İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 15.07.2016 tarihinde 1 yıl süreli distribütör lük (dağıtıcılık) sözleşmesi imzalandığını,davacı şirketin Türkiye'de davalı şirketten alacağı ısı yalıtım ürünlerini Katar ülkesinde satacağını, davacı şirketin dağıtıcı, davalı şirketin ise üretici …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1979 KARAR NO : 2025/1788 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2021 NUMARASI: 2018/225 Esas - 2021/630 Karar DAVA: İtirazın İptali (Distrübütörlük Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/03/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında 15.07.2016 tarihinde 1 yıl süreli distribütör lük (dağıtıcılık) sözleşmesi imzalandığını,davacı şirketin Türkiye'de davalı şirketten alacağı ısı yalıtım ürünlerini Katar ülkesinde satacağını, davacı şirketin dağıtıcı, davalı şirketin ise üretici konumunda olduğunu, işbu sözleşmenin 7. maddesine göre davacı şirketin garanti parası olarak davalı şirketin belirttiği banka hesabına 60.000-USD yatırdığını, garanti parasının bu tür sözleşmelerde dağıtıcının ürünlerin satışında ödeme yapmaması durumunda satıcı şirket tarafından yapılmayan ödemelere karşılık ödendiğini, tarafların sözlü olarak ürünlerin Katar Devleti'nde satışa hazır hale gelmesi için gerekli bütün izin ve resmi işlemlerin davalı şirket tarafından karşılanacağı şeklinde anlaştıklarını, davalı şirketin, ürünlerinin gerekli bütün incelemelerden geçtiği ve uluslararası standartları haiz olduğuna dair sözleşmenin 8. maddesinde davacı şirkete taahhütte bulunduğunu, sözleşme imzasından sonra resmi izinlerin alınması için davalı şirket adına ...'in Katar Devleti yetkili kurumuna bu ürünlerin ilgili ülkede pazarlanması için başvuru yaptığını, Katar Devleti ürün standartları yetkili kurumunun, TSE ve AB standartlarının kendi ülkelerinde geçerli olmadığı, sözleşme konusu ürünlerin kendi ülkelerinde ancak beton olarak satılabileceği, şayet ürünlerin kendi ülkelerinde ısı yalıtım ürünü olarak satılması arzulanırsa bunun için kendilerinin belirleyeceği bir laboratuvarda ayrı bir incelemeye tabi tutulması gerektiği ve gerekli incelemeyi yapacak yetkili laboratuvarın da BAE'de yer aldığı ve oraya başvuru yapılması gerektiğini bildirdiği, bu aşamadan sonra davalı şirketin, davacı şirketten ürün için gerekli olan izinlerin alınmasını ve masrafların davacı şirkete ait olmasını talep ettiğini, fakat müvekkilince ürün için gereken bütün resmi izinlerin alınmasının ve bundan kaynaklanan masrafların davalı şirkete ait olduğunun belirtildiğini, müvekkilince davalıya ödenen 60.000-USD'nın iadesi talep edilmişse de davalının bu parayı ödemediğini, TTK'nın 120. maddesine göre mallarla ilgili belgeleri düzenleme yükümlülüğünün satıcı şirket üzerinde olduğunu, davalı şirketin malların Katar'da satışı için gerekli izinleri almadığı,sözleşme süresi bittikten sonra davacı şirket tarafından davalıya keşide edilen 19.10.2017 tarihli ihtara rağmen davalının ödeme yapmayı kabul etmediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul 1. İcra Dairesinin...esas sayılı dosyası ile başlattıkları ilamsız takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş, davalı vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının iddiaları ve davalının savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; izinlerin hangi tarafça alınacağı, taraflar arasında sözlü olarak bu konuda anlaşma yapılıp yapılmadığı hususlarının çekişmeli olduğu, bu durumda taraflar arasında izinlerin davalı tarafça alınması gerektiğine dair sözlü anlaşma yapıldığını ve sözleşme kapsamında da izinlerin davalı tarafça alınması gerektiğini ispat yükü iddia eden davacı tarafta olup, taraflar arasında izinlerin davalı tarafça alınması hususunda anlaşıldığına dair davacının iddialarını