Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2006 -4-20 (Muafiyet) Karar Sayısı : 08-06/67-21 Karar Tarihi : 17.1.2008 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER : Murat AYBER, M. Okan ALPAY, Hale SAĞLAM, Fatma ÇELİK C. BAŞVURUDA BULUNAN : Re sen D. TARAFLAR : Motorlu kara nakil taşıtlarının ihtiyari sigortaları pazarında 20 faaliye
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2006 -4-20 (Muafiyet) Karar Sayısı : 08-06/67-21 Karar Tarihi : 17.1.2008 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI 10 Üyeler : M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN, Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE B. RAPORTÖRLER : Murat AYBER, M. Okan ALPAY, Hale SAĞLAM, Fatma ÇELİK C. BAŞVURUDA BULUNAN : Re sen D. TARAFLAR : Motorlu kara nakil taşıtlarının ihtiyari sigortaları pazarında 20 faaliyet gösteren sigorta şirketleri. E. DOSYA KONUSU: Kasko Sigortacılığı pazarında faaliyet gösteren teşebbüslere tanınan süreli ve koşullu muafiyetin sona ermesi hakkında piyasa araştırması. F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 3.2.2006 tarih, 673 sayı ile giren başvuru üzerine hazırlanan 3.3.2006 tarih, 2006 -4-20/İİ-06-MA sayılı İlk İnceleme Raporu, 9.3.2006 tarih, 06 -18 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 4 . ve 6. maddelerinin ihlaline 30 ilişkin bir soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun'un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına 06 -18/218 -M sayı ile karar verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 25.4.2006 tarih 2 006-4-20/ÖA -06-MA sayılı Önaraştırma Raporu 1.5.2006 tarih, REK.0.08.00.00 -110/97 sayılı Başkanlık Önergesi ile 06 -32 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek , Kurul tarafından belirlenen şartlarla uyumlu parça tedariki anlaşma ve uygulamalarına iki yıllık bireysel muafiyet tanınmasına ve belirlenen şartların uygulanmaması ya da uygulanmasının fiili olarak imkansızlaştırılması durumlarında yedek parça tedariki pazarındaki rekabet kısıtlanacağından, ilgili sigorta şirketinin parça tedariki 40 uygulaması hakkında 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi çerçevesinde işlem yapılmasına karar verilmiştir. Alınan bu süreli ve koşullu muafiyet kararının ardından tek elden yedek parça tedariki anlaşmaları na ilişkin Kuruma intikal eden şikayetlerin artması üzerine, söz konusu u ygulamanın 4054 sayılı Kanun un 5. maddesinde sıralanan koşulları 08-06/67 -21 2 tam olarak karşılayıp karşılamadığının tespitine ve bu amaçla kasko sigortacılığı hizmet sunumunun yoğun olarak gözlendiği İstanbul ve Ankara illeri coğrafi pazarlarında piyasa araştırması y apılmasına ihtiyaç duyulmuştur. 23.5.2007 tarih, 07-42 sayılı Kurul toplantısında , bu çalışmanın ilgili Daire tarafından yürütülmesi kararlaştırılmıştır. 50 İlgili Karar uyarınca hazırlanan, 11.1.2008 tarihli Bilgi Notu, aynı tarih, REK.0.08.00.001 -120/9 sayı lı Başkanlık Önergesi ile 08 -06 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, inceleme konusu muafiyetin süresinin uzatılmasına gerek bulunmadığı görüşüne yer verilmiştir. H. İNCELEME VE DEĞERLENDİR ME H.1. İlgili Pazar 60 H.1.1. Ürün Pazarı Kasko sigortacılığı ile iştigal eden teşebbüslerin (sigorta şirketleri) söz konusu uygulamalarının doğrudan etkilediği pazar olan otomobil yedek parça ve servis hizmetleri pazarı ilgili ürün -hizmet pazarı olarak tespit edilmiştir. Tanımlanan pazar da özel servisler, yetkili servisler ve yedek parça tedarikçileri faaliyet göstermektedir. Parça tedariki uygulaması yoluyla maliyetlerini düşüren ve bunu tüketiciye daha düşük kasko bedeli olarak yansıtan sigorta şirketl eri, faaliyet