İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dışı borçlu ... tarafından ... A.Ş. Karaman Şubesi'ne ait 31.10.2018 keşide tarihli, 05.11.2018 ibraz tarihli 8.680-TL bedelli çeki müvekkiline verdiğini,çekin ciro edildiği,ciranta ...'ın çeki davalı bankaya ibraz ettiğini, ancak bankanın çeke "İşbu çek üze…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2135 KARAR NO : 2025/1805 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/09/2022 NUMARASI: 2021/679 Esas - 2022/639 Karar DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/10/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili dava dışı borçlu ... tarafından ... A.Ş. Karaman Şubesi'ne ait 31.10.2018 keşide tarihli, 05.11.2018 ibraz tarihli 8.680-TL bedelli çeki müvekkiline verdiğini,çekin ciro edildiği,ciranta ...'ın çeki davalı bankaya ibraz ettiğini, ancak bankanın çeke "İşbu çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından çek hakkında işlem yapılamamıştır." şerhi düşerek, çeke karşılıksız işlemi yapmadığını, borçlu ...'dan alacağını tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe konulduğu ancak alacağın tahsil edilemediğini, karşılıksızdır işlemi yapılmamasının müvekkilini zarara uğrattığını , alacağını tahsil etmek yerine çek hamiline borcu kendi ödemek zorunda kaldığını belirterek çekin ibraz tarihi olan 05.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 1.000-TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini etmiştir. CEVAP: Davalı vekili ,davacının, çek cirantası olarak kendinden sonraki cirantaya ödemeyi rızası ile yaptığını,bankaların çekin keşidecisi olan müşterinin imzasını araştırma yükümlülüğü olduğunu, düzenleyenin imzasının TTKnın 780. maddesinde zorunlu unsurlardan olduğunu, düzenleyenin imzasının banka tarafından tetkiki ve düzenleyenin bankaya verdiği imza sirküleri ile imzaladığı sözleşmelerdeki imzaları kontrol edilerek anlaşılabildiğini, keşidecinin imzası kontrol edilmeden çeke işlem yapılırsa, bu durumda bankanın keşideciye karşı sorumlu olacağını, davacının bankanın kusurunu ve uğradığı zarar ile kusur arasındaki illiyet bağını, işlemin hukuka aykırılığını ispatlamak zorunda olduğunu, dava ve alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı bankanın ödeme yükümlülüğünün doğması için çek aslının,bankaya bırakılmasının zorunlu olduğu, dava dosyasında çek aslının bankaya bırakıldığına dair bir delil bulunmadığı gibi, aksine çek aslının bankaya ibrazdan sonra davacı tarafından dava dışı çek keşidecisi aleyhine İstanbul 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında kambiyo yoluyla icra takibine konu edildiği, çekin bankaya bırakılmadığı, 5941 sayılı Çek Yasası'nın 3/6. maddesi (3167 sayılı Yasa 4/son) uyarınca bankanın sorumluluk tutarını ödemekle yükümlülüğünün çek aslının bankaya bırakılması halinde sözkonusu olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; bilirkişi raporunda sadece davalının kusurlu ve sorumlu olduğuna yönelik tespitler yapıldığını, maddi tazminat miktarı yönünden bir hesaplama yapılmadığını,çekin karşı tarafa bırakılması yahut bırakılmamasının,karşılıksızdır işlemi yapmamaktan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, somut vakıada taleplerinin çek yaprağı başına ödemekle yükümlü olduğu sorumluluk tutarına ilişkin olmadığını, karşılıksız işlemi yapmaması sebebiyle oluşan maddi zararın tazminine ilişkin olduğunu, 5941 sayılı Çek Kanununda değişiklik yapılarak; çek hesabında hiç karşılığın bulunmaması halinde çek sorumluluk bedeli ödenirken bu hususun çek aslı üzerine dercedilip çek aslı ibraz eden hamile geri verilir şeklinde değiştirildiğini, artık çek aslının ibraz eden hamile iade edildiğini, çekin bankada kalıp kalmamasının sorumluluğu kaldırmadığını, davacının alacağını tahsil etmek amacıyla İstanbul 6. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında masraf yapmasıyla birlikte, aşama itibariyle fiili hacizden sonuç alınamadığını, maddi zararın hesaplanması sonrası davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Katılma yoluyla istinaf yoluna başvuran davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından çek bedeli için İstanbul 6.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini alacağın icra dosyasından alınacak kapak hesabı ile tespit edilebileceğini, çekin 05.11.2018 tarihinde ibraz edildiğini, TBKnın 72.maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin 05.11.2020 tarihinde dolduğunu, zamanaşımına uğrayan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafı nasıl borçlu ...'a karşı başlattıkları icra dosyasında haciz işlemi yapıldığını borçlunun haczi kabil malları olup olmadığı araştırılmadan, asıl borçlunun acz halinde olduğu ispatlanmadan doğrudan bankaya karşı dava açılamayacağını, huzurdaki davanın da erken/mevsimsiz açıldığını , davacı tarafın, çekin cirantasına haciz tehdidi altında olmaksızın yapılan ödeme nedeniyle bankanın sorumlu tutulamayaacğını, çıplak gözle bile anlaşılan imza farklılığını bankanın yok sayamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, karşılıksız şerhi yazılmayan çek nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin belirsiz alacak davasıdar.Davacı tarafından ciro edilen ibrazında, davalı bankanın, çekdeki keşideci imzalarının kendi kayıtları ile uyumlu olmadığı gerekçesiyle işlem yapılmadığı şerhi yazıldığını ,bankanın karşılıksızdır işlemi yapmaması nedeniyle uğradığı maddi zararı talep etmektedir.5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3.