destekler delil bulunmadığı, davalının gerekli izinlerin alınması hususunda girişimlerine dair yazışmalar sunulmuşsa da, incelemenin BAE'de bulunan laboratuvarda yapılacağına dair cevap dikkate alındığında, inceleme masraflarının da davalı tarafça karşılanacağına dair delil bulunmadığı, bu hali ile davalının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığından söz edilemeyeceği, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmede de hüküm bulunmadığı, sözleşmenin 7. maddesinde yer alan düzenlemeye göre davacı tarafından garanti parası olarak yatırılan 60.000- USD'nin sözleşmenin kurulmasına dair koşul olarak nitelendirildiği,paranın ne için kullanılacağı veya iade koşullarına dair başkaca bir düzenleme bulunmadığı, davalının sözleşmeye aykırı davrandığı kanaati oluşmadığından, verilen paranın iadesi istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; mahkemece ispat yükümlülüğünden bahisle dava reddedilmiş ise de, ortada ispatı gerektiren bir yükümlülük bulunmadığını, zira davalı tarafın zaten 60.000-USD’yi aldığını kabul ettiğini, ortada temerrütten kaynaklanan bir alacak ve iddianın söz konusu olmadığını, şayet sözleşme hiç kurulmamış ve doğmamış ise davalıya ödenen paranın sebepsiz zenginleşme nedeniyle iadesi gerektiğini, sözleşmeye uymayan tarafın tespiti konusunda, davalı şirket tarafından gönderilen ve dosyaya sunulan mail örneklerinin yeterli delil olduğunu,bilirkişi raporlarında 60.000-USD’nin güvence parası olarak değerlendirildiğini, usulüne uygun süresi sona eren sözleşmeden dolayı güvence parasının iadesi gerektiğini, öncelikli iddialarının, süresi dolan sözleşmeden dolayı davalı tarafın 60.000-USD’yi iade etmesi gerektiği olduğunu, bunun mümkün olmaması durumunda ise TBK'nın 2. maddesi gereği sözleşmenin esaslı noktalarından birinin sözleşmeye eklenmemesinden dolayı sözleşmenin kurulmadığının kabul edilmesi ve bu nedenle paranın iadesi gerektiğini, bu iki hususun da yeterli olmaması durumunda, sözleşmenin davalı tarafın kendi kusuruyla uygulanamaz hale getirildiğinin sundukları e-mail yazışmaları ile ispatladıklarını, ancak mahkeme bu hususlar üzerinde durulmadığını, ortada kurulmuş bir yıllık süreli bir sözleşme ve müvekkili tarafından karşı tarafa ödenen 60.000-USD bulunduğunu, bu süre boyunca davalı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir alışveriş olmadığını, sırf bu nedenlerden dolayı davalı tarafın güvence olarak aldığı 60.000-USD’yi iade etmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, taraflarca imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafça davalıya ödenmiş olan güvence bedelinin iadesi istemine ilişkindir.Somut olayda; temlik eden davacı ile davalı şirket arasında, davalı şirkete ait Werner markalı ürünlerin davacı tarafça yetkili dağıtıcı olarak Katar'da satışı ve dağıtımı konusunda 1 yıl süreli 15.07.2016 tarihli distribütörlük sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereğince davacı ... şirketi tarafından davalı şirket hesabına 27.07.2016 tarihinde distribütörlük teminat bedeli açıklamasıyla 59.000-USD para gönderildiği, sözleşme konusu ürünlerin Katar'da satışı için yetkili makamlardan alınması gereken izinlerin alınamaması nedeniyle sözleşmenin ifa edilemediği, davacı tarafça, davalıya ödenen paranın iadesinin davalıdan talep edildiği, davalının iadeyi kabul etmemesi üzerine başlatılan takibe vaki itiraz üzerine de işbu davanın açıldığı, yargılama sırasında dava konusu alacağın davacı şirket tarafından ... şirketine temlik edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraflarca akdedilmiş olan 15.07.2016 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde, garanti olarak bir miktar paranın (60.000-USD) belirlenen banka hesabına yatırılacağı, buna karşılık siparişlerin limiti olmayacağı, sözleşmenin 