11. Hukuk Dairesi 2011/237 E. , 2012/7482 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/05/2010 tarih ve 2006/528-2010/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ (14510) TL'nın altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetk…
**11. Hukuk Dairesi 2011/237 E. , 2012/7482 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/05/2010 tarih ve 2006/528-2010/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ (14510) TL'nın altında bulunduğundan HUMK'nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının alıcısı bulunduğu yükün müvekkilinin acentesi olduğu taşıyan tarafından konteynerla Miami'den İzmir'e taşıdığını ve gemiden tahliye edilerek gümrüklü liman sahasına indirilmiş olduğunu, davalının konteyner muhteviyatı mallar ile ilgilenmemesi ve ithal işlemlerini yapmaması nedeni ile İzmir Limanı'nda dolu olarak beklediğini, bu bekleme nedeni ile müvekkil şirketin hak kazandığı demuraj (sürastarya) ücreti için davalı şirket adına düzenlenen fatura bedelinin ihtara rağmen ödenmemesi üzerine İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2006/4341 sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosyap kapsamına göre; TTK 1069 ve 1079 maddelerine göre sürastarya borçlusunun taşıtan olduğu, gönderilenin yükü kabul ettiği takdirde teslim almanın dayandığı navlun sözleşmesi veya konşimento hükümlerine göre taşıtan yerine yükleme ve boşaltmada sürastarya borçlusu olacağı, gönderilen malı teslim almazsa taşıtanın navlun mukavelesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle mükellef bulunduğu, somut olayda davalının gönderilen malları teslim almadığının sabit olduğu,davalı gönderilenin malı kabul ettiğine ilişkin TTK'nda belirlenen nitelikte belgenin davacı tarafça ibraz edilmediğinden gönderilen davalının malı teslim almaması nedeni ile sürastarya ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, ayrıca davacı acentanın taşıyana izafeten takip yapması gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.