12. Hukuk Dairesi 2009/6881 E. , 2009/15185 K. MAHKEMESİ : Tokat İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/02/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 1- İİK.nun 134/2. maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar “satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu s…
**12. Hukuk Dairesi 2009/6881 E. , 2009/15185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tokat İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/02/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 1- İİK.nun 134/2. maddesinde ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar “satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler”’dir. Kanun koyucu tapu sicilindeki ilgilinin dava açma hakkı olduğunu belirleyerek bu konuda anılan hüküm dışında bir kısıtlamaya yer vermemiştir. Satışı yapılan 113 ada 113 parsel yönünden davacı şirket, tapuda ilgili olmadığı gibi, yukarıda sayılan kişilerden de değildir. Mahkemece bu parsel yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de; sonuçta istemin reddine karar verildiği anlaşılmakla .. ada ...parsel yönünden sonucu doğru mahkeme kararının bu gerekçeyle onanması gerekmiştir. 2- ... ada .... parsel yönünden yapılan incelemede; İhale işlemini yürüten icra memuru, taşınmazın gerçek değerini belirledikten sonra gerek alacaklının ve gerekse borçlunun menfaatlerine en uygun biçimde ihaleyi tamamlamak zorundadır. Kıymet taktiri iki yıldan daha önceki bir tarihte yapılmış ise, bu takdir taşınmazın gerçek değerini yansıtmaz. İİK.nun 128/a-2. maddesinde yer alan iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemeyeceğine ilişkin hüküm, borçlunun mükerrer başvurularını önleme amacına yöneliktir. Borçlunun, başvuruda bulunmaması veya kıymet takdirine itiraz edipte reddedilmesi, “Zarar unsurunun mevcut olması” koşuluyla, iki seneden önceki tarihli takdire göre satış yapılması halinde, bu olgunun ihalenin feshi nedeni yapılmasını engellemez. Taşınmazın, gerçek değerini yansıtmayan iki yıldan önceki bir takdiri bedelle satışa çıkarılmasında, taşınmaz, tahmini bedelinin üstünde dahi satılsa, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararı vardır. Nitekim Hukuk Genel Kurulu’da 26.02.1992 günlü ve 4-70/130 sayılı kararında satışın kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki sene sonra yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağını öngören 4. Hukuk Dairesinin 01.07.1991 günlü ve 6836/6555 sayılı kararını benimsemiş bulunmaktadır. Somut olayda satışa esas alınan kıymet takdiri 29.09.2006 tarihli keşif sonucunda belirlenmiştir. Kıymet taktirine alacaklı vekilinin itirazı icra mahkemesince reddedilmiş olup, satış icra müdürlüğünce 09.10.2006 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, tesbit edilen kıymet takdirinden itibaren iki yıllık süre geçtikten sonra 20.11.2008 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda takdir edilen bedele ve satış fiyatına göre zarar unsurunun mevcut olduğu düşünülerek ...ada .... parsel yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Ayrıca kabulü göre de; şikayetçi K....Un San. ve Tic. AŞ. hakkında alacaklı tarafından yapılmış bir takip olmaksızın bu şirkete ait .... ada .... parsel sayılı taşınmazın haczedilip ihale yoluyla satışının gerçekleştirildiği görülmüştür. Bir malın haczedilip haczin kesinleşmesi üzerine ihale yoluyla satışının yapılabilmesi için bu malın sahibi hakkında icra takibi yapılması zorunludur. İcra takibi yapılmaksızın bir mal haczedilip satılamaz. Somut olayda adı geçen şikayetçi hakkında yapılmış bir takip bulunmadığından ve bu husus re’sen gözetilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi bu nedenle de doğru değildir. SONUÇ : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentde yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 09.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.