18. maddesinde ise, şirketin (davalı) Werner ürünlerinin düz duvara uygulanabilir ve hiç bir şekilde bırakma, çatlama ve yalıtımsızlık olmayacağını kabul ettiği, bu şartların ürünlerin şirketin gösterdiği şekilde uygulama yapılırsa kabul edileceği, aksi takdirde distribütörün sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkına sahip olacağı, bu durum gerçekleştiği takdirde şirketin distribütöre 120.000-USD ödeme yapmayı kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. Sözleşmenin bu hükmü gereğince davalının davacı distribütör aracılığıyla satışını yapmayı taahhüt ettiği ürünlerin kalitesi davalı şirket tarafından taahhüt edilmiş olup, aksi hal davacı distribütör bakımından sözleşmeyi haklı sebeple fesih sebebi olarak kabul edilmiştir. Bu durumda ürünlerin Katar ülkesinde dağıtım ve pazarlanabilmesi için yetkili makamlardan alınması gereken izinlerin alınması, davalı şirketin yükümlülüğündedir. Ancak sunulan yazışmalara göre ürünlerin test edilmesi için Katar makamlarına başvuru yapıldığı, ilgili laboratuvar tarafından yapılması gerekenlerin bildirildiği, ancak devamında herhangi bir test işlemi yapılmadığı, bu nedenle de sözleşmenin fiilen hayata geçirilemediği sabittir. Bu durumda sözleşmenin ifasının davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle olanaksız hale geldiği sabit olup, davacı tarafça sözleşme kapsamında davalıya ödenen teminat bedelinin davacıya iadesi gerekmektedir.Sözleşmenin süresinde uygulanamadan sona erdiği sabit olup ödenen paranın güvence teşkil edeceği bir alışveriş yapılmadığı hususunda ihtilaf olmadığından davacı tarafından ödenen paranın iade edilmemesi davalı bakımından sebebsiz zenginleşme teşkil edecektir. Bu kapsamda davacı tarafça davalıya 59.000-USD ödeme yapıldığı sabit olup, davacının keşide ettiği 19.10.2017 tarihli ihtarname 24.10.2017 tebliğ tarihine 7 günlük ödeme süresinin eklenmesiyle davalı 01.11.2017 tarihinde temerrüte düşmüştür. Temerrüt tarihinden 02.01.2018 olan takip tarihine kadar olan 3095 sayılı kanunun 4/a maddesine göre işlemiş faiz tutarının hesabı Dairemizce yapılarak 450,99-USD olarak hesaplanmıştır. Bu halde 59.000-USD asıl alacak ve 450,99-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.450,99-USD alacak üzerinden kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.Diğer yandan alacak likit olup davalı da itirazında haksız olmakla kabul edilen kısım üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine " karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2021 Tarih 2018/225 Esas - 2021/630 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul 1. İcra Dairesinin...esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 59.000-USD asıl alacak ve 450,99-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.450,99-USD alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, Alacağın takip tarihindeki kur (3.7776) karşılığı olan 224.582,05-TL'nin %20'si oranında 44.916,41-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 15.471,15-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 2.756,35-TL ve icra veznesine yatırılan 1.154,40-TL olmak üzere toplam 3.910,75-TL harcın mahsubu ile kalan 11.560,04-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 3.946,65-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.600-TL bilirkişi ücreti ve 169,80-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.769,80-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.725-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine taktir olunan 5.938,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Karar kesinleştiğinde talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 215,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 210-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025