gösterdikleri pazardaki paylarını artırabilecekler ve pazar yapısını değiştirebileceklerdir. Bu 70 nedenle etkilenen pazar motorlu kara nakil taşıtlarının ihtiyari sigortaları (kasko sigortacılığı) pazarı ol arak belirlenmiştir. H.1.2. Coğra fi Pazar Sigorta şirketlerinin şikayete konu faaliyetlerini halihazırda sadece İstanbul, Ankara ve İzmir de gerçekleştirmelerine rağmen , önaraştırma konusu eylemin zamanla tüm Türkiye de uygulanabilecek nitelikte olduğu göz önüne alınarak, ilgili coğrafi p azar Türkiye Cumhuriyeti Sınırları olarak belirlenmiştir. H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme 80 H.2.1. 4.5.2006 Tarih ve 06 32/390 100 Sayılı Rekabet Kurul Kararı ile Tanınan Muafiyet Kuruma intikal eden ve bazı sigorta şirketlerinin , özel s ervis istasyonlarına tamir bedellerini ödeyecekleri hasar görmüş araçlarda kullanılacak yedek parçaların , kendilerince belirlenen bir tedarikçiden satın alınması koşulunu tek taraflı olarak yüklemelerinin, buna uyulmaması halinde eksik ve/veya geç ödeme ya pmalarının şikayet edildiği bir dizi şikayet ve ihbar yazıları üzerine Kurumca inceleme başlatılmıştır. Kasko sigortası yapan sigorta şirketlerinin bir bölümünün, 08-06/67 -21 3 Türkiye nin bazı bölgelerinde 2005 yılının ikinci yarısından itibaren kasko 90 sigortası kapsamı nda tamir görecek araçlarda kullanılacak yedek parçaların kendilerince belirlenen bir tedarikçilerden satın alınması koşulunu getirdiği ve belirlenen parça tedarikçilerden mal temin etmeyi reddeden özel servislere bir takım müeyyideler uyguladıkları tesp it edilmiştir. Bu uygulama dahilinde sigorta şirketleri, kendi aralarında farklılıklar göstermekle birlikte, özel servislere kendi belirledikleri parça tedarikçisinden mal temin etme koşulu getirmekte aksi durumda kullanılacak parça bedelinin eksik ödenmes i ya da geç ödeme yapılması gibi yaptırımlarda bulunmaktadırlar. Özel servislerin karşılaştığı baskı ve yaptırımlarla yetkili servisler karşılaşmamaktadırlar. Bunun nedeni ise, sigorta şirketlerince , yetkili servislerin 100 yedek parça konusunda bir yıl gara ntili hizmet vermesi ve servis ağı içerisinden yedek parça tedarik etmeleri olarak açıklanmıştır. Parça tedariki uygulamasına geçilmesinin sebepleri özetle: - Makroekonomik istikrarın ardından düşen faiz hadlerinin sigorta şirketlerinin faaliyet dışı karlı lığını düşürmesi ve aynı zamanda artan parça ve tamir bedellerinin kasko sigortacılığını karlı bir iş olmaktan çıkarması, bu nedenle anılan şirketlerin maliyetleri düşürme arayışına gitmeleri, - Otomobil tedarikçilerinin uyguladıkları yedek parça fiyatlarını n gerçekçi olmaktan uzak olması ve zaten kullanılan her yedek parça üzerinden en başından belirli bir iskonto yapılması, 110 - Sigorta şirketlerinin her birinin, her bir otomobil markası için bir yeniden satıcı ile anlaşmasının, sağlayıcıdan aldığı indirim oranı nı yükseltmesi, sonuçta parça alımının bu şirket lere daha az maliyet getirmesi, - Parça değişiminin kazançlı olduğu dönemlerdeki gibi, değişmesi gerekli olmayan parçaları değiştirerek hasar bedellerinin yükseltilmesi ihtimalinin engellenmesi olarak sıralanmı ştır. Yukarıda sıralanan gerekçeler büyük ölçüde haklı bulunsa da uygulamanın yedek parça tedarik pazarında yoğunlaşmaya yol açacağı ve bu yoğunlaşmanın ticaretin hukuki taraflarının tasarrufundan kaynaklanmadığı görüşü 120 benimsenmiştir. Bu görüşten hareket le, etkilenen hizmet pazarında yoğunlaşmaya yol açan ve 2005/4 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği nin yürütülmesini fiilen güçleştirme potansiyeli olan uygulamanın sürdürülmesine, ancak 4054 sayılı Kanun 5. maddesi hükümleri ile uyumlu olması halinde izin verilmesinin