7. Hukuk Dairesi 2023/3927 E. , 2024/3687 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1331 E., 2023/1513 K. DAVA TARİHİ : 19.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/287 E., 2023/9 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrmisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzeri
**7. Hukuk Dairesi 2023/3927 E. , 2024/3687 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1331 E., 2023/1513 K. DAVA TARİHİ : 19.11.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/287 E., 2023/9 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrmisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 5/6 hisse ile maliki olduğu taşınmazın Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alınan 07.12.2007 gün ve 2828 sayılı kurul kararıyla onaylanan proje uyarınca 2. sınıf tescilli korunacak yapı olduğunu, davalının korunacak tarihi eser niteliğinde bulunan bu yapıya projelere aykırı tadilatlar yaptığını, davalı tarafından 2010 yılından itibaren bedelsiz olarak Hanoğlu Konağı ismi ile işletildiğini, konakta pek çok düğün, nişan ve yemek organizasyonları yapıldığını belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkilin amcası olduğunu, taşınmazın 5/6’sının davacının, 1/6’sının müvekkilinin babası ...’nun mülkiyetinde olduğunu, ancak taşınmaz üzerindeki bu hisse durumu 26.07.2018 tarihinde yapılan intikaller ile ortaya çıktığını, davacının davasına konu ettiği 2010-26.07.2018 tarihleri arasında taşınmazın hakim ortağı müvekkilin babası ... olduğunu, müvekkil taşınmazda fuzuli şagil olmayıp taraflar arasında yapılan sözlü kira sözleşmesi gereği kullandığını, davaya bakmaya görevli ve yetkili mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte ... 1/18, ... 2/9, ... 2/9 ve tarafların babası ...'nun 1/2 pay sahibi (nüfus kaydının incelenmesinde kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte Kerep'in ölü olduğu ve sadece bu üç oğlunun mirasçı olduğu anlaşılmıştır) olduğu, bu haliyle kira sözleşmesinin düzenlendiği tarihte davacının imzası olmasa dahi pay ve paydaş çoğunluğu ile kira sözleşmesinin düzenlendiği, bu nedenle kira sözleşmesinin geçerli olduğu, davalının taşınmazı kullanmasının geçerli sebebi bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçerli bir kira sözleşmesi olmadığını, davalının Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararına aykırı biçimde müvekkilinin rızası olmaksızın taşınmaz üzerinde geri dönülemez değişiklikler yaptığını, dava değerinin yanlış belirlendiği ve vekalet ücreti yanlış hesaplandığını, dava değeri 251.680,94 TL olduğu, nispi harcın ve buna bağlı olarak vekalet ücretinin buna göre hesaplanması gerektiğini, mahkemece eksik ve yetersiz incelmeyle karar verildiğini, yemin delilinin değerlendirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kira sözleşme tarihi itibariyle taşınmazı pay ve paydaş çoğunluğunu sağlayan diğer paydaşlardan kiraladığı, ispat yükü kendisine düşen taraf iddia/savunmasını yasal delillerle kanıtladığı takdirde karşı tarafın yemin teklif hakkı bulunmadığı, 5 yıl olarak kararlaştırılan kira süresinin dava tarihinden önce 01.05.2019 tarihi itibariyle dolmakta ise de 6098 sayılı TBK’nin 347/1 nci maddesi uyarınca bir yıl uzatılmış sayılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kira sözleşmesinin halen ayakta bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.