T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1891 - 2025/2142 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1891 KARAR NO : 2025/2142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/245 E. - 2023/206 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1891 - 2025/2142 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1891 KARAR NO : 2025/2142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2023 NUMARASI : 2022/245 E. - 2023/206 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 tarih ve 2022/245 Esas - 2023/206 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı yanın 2020/160525 sayılı “'...'' ibareli marka başvurusuna karşı 2013/84873 sayılı ''... ... Şekil'', 2001/00969 sayılı “...” ve 2011/51965 sayılı ''...'' ibareli markalara dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın YİDK'nin 2022-M-4081 sayılı kararı ile reddedildiğini, Kurum kararlarında 2001/00969 sayılı markalarının dikkate alınmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvuru sahibinin kullanım ispatı talebine karşı sundukları delillerin yeterli olduğunu, Kurumun hatalı olarak YİDK aşamasında sundukları kullanım delillerini dikkate almadığını, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 13/04/2022 tarih ve 2022/M-4081 sayılı kararının iptaline, 2020/160525 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, vekilen Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şahıs vekili, müvekkilinin 2005 yılından bu yana tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, soyadından esinlerek tasarladığı 2011/43931 sayılı ''... '' ibareli ve 2013/97683 sayılı ''...'' ibareli markalarının da bulunduğunu, müvekkilinin "...'' markası üzerinde kazanılmış hakka sahip olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır bu markayı kullandığını, başvuru markasının davacıya ait markalardan ayırt edilebilir nitelik taşıdığını, kullanmama def’ine karşı davacı tarafça sunulan delillerin yeterli olmadığını, davacı markalarının ciddi kullanımının bulunmadığını, kötü niyet iddialarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, işlem dosyası bakımından SMK m. 6/1 kapsamında incelemeye esas alınabilecek mahiyette (geçerli şekilde itiraz gerekçesi gösterilmiş) ve SMK m. 19/2 itirazına karşı kullanımı ortaya konulmuş davacı yana ait herhangi bir markanın mevcut olmadığı, dolayısıyla işlem dosyası açısından SMK m. 6/1 koşullarının oluşmadığı, bununla birlikte davacı yanın hükümsüzlük talebi açısından dayanak yaptığı markalarından 2013/84783 sayılı ve doğrudan “...” esas unsurunu ihtiva eden markasının "... my denim's" şeklindeki markasının "...+şekil" ya da "... ... +şekil ..." şeklinde fiili kullanımlara konu edildiği, bu kullanımların markanın asli ve ayırt edici unsurunu değiştiren ya da bu unsurlarından birini eksilten mahiyette değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla kullanımların gerçekleştirildiği giyim ürünleri açısından bu markanın iltibas değerlendirmesi açısından dikkate alınmasının gerektiği, davacının 2013/ 84873 sayılı markası ile dava konusu başvuruda “...” şeklinde bir ortak ve hakim unsurun kullanıldığı, bu benzerliğin taraf markalarının esas unsurları yönünden var olmasının, markaları somut bir biçimde birbirine benzer kıldığı, sair unsurların markaları yeterince uzaklaştırmadığı, davacı yanın hükümsüzlük talebi açısından dava dosyasına dayanak yaptığı markalarını 25.sınıf kapsamında kalan “pantolon” emtialarında kullandığı, “pantolon” emtiası ile dava konusu başvuru kapsamında 25.sınıfta yer alan malların tamamının ve yine 35.05 alt grubunda 25.sınıf malların satışına özgülenmiş satış hizmetlerinin aynı ya da benzer nitelikteki mal ve hizmetler olarak görülmesi gerektiği, kaldı ki bir an için aksi bir yorumda bulunulsa dahi taraf markalarını oluşturan işaretlerin esas unsurlarının ayniyet düzeyindeki benzerliği karşısında, daha düşük düzeyli emtia ilişkisinde (pantolon – ayakkabı, pantolon – bere gibi) dahi taraf markalarının karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğu, davacı yanın markalarının tanınırlığı konusunda bir kanaate varılamadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-4081 sayılı kararının iptali talebinin reddine, davaya konu 2020/160525 sayılı markanın 25.sınıftaki “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” ve aynı malların satışına yönelik 35. sınıftaki ; Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafından kullanım ispatına yönelik olarak dosyaya sunulan delillerin "ciddi biçimde kullanım" durumunu ispata yeterli olmadığını, sadece pantolon emtiasına ilişkin faturaların ciddi kullanımın ispat edildiğinin kabulüne elverişli bulunmadığını, davacı markalarının pazardaki bilinirliğinin tartışılmadığını, müvekkilinin 2005 yılından bu yana tekstil sektöründe hizmet verdiğini, 2011/43931 ve 2013/97683 sayılı "..." ibareli 25 ve 35.sınıf mal ve hizmetlere ilişkin markalarından kaynaklanan kazanılmış hak sahibi olduğunu, başvuru markasının müvekkilinin "..." ibareli marka serisi içinde değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin savunmalarının mahkemece değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece YİDK iptali davasının reddine, hükümsüzlük davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, karar davalı ... tarafından hükümsüzlük davasının kısmen kabul edilen kısmı yönünden istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının 2013/ 84873 sayılı "..." asli unsurlu markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itiraza mesnet markasının asli unsurunun dava konusu markada da asli unsur olarak kullanıldığı ve bunun dışında başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, öte yandan davacı tarafından sunulan delillerin, hükümsüzlük davası yönünden 2013/84873 sayılı markasını 25.sınıftaki “pantolon” emtiasında kullandığını ispat ettiği, “pantolon” emtiası ile dava konusu başvuru kapsamındaki 25.sınıf malların ve 35.sınıfın 05 alt grubunda 25.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin benzer olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı 2011/43931 ve 2013/97683 sayılı markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunu da ileri sürmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Bu açıklamadan sonra somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının müktesep hak teşkil ettiğini ileri sürdüğü 2011/43931 sayılı markanın 25.sınıfta tescilli olmadığı gibi 35.sınıfın 5.alt grubundaki tescilinin belirli malların satışına özgülenmediği, tescilin genel olarak yapıldığı ve başvuru kapsamındaki sınıflarda fiilen kullanıldığının da ispat edilemediği, 2013/97683 sayılı markanın ise 35.sınıfın 5.alt grubunda 25.sınıf malların satışına özgü mağazacılık hizmetlerinde tescilli olmakla birlikte müktesep hakka mesnet her iki marka yönünden markanın uzunca bir süre çekişmesiz şekilde kullanılması şartının sağlandığının ispat edilemediği, bu nedenle davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine varılmıştır. Bu durumda mahkemece, müktesep hak müessesesi tartışılıp değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından ve HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf itirazlarının hükmün gerekçesine yönelik olarak kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 gün ve 2022/245 Esas - 2023/206 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, TÜRKPATENT YİDK'nın 2022/M-4081 sayılı kararının iptali talebinin reddine, 4-Davaya konu 2020/160525 sayılı markanın 25. Sınıftaki “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” ve aynı malların satışına yönelik 35. SINIFTAKİ ; Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı şahıstan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın YİDK kararının iptali talebi yönünden reddolunması ve hükümsüzlük talebi yönünden kısmen reddedilmesi ve davalı kurum ve davalı şahsın kendilerini vekille temsil ettirmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 15.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 680,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 88,00-TL tebligat ve posta masrafından oluşan toplam 4.268,50-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 2.134,25-TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı ile 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.295,65-TL'nin davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı şahıs tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 875,00-TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 437,50-TL'nin davacıdan alınarak davalı şahsa verilmesine, bakiyesinin davalı şahıs üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı ... tarafından herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 11-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 12-Davalı şahıstan peşin olarak alınan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı şahısa iadesine, 13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/11/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.