yerinde olacağı kanaati oluşmuştur. Kanun un 5. maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucunda Raportörlerin görüşüne paralel olarak , Kurul , kasko sigortacılığı hizmeti paza rındaki mevcut yoğun rekabet devam ettiği sürece söz konusu uygulamanın 4054 sayılı Kanun un 5. maddesi ile belirlenen muafiyet koşullarını sağlamış olacağına ve sigorta şirketlerinin , tamirat başlamadan evvel, 130 hasarlı araçta kullanılacak yedek parça kalem lerinde anlaşmalı olduğu parça tedarikçisinden sağladığı azami iskonto oranları hakkında aracı onaracak servisi 08-06/67 -21 4 bilgilendirmesi ve parça tedarikçisinden temin zorunluluğunun ilgili servisin bu indirim oranlarını temin edemediği hallerde , yalnızca söz konus u iskontonun uygulanmadığı kalemler için geçerli olmak üzere getirilmesi şartıyla iki yıllık bireysel muafiyet tanınabileceğine karar vermiştir. Süreli ve koşullu muafiyet verilmesi ile varılması umulan hedefin, 2005/4 sayılı Tebliğin tesis etmeye ve koru maya çalıştığı rekabet koşullarına geçiş sürecinin daha sağlıklı işleyebilmesi olduğu açıktır. Nitekim 2005/4 sayılı Grup Muafiyet Tebliği otomotiv tedarikçilerinin niceliksel yahut niteliksel ölçütler belirlemek 140 suretiyle bu objektif ölçütleri sağlayan ye niden satıcılar arasında eşit koşullarda bir rekabet ortamı oluşturulmasını hükme bağlamaktadır. Buna göre, önceki tarihte yetkili servis olmasalar dahi belirlenen nesnel ölçütleri tutturan teşebbüslere sağlayıcı tarafından başvuru -değerlendirme esasına gö re yetkili servis statüsü verilecek ve etkin bir rekabet sağlanacaktır. Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedek parça iskonto oranlarında kayda değer bir indirim yapılmamış marjlar bazı markalarda 2 -3 puan düşerken bazılarında değişmemiştir. Muafiyet konusu parça tedariki uygulamasını muafiyetin tanınmasından sonra başlatan kasko sigortası şirketleri , iki yılı doldurmaları beklenmeksizin , tanınan 150 sürenin bitimine kadar bu uygulamalarından muaf tutulmuşlardır. Diğer bir deyişle, anılan uygulamanı n etki ve sonuçlarının gözlenmesi için tanınan sürenin bitiminde, teşebbüslerin uygulamaya başlama zamanlarından bağımsız olarak , uygulama nın yeniden değerlendirmeye alın ması öngörülmüştür. H.2.2. Tek Elden Tedarik Anlaşmalarının Genel Olarak Rekabet Koş ullarına Etkisi Dosya mevcudu bilgilere göre; anılan u ygulama öncesinde, yaygın markalar ın büyük şehirlerde çok sayıda yeniden satıcı bulunmaktaydı ve pazarda kayda değer bir yoğunlaşma görülm üyordu. Uygulamanın hayata geçirilmesi ni takiben, 160 yeniden satıcı sayısındaki azalmanın yanısıra, piyasada kalanlar arasında da yoğunlaşma gerçekleşmiştir. H.2.3 . Sigorta Şirketleri ile Parça Tedarikçileri Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi Parça tedarikçileri ile sigorta şirketleri arasında sözleşme yoluyla kurul an ticari ilişkinin rekabet hukuku bakımından sorun teşkil edebilmesi için , sigorta şirketlerinin anlaşma yapmak veya uyumlu eylemde bulunmak suretiyle belirli parça tedarikçileri üzerinde uzlaşmaya vardıklarının tespit e dilmesi gerekmektedir. Ne mevcut d urumda ne de muafiyet kararının verilmesinden 170 önce yapılan inceleme ve araştırmalarda sigorta şirketlerinin kendi aralarında yahut parça tedarikçileri ile rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşma yaptıklarına dair herhangi bir bulguya ulaşılmamıştır. Öte yandan s igorta şirketlerinin bu uygulamaya geçiş tarihlerindeki yakınlık ve tespit ettikleri parça tedarikçilerinin İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa illeri için hemen hemen aynı olmaları dikkat çekicidir. Bu çerçevede, tarafların paralel 08-06/67 -21 5 davranışlarının