7. Hukuk Dairesi 2024/1216 E. , 2024/5866 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/137 E., 2023/2158 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : 09.04.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/122 E., 2022/120 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön ince
**7. Hukuk Dairesi 2024/1216 E. , 2024/5866 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/137 E., 2023/2158 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : 09.04.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/122 E., 2022/120 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin muris ...'in mirasçıları olduğunu, murisin... Noterliğinin 18.09.2017 tarihli ve 5870 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname ile... ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, Köy İçi mevkiinde kain, 106 ada 14 parsel sayılı taşınmaz ile... ili, Merkez ilçesi, ... Köyü,... mevkiinde kain, 118 ada 29 parsel sayılı taşınmazı davalı ...'e,... ili, Merkez ilçesi, ... Köyü,... mevkiinde kain, 118 ada 30 parsel sayılı taşınmazı ise davalı ...'e vasiyet ettiğini, müvekkillerinin bu vasiyetnameyi vasiyetnamenin açılması ile öğrendiklerini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin 84 yaşında olduğunu, çok uzun süredir ciddi rahatsızlığının olduğunu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte rahatsızlığı ve yaşı nedeniyle tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, aldatılarak terekesindeki en değerli taşınmazını devretmesinin sağlandığını, vasiyetnamenin iradesi hilafına düzenlendiğini, taşınmazların murisin terekesinin büyük bir kısmını oluşturduğunu, müvekkillerinin ve diğer mirasçıların saklı paylarına tecavüz edildiğini beyanla, öncelikle vasiyetnamenin iptaline, mümkün olmaması halinde ise müvekkillerinin mahfuz hisselerinin aynen tenkisine, bunun da mümkün olmaması halinde mahkemece belirlenecek terekenin gerçek değerine göre müvekkillerinin mahfuz hisselerinin nakden tenkisi ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar süresinde cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalardaki beyanlarında, dedelerinin kendileri ile yaşadığını, bu nedenle vasiyetname düzenlediğini davanın reddini savunmuşlar. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; her ne kadar dosya kapsamında dinlenen birtakım tanıklar murisin ölümünden önce akli melekelerinin yerinde olmadığını beyan etmiş iseler de, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca tanzim edilen 25.10.2021 tarihli ve 7894 sayılı rapor ile “muris ...’in 18.09.2017 tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklindeki tespite yer verildiği, bu kapsamda dosya içerisindeki diğer delillerden de aksi yönde herhangi bir kuvvetli delil ileri sürülmemiş olduğundan, murisin vasiyetname tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulüne karar verildiği, dosyada dinlenen tanıkların davacıların yakın akrabaları olduğu, tanıklar... ve ...in davacının eşi ve oğlu oldukları, kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar uyarınca murisin vefatından önce davalılar ile yaşadığının ve murisin, evini kendilerine bakan torunları olan davalılara bırakma arzusunda olduğunu mahalle muhtarına beyan ettiğinin tespit edilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde; lehine vasiyet düzenlenenler tarafından murise karşı vasiyetname düzenlenmesi hususunda Türk Medeni Kanunu'nun 557. maddesi anlamında herhangi bir korkutma, zorlama ya da aldatmanın söz konusu olmadığı, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte iradeyi bozucu bir sebebin etkisi altında bulunmadığı, aksine vasiyetnameyi bütün sonuçlarını bilerek gerçek iradesine uygun biçimde ve bilinçli olarak tanzim ettirdiği kanaatine varılarak davanın; vasiyetnamenin iptali talebi yönünden reddine, tenkis talebi yönünden dosyanın tefriki ile mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. İlk Derece Mahkemesince verilen tefrik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte murisin 84 yaşında olduğunu, rahatsızlığı ve yaşı nedeniyle tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, bu durumun yargılama esnasında dinlenen tanık beyanları ile de ispatlandığını, muris aldatılarak taşınmazları arasındaki en değerli taşınmazların devredilmesinin sağlandığını, c. Lehine vasiyet düzenlenenler ve onların yakınları tarafından baskı yapılarak vasiyetname düzenlendiğini, bu hususun ispat edildiğini, d. Dinlenen tanıkların yakın akraba olmasının, beyanlarına itibar edilmemesi gibi bir sonuç doğurmayacağını, e. Yanlı ve davalı tarafa hak tesis etme çabası içerisinde bulunan muhtar beyanına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, f. İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alındığını, rapora karşı haklı itirazlarının dikkate alınmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınabilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan tüm nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. IV. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.