11. Hukuk Dairesi 2009/329 E. , 2010/10543 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 tarih ve 2004/578-2008/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı avukatı ... Yalım ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf…
**11. Hukuk Dairesi 2009/329 E. , 2010/10543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 tarih ve 2004/578-2008/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.10.2010 gününde davacı avukatı ... Yalım ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 12.09.2003 tarihli kararı ile SEKA Aksu İşletmesi’nin davalıya satıldığını, 21.10.2003 tarihli Varlık Satış Sözleşmesi’nin 1.maddesi uyarınca bazı varlıkların satış harici tutularak korunmasının davalıya bırakıldığını, anlaşma halinde bu varlıkların da davalıya satılabileceğinin hüküm altına alındığını, 26.10.2003 tarihli tutanakla koruması davalı tarafa bırakılan varlıkların bir kısmının davacı tarafın rızası dışında davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek, toplam 845.820.640.038 TL’nın 13.08.2004 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, teslim edilen odunların kağıtlık odun vasfını yitirmiş odunlar olduğunu, ancak yakacak odun olarak kullanılabileceğini, açık alanda bırakılan odunların yağmur, çamur altında kalması nedeniyle oluşan kayıplardan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, istenen bedelin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.