oligopolistik pazarlarda gözlenen bilinçli paralellik mi yoksa uyumlu eylem mi olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Uyumlu eylem teşebbüslerin, anlaşma seviyesine ulaşmayan doğrudan ya da dolaylı bağlantılar sonucunda u laştıkları koordinasyon ya da işbirlikleri olarak tanımlanabilir. Uyumlu 180 eylemin amacı rakiplerinin gelecekteki davranışlarına ilişkin belirsizlikleri ortadan kaldırmaktır. Teşebbüsler arasında yakın zamanlı ve benzer uygulamalar uyumlu eylem şüphesi doğur makla birlikte , uyumlu eylem sonucuna ulaşmak için ürünün yapısı , teşebbüslerin sayısı ve büyüklükleri ile pazarın büyüklüğünün tetkiki gerekmektedir. Öncelikle , uyumlu eylemin gözlendiği pazarların genel özelliklerine bakılarak , mevcut durumda incelenen ve etkilenen pazar ların uyumlu eyleme gidilmesi için uygun olup olmadığı belirlenme lidir. Uyumlu eylemin genel olarak gözlendiği piyasalar oligopol piyasalarıdır. Oligopolistik piyasalar ın yapısı gereği, teşebbüslerin benzer davranışlar ı doğrudan uyumlu ey lemin var olduğu 190 sonucuna ulaşmak için yetersizdir. Uyumlu eylem için pazarda gözlenen paralellikler pazarın normal koşullarına benzemeyen rekabet koşullarına yol açma lıdır. Ayrıca, teşebbüslerin uyumlu eylemde bulunmalarını sağlayan koordinasyon vasıtalar ının ispatı gerekmektedir. Esasen, e tkilenen pazarda kurulan incelemeye konu tedarik ilişkisinin piyasanın normal koşulları altında kurulması mantıkla izah edilebilir niteliktedir. Çünkü sigorta şirketleri yakın dönemde makro ekonomik dengelerin değişmesi nden etkilenmişler ve bu nedenle maliyetlerini düşürmenin yolunu aramışlardır. Ayrıca sigorta şirketlerinden alınan , tedarikçiler ile akdettikleri sözleşmeler incelendiğinde sözleşmelerin birbirinden farklı içerikte olduğu görülmüştür. Diğer 200 taraftan , raportörlerin gönderdiği bilgi isteme yazılarına gelen cevaplardan, belirli tedarikçilerin ismi nin ön plana çık masına rağmen , bu tedarikçiler üzerinde anlaşıldığı kanaatini uyandıracak derecede bir yoğunlaşma gerçekleşme diği anlaşılmaktadır. Örneğin inceleme konusu şirketlerden elde edilen bilgiler e göre, İstanbul Avrupa yakasında ve Ankara da Renault marka yedek parçaların tedariki için Çelik Oto Koll. Şti., Arif Otomotiv Müh. Taah. San. Tic. Ltd. Şti., Kemal Tepretoğulları Otomotiv San. ve Tic. A.Ş., Durak Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. ve Develi Otomotiv gibi çok sayıda tedarikçi ile çeşitli sigorta şirketleri arasında anlaşmalar bulunmaktadır. Yukarıda sayılan çeşitli tedarikçi isimlerini diğer otomobil markaları için de çoğaltmak mümkün olup ilgili pazarda faaliyet gösteren 210 şirketlerin her bir marka bakımından anlaşmalı oldukları tedarikçilerin listesi bunu göstermektedir. H.2.4. Sigorta Şirketleri ile Servisler Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi Sigorta şirketleri ile özel veya yetkili servisler arasınd a inceleme konusunda sözleşmesel bir ilişki bulunmamaktadır. Zira servis ile ak it kuran taraf kasko sigortalısıdır. Dolayısıyla sigorta şirketi sigortalı yerine onun bu istisna sözleşmesinden doğan borçlarını üstlenmektedir ve böylece sözleşmeler üzerinde etkiye sahip olmaktadır. Bu yönüyle taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk hükümle rine tabi olacağı ve ihtilaf ha linde yetkili merciin ilgili mahkemeler olacağı açıktır. Ancak sigorta şirketlerinin özel servisler ile yetkili servislere olan 220 08-06/67 -21 6 muamelelerind e bir takım farklılıklar bulunduğundan bu yaklaşımının rekabet hukuku açısından hangi durumda sorun teşkil edeceğinin incelenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki ilişkinin anlaşma veya uyumlu eylem niteliğinde olmaması