T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 15/10/2025 NUMARASI : 2.... İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : S…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 15/10/2025 NUMARASI : 2.... İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALI : Seydişehir İcra Dairesi - (( Müflis ........) (Seydişehir İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası)) DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 09/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı taraf 14/10/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toplam 5.125.000,00 TL ve işlemiş faizinden kaynaklı alacağının mevcut olduğunu, mahkememiz tarafından yargılamanın devam edeceği süreç boyunca davacı müvekkilinin alacak haklarını koruyabilmesi gerektiğini, borçlu müflisin iflas etmesi sebebiyle tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü Seydişehir 1. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında ikinci alacaklılar toplantısı gerçekleştirileceğini, ilgili iflas dosyasında yapılan ilanda "... ayrıca alacağı kısmen veya tamamen reddedilen alacaklıların ikinci alacaklılar toplantısına katılabilmeleri İçin kayıt kabul davası açtıkları Asliye Ticaret Mahkemesinden toplantıya katılabilir ve oy kullanabilir yazısını müdürlüğümüz dosyasına ibraz etmeleri gerektiği, aksi halde alacağı kısmen reddedilenlerin, reddedilen alacakları yönünden ve tamamı reddedilenlerin toplantıda oy kullanamayacakları...." hususunun ilan edildiğini, işbu ilan ve huzurdaki dava gereğince davacı müvekkilinin alacak haklarını koruyabilmesi adına iflas tasfiyesi kapsamında gerçekleştirilecek olan ikinci alacaklılar toplantısına katılması gerektiğini, ikinci alacaklılar toplantısının 24/10/2025 tarih saat 14:30'da gerçekleştirileceğini, bu nedenlerle müvekkilinin ikinci alacaklılar toplantısına alacağının tamamı nispetinde katılması yönünde toplantıya katılabilir ve oy kullanabilir olduğuna dair karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin ara kararı ile; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafın, Seydişehir.....İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından 24/10/2025 tarih saat 14:30'da yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına katılmalarına izin verilmesi husunda ihtiyati tedbir niteliğinde karar verilmesini talep ettiği, Davanın, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davası olduğu, 2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinde;" Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/49 md.) Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur." şeklinde düzenleme yapıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin 30/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;"Uyuşmazlık, davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma talebinin yerinde olup olmadığı ve mahkeme gerekçesinin talebe uygun olup olmadığıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “ Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir. Alacakları tamamen reddedilmiş olan alacaklılar, ikinci alacaklılar toplantısına katılamaz. Fakat, alacağı tamamen reddedilen alacaklının süresi içinde sıra cetveline itiraz davası ( m.235,1.) açmış olması halinde, bu sıra cetveline itiraz davasına bakan ticaret mahkemesi, davacı alacaklının alacaklılar toplantısına katılması hakkında İhtiyati tedbir kararı verebilir ( m.235,237).( Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Kanunu, cilt 4.sayfa 3284,1997). Bu sebeple, mahkemece, İhtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmemiş olması hatalıdır. İİK nın ilgili hükümlerinin talep doğrultusunda tartışılmamış olması da uygun görülmemiştir. Çünkü yasada ki özel düzenlemenin, ihtiyati tedbir şartlarına göre değerlendirilmesi talebi karşılayacak nitelikte olacaktır. Diğer yandan, HMK 390.maddedeki ispat yaklaşık ispattır. İkinci alacaklılar toplantısına, davacının alacak talebi ile sınırlı şekilde ve oy kullanmaksızın katılmasına izin verilmesinde bir usulsüzlük olmayacağı gibi işin esası İle ilgili karar verilmiş anlamına da gelmeyecektir. Çünkü yukarıda ifade edildiği üzere, İİK 235.maddede ki belirtilen 302. madde bir anlamda buna engel olmaktadır. Diğer bir husus ise de geçici hukuki koruma niteliğindeki tedbir kararı verilebilmesi için işin yargılamayı gerektirip gerektirmediği hususunun tartışılması yerinde değildir ve düzenlemenin amacına uygun düşmemektedir." şeklinde kabul edildiği, davacı vekilinin müflis şirketten iflasın açıldığı tarih itibariyle 18.573.132,00-TL olan alacağının bulunduğu iddiasıyla bu miktarın kayıt kabulünü istediği, Konya İflas Dairesi'nin "alacak iddiasında bulunan tarafın banka kayıtları, hesap ekstreleri, ödeme belgeleri ve müflis şirkete ait ticari defter ve kayıtları ile kredi sözleşmeleri üzerinden inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği, müflis şirketin hem asaleten hem de müteselsil kefil olarak borçlu olduğunun ifade edilerek kabul isteminde bulunduğu ve kredi sözleşmelerinin ibraz edildiği, alacakının alacak kaydına ilişkin isteminin sadece kefil olarak imzalanan sözleşmelere ilişkin olduğu söylenemeyeceğinden, imzalan tüm kredi sözleşmeleri çerçevesinde alacaklı olduğu miktarın hesap edilmesi gerektiği, bu nedenle alacaklıya dayandığı tüm sözleşmeler yönünden alacak miktarlarına ilişkin açıklamaya