(4) Hamilin talepte bulunması hâlinde, karşılıksızdır işlemi; çekin arka yüzüne tahsil için bankaya ibraz edildiği tarih, hesap durumu, bankanın yükümlülüğü çerçevesinde ödediği miktar ve ibraz eden gerçek kişinin adı ve soyadı yazılmak, bu kişinin tüzel kişi adına bedeli tahsil etmesi hâlinde bu husus belirtilmek ve bu kişi ile birlikte banka yetkilisi tarafından imzalanmak suretiyle yapılır. Banka tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan tutar açıkça belirtilir. Hamilin imzalamaktan kaçınması hâlinde, karşılıksızdır işlemi yapılmaz. Öte yandan muhatap banka, ödeme için kendisine ibraz edilen çekin geçerliliği bakımından çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.TTK'nın 812/1 maddesinde, sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zararın muhataba ait olacağı düzenlendiğinden, davalı bankanın ibraz edilen çeklerdeki imzaların keşideci imzaları ile uyumlu olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Muhatap bir kusuru bulunmasa dahi sahte bir çeki ödemiş olmaktan kaynaklanan zarara katlanmak zorundadır. 5941 sayılı kanunun 3(6) Muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutar dahil kısmî ödeme hâlinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisi ücretsiz olarak hamile verilir. Çek hamili, bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi, icra mahkemesine şikâyette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebilir ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabilir. Mahkeme veya icra dairesinin istemi hâlinde çekin aslı bu mercilere gönderilir".hükmünü haizdir.5941 sayılı Çek Kanunu’nda 6273 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle çek defterlerinin herbir yaprağı üzerine çekin basıldığı tarihin yazılması zorunlu kılınmış; çekin,üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, bankanın karşılıksız çeklerle ilgili ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ermesi öngörülmüştür.Çekin basıldığı tarih 05 ekim 2017 tarihi olup 5 yıllık süre dolmamıştır.Öte yandan İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada keşideci imzasını inkar etmemiştir. Davacı tarafından çek bedeli için İstanbul 6.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından takibe geçildiği anlaşılmakla bankadan talep edebileceği miktarı belirleyebileceği açıktır. Bu nedenle dava belirsiz alacak davası koşullarını taşımamaktadır.Alacak belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davasına konu edilmesi durumunda belirsiz alacak davası açılması halinde açılan dava, hukuki yarar, yani dava şartı yokluğu nedeni ile usulden hemen reddedilmemelidir. Zira bir miktar belirtilmek sureti ile açılan belirsiz alacak davası da alacak ister belirli ister belirsiz olsun bir eda davasıdır ve eda davalarında hukuki yarar var kabul edilir.Alacağın belirli veya belirsiz olması başlangıçta var olan hukuki yararı ortadan kaldırmaz...Bu durumda dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek alacak tutarı konumunda olup kısmi davanın koşulları yoksa davacının tam eda davası açtığı kabul edilmelidir. Ancak dava dilekçesinde talep edilen asgari tutar somut olayın özelliklerine göre talep edilebilecek toplam alacak miktarı kadar değilse ve kısmî davanın koşulları da bulunmuyorsa, bu durumda mahkemece alacak miktarını netleştirmesi ve bildireceği dava değerine göre eksik harcı tamamlaması için davacıya HMK'nın 119. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir haftalık kesin süre verilmeli ve verilen kesin süre içinde belirtilen eksikliğin tamamlanması hâlinde davaya tam eda davası olarak devam edilmeli, aksi durumda ise davanın usulden reddine karar verilmelidir. (Yargıtay HGK nın 2019/853 esas, 2020/907 karar sayılı 17.11.2020 tarihli ilamı ) Ne var ki mahkemece belirsiz alacak davası olarak açılan davada yargılama süresince davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını tespit ile tam dava değerinin belirtilmesi ve harcın tamamlanması için bir ara kararı verilmemiş, nihai karar aşamasında somut olaya uygun düşmeyecek şekilde çeke karşılıksız şerhi düşülmediği gözetilmeden ,çek aslı bankaya bırakılmadığından davanın reddine karar verilmiştir.Davacı ve davalı vekilinin bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle ; her iki taraf vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeden dava belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığından davada ki talebini açıklaması ve harcını ikmal etmek üzere süre verilerek sonucuna göre dava ve savunma değerlendirilerek bir karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2022 Tarih 2021/679 Esas - 2022/639 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 80,70-TL, davalı 80,70-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/11/2025