dolayısıyla , Kanun un 4. maddesi k apsamında bir değerlendirmeye gerek görülmemiştir. Bu ilişkinin 6. madde kapsamında değerlendirilmesi ise sigorta şirketlerinin birinin hakim durumda olması veya birkaçının birlikte hakim durumda olması ve bu hakimiyeti kötü yönde kullanması durumunda mümk ündür. Eldeki veriler ve kasko sigortacılığı pazarının yapısı dikkate alındığında,s igorta şirketlerinden herha ngi birinin söz konusu piyasada hakim durumda olmadığı 230 açıktır. Yukarıda yer verilen ve hakim durumun en önemli göstergesi olarak kabul edilen paz ar payı bilgileri bu durumu açıklamaktadır: Uygulamanın özel servisler aleyhinde bazı sonuçlarının olduğunun da vurgulanmasında yarar vardır. Uygulama nedeniyle; özel servis istasyonları parçaları sigorta şirketinin işaret ettiği tedarikçiden almak zorunda kalmaktadır. Bu durum piyasadaki aktörlerin, özellikle özel servis istasyonlarının, ticari kararlarını b ağımsız olarak alabilme serbesti lerini sekteye uğra tmaktadır. Konuya ilişkin 06-32/390 -100 sayılı karar bu reka bet aksaklığının önüne geçmek üzere aracın onarım için teslim edildiği servisin bir çeşit öncelik hakkı olmasını öngörmüştür. Buna göre sigorta eden onarımda kullanılacak parçaların kendileri 240 tarafından tedarik edildiğindeki bedelini servis istasyonuna b ildirecek ve servis istasyonu aynı veya daha düşük bedel ile parçayı tedarik etmeyi kabul ettiğinde tek elden parça tedariki uygulanamayacaktır. Ancak, muafiyet kararından sonra Kuruma intikal eden şikayetlerden uygulamada bu koşula uymayan sigorta şirketl erinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Anılan uygulamadan özel servislerin olumsuz yönde etkilendiğinin bir işareti de özel servislerin ve küçük ölçekli tedarikçilerin sayısındaki azalmadır. Uygulamanın yaygınlaşması ile 2 büyük ilde çok sayıda küçük ölçekli i şletme 2006 3 Ay 2007 3 Ay Sıra Şirket adı ( ..) Pazar Payı % Toplam üretim (YTL) Pazar Payı % 1 Axa Oyak ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 2 Anadolu ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 3 Aksigorta ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 4 Ergo Isvicre ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 5 Koc Allianz ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 6 Gunes ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 7 Basak Groupama ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 8 Yapı Kredi ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 9 Garanti ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 10 Finans ( ..) % ( ) ( ..) % ( ) 08-06/67 -21 7 pazar dışına çıkmış sigorta şirketleri ile anlaşma sağlayan teşebbüsler lehine olmak üzere piyasada kayda değer bir yoğunlaşma oluşmuştur. Ancak özel 250 servis hizmeti sunan teşebbüslerin durumlarındaki gerileme herhangi bir anti rekabetçi etki sebebi yle gerçekleşmemiştir. Bunda piyasa şartlarının bir sonucu olan daha büyük ölçekli ekonomik birimlerin pazar güçlerinden ve ölçek ekonomilerinden faydalanmalarının etkili olduğu neticesine varılmıştır . H.2.5. Uygulamayı İcra Eden Teşebbüslerin Verdiği Bilg iler Yapılan inceleme çerçevesinde, Raportörlerce kasko sigortacılığı alanında faaliyet göstermekte olan sigorta şirketlerine , söz konusu tedarik uygulamasının sonuçları hakkında bilgi isteme yazısı gönderilmiştir. Bu yazılara cevaben gönderilen yazılarda sigorta şirketlerince son yıllarda uygulanmakta olan tek elden parça tedariki anlaşmalarının düşen ticari karlılıklarını artırmaya yönelik 260 alınan bir önlem olduğu ve sigorta şirketleri arasındaki bir anlaşmaya dayanmadığı ifade edilmiştir. Buna göre birçok markada % 20 ler seviyesinde bulunan kar marjları piyasadaki en büyük alıcı olan sigorta şirketlerince çok yüksek bulunmaktadır ve anlaşma sağlanan tedarikçiden aynı ürün takriben % 1 kar marjı ile temin edilmektedir. Aksigorta A.