yaptırılması, icra takibi başlatılmış ise dosya kapsamına alınması, teminat mektubunun nakde çevrilip çevrilmediğinin tespiti ile getirilmesi, banka kayıtları ve müflis şirket kayıtlarında inceleme yaptırılması, gerektiği, ancak müflis şirkete ait ticari defterlerin teslim edilmemesi nedeniyle ticari defter ve belgelerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılıp yapılmadığı, kayıtların kendi içerisinde tutarlı olup olmadığı ile iddia edilen alacağın müflis şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunun incelenemediği yargılamayı gerektirdiği..." gerekçesiyle' sıra cetveline kayıt başvurusunun reddedildiği, davacı tarafın kayıt kabul talebine ilişkin davasında dosya içerisine sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi'nin04/03/2021 tarih ve2021/334 Es. 2021/450 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) anlaşılmakla davacı tarafın Seydişehir.....İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından 24/10/2025 tarih saat 14:30'da yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına katılmalarına izin verilmesi hususunda karar verilmesini talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından kurulan ara karar, matbu evrak üzerinden hazırlanmış olup bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, davacı müvekkilinin borçlu müflis şirkete olan alacağının 5.125.000,00 TL ve işlemiş faizden ibaret olduğunu, oysa mahkeme tarafından kurulan ara kararda "davacı vekilinin müflis şirketten iflasın açıldığı tarih itibariyle 18.573.132,00 TL olan alacağının bulunduğu iddiasıyla bu miktarın kayıt kabulünü istediği"nin belirtildiğini, ara kararda yer verilen alacak miktarının salt maddi hatadan kaynaklanmadığının bariz şekilde ortada olduğunu, kararın devam eden kısmında alacak talebinin reddine ilişkin hususların da ikame ettikleri dava ile alakasız ve bağlantısız olduğunu, yerel mahkeme tarafından işin esasına yönelik yargılamanın devam edecek olmasına karşılık, müvekkilinin alacağının dava dilekçesinde dayanılan delillerle yaklaşık olarak ispat edilmiş olması karşısında, ikinci alacaklılar toplantısına katılma yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, davacı müvekkilinin ikinci alacaklılar toplantısına alacağının tamamı nispetinde katılması yönünde, toplantıya katılabilir ve oy kullanabilir olduklarına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı iflas idaresi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul ) davasıdır. Uyuşmazlık, davacının ikinci alacaklılar toplantısına katılma talebinin yerinde olup olmadığı ve mahkeme gerekçesinin talebe uygun olup olmadığıdır. A) Kararın istinaf incelemesine tabi olup olmadığı yönünden yapılan incelemede : 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde “Sıra cetveline itiraz ve neticeleri “ düzenlenmiştir.235/1. fıkrada “...Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nispette katılması gerektiği konusunda 302’nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. “ ifadelerine yer verilmiştir. Maddede belirtilen 302/6. fıkrasında ise, çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği, şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümlerin saklı olduğuna yer verilmiştir. 237.Maddenin üst başlığı ise, “ ikinci alacaklılar toplanması “ dır. Maddede, İflas idaresinin, alacakların tespit işini yaptıktan sonra, 232. maddedeki sürenin bitiminde alacakları tamamen veya kısmen idarece kabul edilen alacaklılar ile sıra cetveline kayıt davası açmış alacaklılardan, 235. maddeye göre katılmalarına karar verilmiş olanlarında, ikinci toplantıya ilanla davet edeceği belirtilmiştir. Alacağını iflâs idaresine veya basit tasfiye usulünde iflâs müdürüne bildirmeyen alacaklının doğrudan doğruya açtığı kayıt kabul davası mahiyetindeki alacak davasında alacaklı, yargılamayı yürüten ticaret mahkemesinden İİK m. 237 uyarınca yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ya da katılacaksa hangi miktarda alacağı için katılacağı hususunda İİK m 297/son’un kıyasen uygulanması yoluyla ihtiyati tedbir kararı vermesini talep edebilir. Mahkemenin ihtiyati tedbir talebini reddetmesi hâlinde ret kararına karşı alacaklı istinaf kanun yoluna başvurabilir. Çünkü alacaklının talebi neticesinde verilecek olan karar niteliği itibariyle bir ihtiyati tedbir kararıdır.(Uyar, Şerh, C:10, s. 16383; Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 579; Kuru, El Kitabı, s. 1333; Muşul, s. 1353, 1354; Arslan/Yılmaz/Taşpınar-Ayvaz/Hanağası, s. 510; Yılmaz, Şerh, s. 1069. 43 Y.3.HD., 12.06.2015 Bu sebeple, mahkemece, İhtiyati tedbir şartlarının değerlendirilmiş olması yerindedir. B) Esasa ilişkin itirazın incelenmesinde : 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir. Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır. Somut olayda davacının 5.125.000,00 TL ve işlemiş faiz alacağı olduğu iddiasıyla bu miktarın kayıt kabulünü istediği, davacı tarafın kayıt kabul talebine ilişkin davasında dosya içerisine sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde 6100 sayılı HMK'nun 390. Maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1(f) ve İİK 265/son maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/12/2025 ..... Başkan ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Üye ... e-imzalı ..... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.