aracılığıyla savcılıktan talep edilmesi istenen davacılara ait sabıka kayıtları, kişisel veri niteliğindedir. Şirketin feshi istemine ilişkin eldeki davada, ihtiyati tedbir istemine konu sabıka kayıtlarının dava konusu uyuşmazlıkla ilgisi olmadığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davalı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025