Ş. nin mezkur yazıya ver diği ceva p yazısında, parça tedariki uygulamas ını Şubat 2006 da İstanbul da başlatmış oldukları , akabinde büyük illerden başlamak üzere yaygınlaştırdıkları, bu uygulama ile sağlanan faydanın rakamsal yansıması nın hasar/prim oranlarındaki değişimden takip e dilebileceği ifade edilmiştir. Anılan teşebbüs e ait yazı ekinde sunulan tablodan uygulama 270 neticesinde hasar/prim oranlarında düşme gerçekleştiği görülmüştür. Bu düşüşün primlere ne derecede yansıtıldığı net olmamakla birlikte , sigorta şirketlerinin amaçlad ıkları maliyet avantajını elde ettikleri anlaşılmıştır. Güneş Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen yazı da, uygulamanın dosya başı maliyetlerini % 4,5 oranında azal ttığı belirtilmiştir. Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi nin konu hakkındaki yazı sında ise, 2006 yılında şirket tarafından yapılan , binek ve hafif ticari araçlarda kullanılan yedek parça tedariki ile toplamda ( ) YTL tutarında bir tasarruf sağlandığı, sağlanan tasarrufun poliçe primlerine aynen yansıtıldığı ifade edilmiştir. Garanti Sigorta A.Ş. tarafından gönderilen yazıda , tedarik ve anlaşmalı servis ağı 280 içinde kalan teşebbüsl erden alınan ürün ve hizmetleri n içinde yer aldığı ayrı bir sigorta türü oluştur ularak, parça tedariki uygulamasının fayda sının müşterilere yansıt ıldığı belirtilmiştir . Yazıya göre, mezkur şirket bu ürünü diğer ürünlerden %20 indirimli olarak piyasaya sürmü ştür. H.2.6. Muafiyetin Süresinin Sona Ermesi 4.5.2006 tarih, 06-32/390 -100 sayılı muafiyet kararı 2 yıllığına ve rilmiş olup belirlenen bu süre 3.5.2008 günü sona e recektir . Söz konusu muafiyet kararının süreli olarak verilmesinin nedenlerinin başında , 2005/4 sayılı Tebliğ in yürürlüğe girmesi ile gerçekleşeceği umulan rekabeti artırıcı sonuç larının beklenmesi gelmektedir. 290 08-06/67 -21 8 Ayrıca, yukarıda anılan muafiyet kararının verildiği tarihte sigorta şirketleri tarafından henüz uygulanmaya başlanan tedarik anlaşmalarının parça tedariki ürünü/hizmeti pazarında yoğunlaşmalara neden ol ması ve rekabet üzerinde olumsuz etkilerde bulunması ihtimali nedeniyle süreli muafiyet tanınmas ı uygun görülmüştür. Kararın verildiği tarihten bu yana gerçekleşen uygulamanın izlenmesi neticesinde özellikle yedek parça tedariki alanında faaliyet gösteren teşebbüsler arasında bir yoğunlaşmanın ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Bu çerçevede, 3.5.2008 tari hinde süresi dolacak olan muafiyetin sona ermesinin rekabet hukuku bakımından mevcut durumda en optimum çözüm olacağı kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca gerek sigorta şirketi ile anlaşmalı olduğu yedek 300 parça tedarikçisi arasındaki ilişkinin, gerekse sigorta şi rketi ile onarımı yapan servis arasındaki ilişkinin ticaret hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği de değerlendirilmektedir. I. SONUÇ Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; 4.5.2006 tarih, 06- 32/390 -100 sayılı karar ile Kasko Sigorta cılığı pazarında faaliyeti bulunan sigorta şirketlerine 2 yıllığına ve koşullu olarak tanınan muafiyet süresinin 3.5.2008 tarihinde sona ereceği; ayrıca m evcut koşullarda sigorta şirketleri ve onlarla sözleşme imzalayan yedek parça tedarikçileri ile imzala mayan servisler 310 arasındaki ticari ihtilafların da yetkili mahkemeler nezdinde çözümlenebileceği dikkate alınarak, muafiyetin süresinin uzatılmasına gerek bul unmadığına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.