11. Hukuk Dairesi 2010/1996 E. , 2011/11715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2009/49-2009/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay
**11. Hukuk Dairesi 2010/1996 E. , 2011/11715 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2009/49-2009/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili; davalı şirketin "kaleliler bağlantı şekil" markası için tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkillerinin itirazlarının kurum tarafından reddedildiğini, her iki müvekkilinin de ticaret ünvanının asıl ve ayırt edici unsurunun "KALE" ibaresi olduğunu, ayrıca "KALE" ibareli çok sayıda tescilli markalarının bulunduğunu, tescili talep olunan "kaleliler bağlantı şekil" markasının müvekkillerine ait tescilli markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, zira gerek kendi markalarının gerekse tescili talep olunan markanın ayırdedici unsurunun Kale ibaresi olup aynı sınıf mallara ilişkin oldukları, bu durumun iki marka arasında karışıklığa yolaçabileceği gibi markalar arasında ilişki olduğu izlenimi de verebileceğini, kaldı ki müvekkillerinden Kale Kilit ve Kalıp Sanayii A.Ş'ne ait "Kale + Şekil" markasının tanınmış bir marka olduğunun mahkeme kararı ile sabit olduğunu, KHK'nin 8/4 maddesi uyarınca da davalının tescil başvurusunun reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun tarafından 2008/M-6112 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kaleliler Bağlantı Elamanları ve Metal Kaplama İmalat İthalat İhracaat Makina San. ve Tic Ltd Şti vekili; müvekkili ile davacıların iştigal alanlarının farklı olduğunu, kendi markaları ile davacılara ait markalar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin somun ve civata üretimi yaptığını, davacının tanınmış markası ile müvekkilinin iştigal alanlarında üretiminin olmadığını, marka olarak Kaleliler ibaresini seçmelerinin nedeninin müvekkili şirket ortaklarının soyisimlerinin Kaleli olmasından ve uzun süreden beri piyasada bu şekilde tanınmalarından kaynaklandığını, davacıların markasını kullanarak fazla satış yapmayı amaçlamadıklarını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı kurumu vekili; davacının markaları ile davalı şirketin başvurusunun konusu olan işaretin iltibas yaratabilecek derecede benzer olmadığını, itirazın reddine ilişkin kararın doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının başvurusunun konusu olan işarette yer alan KALELİLER ibaresinin davacıların KALE ibareli ticaret ünvanı ve markaları ile görsel ve biçimsel olarak benzer olduğu, daha önce KALE ibareli 6. sınıf ürünlerden istifade etmiş olan ortalama nitelikteki alıcıların bu benzerlik nedeniyle davacıya ait markalardan yararlanmak isterken davalı işaretini taşıyan ürünleri satın alma ihtimalinin yüksek bulunduğu, hatta iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlayabilecek olan tüketicilerin bu markaların aynı işletmeye ait olduğu yahut aralarında idari ve ekonomik bağlantı bulunduğu zannına kapılabilecekleri, özellikle davacıların KALE ibareli markaları ile uzun yıllara dayanan ve belli bir bilinirlik elde etmiş ticari faaliyetlerinin bulunması karşısında, açıklanan yönde bir iltibasın doğmasının kaçınılmaz olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA , aşağıda yazılı bakiye 1,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.